Metroda kadını yiyecekti neredeyse
ÖNCEKİ gün Ayşe Arman’ın köşesinde Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Gülle’nin söyleşisi vardı. Ayşe “Cinsel açlık ne boyutta sizce ülkede?” diye soruyor. Ben bu soruyu okurken yine kafam atıyor. İki gün önce yaşadığım bir şey aklımdan çıkmıyor ve sürekli midem bulanıyor. O adama haddini bildirmediğim için kendime kızıyorum, çok kızıyorum. Tophane’den tramvaya bindim. Oturuyorum. Eminönü’nde bir çift bindi. Kız güzel ve dikkat çekiyor. Bir kadının, adamın dönüp bakacağı kadar güzel. Tamam bir saniye bakılır, dönülür geçilir ama insanı yiyecek kadar bakmak da bizim Türk erkeğinin yapacağı şey. Aynı duyguyu 12 sene önce gittiğim Pakistan’da da hissetmiştim. Havaalanına indiğimde erkekler kadınlara yiyecek gibi bakıyordu. Pakistan’da ilk dakikada fark ettiğim duygu buydu. Kız metroya binerken adamı ister istemez fark ediyorum, iğrenç bakışları yüzünden. Beyaz şortu, kırmızı gömleği. Elinde dosyası, sakallı bir öküz (öküze haksızlık ediyorum) kıza öyle bir bakıyor ki size anlatamam. Kendimi zor tutuyorum. Yanımda bir erkek var. Fark ettiremiyorum adamı öldürecek kadar sinirlendiğimi. Hatta saldıracağımı. Çünkü ben fark ettirsem adama bir laf söylesem kavga çıkacak. Mevzu başka bir yere gidecek. Olan yanımdaki kişiye olacak. Tek başıma olsam direkt dalacağım. Daha geçen gün böyle bir durumdan karakolluk oldum. Ama yalnız değilim. Pis bakışlı öküz, yanındaki adama “Bu nasıl bir şey. İnanılmaz güzel” diye ağzının suları aka aka anlatıyor. Duyuyorum, fark ediyorum. Kız bile öküzün bakışlarından rahatsız oldu ve sevgilisinin koluna sıkı sıkı yapıştı. Yabancılar. Türk değiller. Ve yanındaki erkek durumun farkında değil. Sultanahmet’te inerken adam kızın poposuna bakıp eliyle avuçluyormuş gibi işaret yaptı ki o an inanın boğazıma biri yapıştı. Ama bu ilk değil ki. Her gün sokaklarda onlarca oluyor. Buna şahit olmak bir kadın olarak acayip onur kırıcı. Ve böyle bir sürü olaya şahit oluyorum. Eminim bunu yapan adamın karısı var. Hatta çocukları. Belki kızı. Ama işte ‘Bu benim karıma, kızıma da yapılsa’ diye düşünse yapmayacak zaten. Of ne diyeyim. Boğazım düğümleniyor her gün gördüklerimden, yaşadıklarımdan. Hangisini anlatayım, hangisini yazayım. Canan Gülle de Ayşe’nin sorusuna karşılık ülkedeki cinsel açlık boyutunu anlatırken “Tarif edebilmek için kullanabileceğim bir ölçü yok. Her şey ayıp ve günah. Her birimiz sokağa çıktığımızda potansiyel olarak tacize ve tecavüze uğrayabiliriz” diyor. Dudak boyamak şehvet uyandırıyormuş. 8 yaşındaki kızın ayağı sandalyede yere değiyorsa evlendirilecekmiş. Daha bir sürü şey anlatıyor Canan Gülle. Okuyunuz ve lütfen kadın derneklerine sahip çıkınız.
Harun’a acil şifalar
‘GİR Kanıma’ şarkısı hâlâ dilimizde. Hep aklımıza gelir, kulaklarını çınlatırız. Harun Kolçak ile sayısız röportaj yaptık. Acil şifalar inşallah. Daha çok yakın bir zamanda Cihangir’de karşılaştık, selamlaştık. İyi gözüküyordu, keyfi yerindeydi. İnşallah bir an önce sağlığına kavuşur. Yine güzel şarkılarını yapar.
Siz uyurken
- KIZ tuvalette “Nerede ve kiminle kalıyorsun” diye soruyor. Diğer kız “Söylersem gündem olur. Asla söylemem. Ortalık yıkılır kiminle kaldığımı duysan” diyor. Sonra gülerek çıktı tuvaletten.
- EBRU Şallı dört kız arkadaşıyla gelip Türkbükü Sess’te sabaha kadar eğlendi. Üzerinde tek parça çiçekli elbisesi ve ayağındaki sandaletleriyle 17’lik çıtırlara taş çıkardı desem yeridir. Çünkü 17’lik çıtırlar Bodrum’un o kaldırımlı taşlarında 12 punto ayakkabı ile dolaşıyorlar ki onların sandalet giymesi gerekiyor.