Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        TÜRKBÜKÜ denince ilk akıllara gelen isimdi ‘Shipahoy’. Herkesin gittiği, eğlendiği tek mekândı. Orada eğlenmeyen kendini Bodrum’a gitmiş kabul etmezdi. En bomba haberler, bomba ilişkiler bu mekânda yakalanırdı. Orada eğlenmek pek havalıydı. Ama 1-2 senedir eski günlerini aratır olmuş hatta önünden geçerken “Vah vah ne hale geldi?” dedirtmeye başlamıştı.

        Bu sene birçok kişi talip oldu hatta ben geçen hafta “Anlaşma sağlanırsa Abdi açılıyor” diye yazmıştım. Önceki gün yürüyüşte mekânın önünden geçerken bir hareketlilik gördüm. Hemen Tanem Sivar’ı arayıp “Anneannenin mekânında bir şeyler oluyor. Neler oluyor?” diye sordum. Bu arada pek kimsenin bilmediği bir detay Shipahoy’un mülk sahibi ve isim hakkı Tanem Sivar’ın anneannesi Nihal Acar’a ait. İşte Tanem’le sohbetimiz:

        ‘30’UNCU SENESİNDE BİZ AÇACAĞIZ’

        - Tanem hayırdır burada neler oluyor?

        Esinciğim ev halkı giriştik işe. 30’uncu senesinde Shipahoy’u biz açmaya karar verdik. Anneanne, anne, yenge, kardeş, koca giriştik işe. Biz işleteceğiz.

        - Anneannen nasıl almış burayı?

        30 sene önce orada yol yok, elektrik yok. Her yer taş. 90 senedir duran, paslı bir ev. İçinde atlar, koyunlar, kuzular var. Kapı numarasını görüyor ve “Tamam burayı alıyorum” diyor. Ne kadar parası varsa verip alıyor.

        - Kapı numarası ne alaka?

        O dönem Tibet’ten gelmiş anneannem. Tibet’te gelinlerin saçına 108 örgü yapılırmış. 108 boncuklu kutsal tespihleri varmış. O da bu numaraya çok takılıyor. Tabii kapı numarasını da görünce alıyor hemen bütün parasını vererek.

        ‘ÇOK İSTEYEN OLDU’

        - Anneannen para kazanmış mı buradan zamanında?

        Yok. Anneannemin şair, entelektüel arkadaşları geliyor. Bohem arkadaşlarıyla para yapamıyor. Taş ütüyle tost yapılıyor. Açık mutfak. Sezen Aksu şarkılar söylüyor. Ben Mithatcan’la kumsalda oynardım. Kenan Doğulu, Şaziye’de sahnesi biter gelirdi. Çatalla, bıçakla müzik yapardı. Barda yıllarca Kenan’ın çatal, bıçak darbelerinin izi kaldı hatta. Hep anılırdı, anlatılırdı. Yabancı basının tek geldiği yer burasıydı. Ama para kazanamıyor anneannem ve kiraya vermek zorunda kalıyor.

        - Peki bu sene neden böyle bir işe giriştiniz?

        Çok isteyen oldu. Ama biz bir gazla giriştik, bakalım. “Battı balık yan gider” dedik. Annem Ayşegül ve yengem Süheyla Özbudan ele aldı. Ben, eşim (Edhem Dirvana) ve kardeşim Birsin giriştik bakalım. Bizi çalışırken göreceksiniz.

        Ne yalan söyleyeyim ben çok sevindim. Aile işleri her zaman daha güzel ve başarılı olur. Tanem Sivar’ın kayınvalidesi Bozburun Yat Kulüp’te efsaneler yaratıyor. Yemekler, sunum ondan soruluyor. Yani bu ekibin kötü bir iş çıkarmasına imkân yok. Ben bu aileye güveniyorum. Bu sene daha da güzelleştirecekler ve eski şaşaalı günlerine geri dönecek gibi geldi bana. Sezen Aksu’ları, Kenan Doğulu’ları daha sık görürüz gibi geldi bana Türkbükü’nde. En azından anıları tazelemek için.

        Siz uyurken

        - BODRUM Miam’ın tuvaletinde bir kadın diğer bir kadına “Bana bak, benimkine yan gözle bakıyorsun, oyarım senin gözlerini” dedi ve bir hışımla çıktı. (Allah’ım bunlar hep bana mı denk geliyor?)

        - NİŞANTAŞI’NDA 3 adam masada sohbet ediyor. Konu Eda diye bir kızın yaptığı çapkınlıklar. Maşallah erkekler öyle bir çekiştirdi ki Eda’yı, merak etmedim dersem yalan olur. Hayır normalde kadınlar erkeklerin çapkınlıklarını konuşur ama bu kez 3 erkek Eda’yı didik didik didikledi.

        Diğer Yazılar