Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ALICIA Keys’in “Artık makyaj yapmayacağım. Umuyorum ki bu bir devrim olur. Artık cildimi saklamak istemiyorum. Ne yüzümü, ne zihnimi, ne düşüncelerimi, ne hayallerimi, ne yaşadığım zorlukları, ne de duygusallığımı” çıkışı tartışıladursun, etrafta Kim Kardashian makyajıyla dolaşan 14’lük çıtırlar varken boşa kürek çekiyor. “Ay ben makyajsız asla çıkamam. Yatağa bile makyajla giriyorum. Kalıcı makyaj yaptırdım ayol” diyenler çoğunluktayken de Alica’nın bu durumu devrim olmaz. Ancak kendisi yapmaz o kadar. Alica makyajsız klibini yayına soktuğu anda Kardashian’ların en küçük üyesi 18’lik Kylie Jenner de Instagram hesabından yeni makyaj ürünlerini tanıtıyordu. Kardashian Ailesi’ni daha makyajsız gören yok. Kadınlar yataktan makyajla kalkıyor, makyajla yatıyor. Makyaj ustalarını yanlarından ayırmıyorlar. Ailenin en küçük ferdi 18 yaşında. Sanırım benim bu yaşıma kadar yaptığım makyajı bir günde yapıyor. E haliyle tüm dünya da onları takip ediyor. Etraftaki küçük kızların makyajları da çok ama çok abartılı. O güzelim tenlerine sürüyorlar da sürüyorlar. Artık bu makyaj batağından da kurtulmalarına imkân yok. O anlamda devrim filan olmaz. Hak getire.

        Bodrum’da Sess açıldı

        Nedim Binler’in sahibi olduğu Sess, önceki gün açılış yaptı. Ben de haliyle açılışa uğradım. Mekân bir anda tıklım tıklım doldu, bizim verdiğimiz ilk tepki de “Hayırdır Bodrum bu kadar dolu muymuş?” oldu. Gündüz her yer bomboş, beach’ler bomboş, mekânlar boş. Bu kadar insan nereden çıktı geldi şaşırdık haliyle.

        Bu sene, Sess Türkbükü’nde yine açık ara önde götürecek gibi. Mekânın açılışında şunu bir kez daha anladım ki yeni nesil eller havaya eğlenceyi çok ama çok seviyor. Ama öyle böyle değil. Sadece eller havaya ve giderli şarkıları söylüyor ama dans etmiyor.

        Bodrum’da olanları sohbete bekliyorum

        Yıllar oldu ‘Siz Uyurken’ kitabını çıkaralı. Malum sevimsiz, kötü günlere geldi kitabın çıkış tarihi. Gezi olayları patlamış, kitabımı elime aldığım ilk gün biber gazı hayatımıza girmiş ve derin bir iz bırakacak günler başlamıştı. Ben ilk kitabımı elime almanın mutluluğunu yaşarken, ilk afişime sarıldığım gün mutlu mesut eve doğru yol alırken meydanda biber gazı yemiştim, kitaplar sağa sola savrulmuştu. Tabii yapılacak her türlü davet, imza günü de iptal olmuştu. “Vardır bunda bir hayır” deyip yolumuza devam ettik ve hatta “Demek ki kitap yazmamam gerekirmiş” kararına vardık. Ama sonra yayınevinden gelen satış rakamını görüp “O kadar talihsiz olaylarda sıfır reklama bu kadar sattıysa iyi” diyerek içten içe bir küçük mutluluk yaşadık. Mevzuyu uzatmayayım. Hâlâ derin bir yara içimde. O yüzden soranlara ilk kez toplu yanıt vereyim: İkinci kitabı şimdilik yazmayı düşünmüyorum. Gazetede her gün yazıyorum işte bir şeyler. Yıllar sonra bakarız gidişata göre fakat bugün Bodrum’da olacakları Göltürkbükü Daphnis Hotel’e beklerim. Kitap ajanım, aynı zamanda bavuluyla dolaşan Sayım Çınar’la hem kitap hem de magazin sohbeti yapacağız. Uzun uzun konuşacağız. Haydi tatil arasına sıcak bir muhabbet sıkıştıralım. Herkesi beklerim.

        Siz uyurken

        BODRUM Sess’te 2 kadın tartışıyor. Kadınlardan biri “Makyaj malzemesini istedim, vermedi” diyor. Diğer kadınsa “Makyaj malzemesi kişiye özeldir. Sana neden versin ki?” Öteki kadın hâlâ “Ne var canım? Çok saçma” demeyi sürdürüyor.

        BODRUM Türkbükü’nde bir kadın gelip “Esin Hanım, ben bilmem kimle tanıştım. Ama evli mi değil mi bilmiyorum. Siz tanıyorsunuzdur o kişiyi” diye bana soruyor.

        Diğer Yazılar