Serenay ile Kerem'in ayrı tatili kafa karıştırıyor
BİZİM ülkemizde ayrı gayrı tatile çıktığınız zaman hemen “Araları kesin bozuk. Aşk bitti” düşünceleri devreye girer. Şu aralar Kerem Bürsin yurtdışında tatilde. Serenay Sarıkaya, annesiyle tatilde olunca ikili için de “Ayrıldı” fısıltılarının çıkmamasına olanak yoktu. Kazan acayip kaynıyor.
10 gündür çok güvendiğim kaynaklardan, ikilinin ayrıldığına dair haberler geliyor. Benim işim kurcalamak, arayıp sormak tabii. Ama buna rağmen ahkâm kesip inatla, “Saçmalamayın. Ayrı tatil yapıyorlar diye ayrıldıkları anlamına gelmez. İkili zaten 3 aydır birlikte Amerika’da. Ayrı kalmak istemeleri çok normal. Zaten ikisi de aynı filmde oynamak için hazırlanıyor. Ayrılıp bence rollerine konsantre oluyorlardır. Kerem tam bir Amerikalı kafasında. Hatta Kerem, Serenay’a ‘Git sen de arkadaşlarınla, ailenle tatil yap’ demiştir, kesin eminim. Tanıdığım kadarıyla Kerem bu tarz bir adam. Onun için çok normal. Bundan normal ne olabilir?” dedimse de dinletemedim. Kime ne anlatıyorum ki. E ne de olsa Türk’üz. Bunlar hâlâ garip bazılarımız için. Hatta çok modern görünen kişiler için bile. Neyse ben böyle söyledim ama bana dedikoduyu fısıldayanlar da inatla, “Sor bak göreceksin” dediler. E “görev” dedik, kolları sıvadık. Sonuç olarak haberciyiz, işimiz kurcalamak öyle değil mi?
Sorduk soruşturduk. Evet, ikili şu an ayrı tatil yapıyor. Kerem de denizde, Serenay da. Yani kimselerin çok alışık olmadığı bir durum, ama bu böyle neticede. “Ayrılmadıklarını” ifade ettiler. Meraklısına duyurulur. Hem ayrılmasınlar, durun biraz. Daha film yapacaklar. Çok da güzel yakışıyorlar.
‘Ayrı tatil’ demişken
DAHA önce bu sayfada yazdım, Gökhan Özen ile eşi Selen Sevigen’in ayrı tatil yaptıklarını. Çiftin iki kızı var. Ve evliliklerini mutlu bir şekilde yürütüyorlar. Selen’in, “Eşim erkek arkadaşlarıyla tatile gidebilir. Hatta gitmeli de. Biletini ben alıyorum” diye açıklama yapmasını sayfaya taşımıştım. Örnekler vererek. Hacı Sabancı ile Özge Ulusoy da zaman zaman ayrı tatil yapıyorlar. İkili 5 senedir güzel bir ilişki yaşıyor. Yani demem o ki, sıkmak, boğmak bir yere kadar. Artık insanların yalnız kalmaya, özlemeye, dostlarıyla vakit geçirmeye de ihtiyacı var. Hanımlar, beyler! İlişkinizde sorunlar varsa bunu deneyin. Ne dersiniz? Belki başarılı olursunuz. Küçük bir Güzin Abla’lık yaptım bayram üstü. Haydi bakalım güzel aşklar, güzel tatiller.
Siz uyurken
NİŞANTAŞI Salomanje’de kalabalık bir grup oturuyor. Yaşça büyük bir kadın, “Ben ne dersem o olur. Yarın o eve gelinecek, hepsi bu” diyor. Kızlardan biri hiç yanıt vermeden hışımla çantasını aldığı gibi çıkıp gitti. Arkasından biri, “Yıllarca Amerika’da yaşamış. Sen baskı kurmaya çalışıyorsun. Bırak ne istiyorsa onu yapsın. Gelmiş 30 yaşına” dedi.
Cihangir White Mill’de tuvalet önünde 3 kadın bekleşiyor. Kadınlardan biri, “Kesin garsona haber vereceğim. Sanırım tuvalete düştü içeride kim varsa” diyor. Diğer bekleyen de “Benim arkadaşım var” içeride deyince bir sessizlik oldu. Sonra o kadın, “E biraz kapıyı çalın, acele etsin” dedi. Sonra küçük bir gerginlik yaşanırken o söylenen kadın çekip gitti.
Bodrum, Alaçatı out Avşa, Cunda in
İŞTE buyurun. Önceki gün bir haber okudum. Ramazan Bayramı’nda 9 günlük tatili fırsat bilen vatandaşlar, Marmara ve Kuzey Ege’deki adaları tercih etmiş. Yani bu demek oluyor ki, Alaçatı, Bodrum değil Çanakkale’de Gökçeada ve Bozcaada, Balıkesir’de ise Marmara, Ekinlik, Avşa, Lale ve Cunda yüzde 100 doluluk oranına erişmiş. Şimdi eğri oturup doğru konuşalım. Bir simit, bir dilim peynir ve iki domatesin 25 TL, bir top dondurmanın 12 TL olduğu Bodrum beach’lerinden kaçıyor insanlar. Daha sade, daha az para harcayacağı yerleri tercih ediyor. Yani Bodrum ve Alaçatı hesap kitapta biraz insaflı davranırsa iki-üç seneye kadar kendini toparlar. Ama davranmazsa geçmişler ola.
Cihangir’de yolda çevirip....
Önceki 2 gün yine bu bitmek bilmeyen 3 soruyla karşılaştım.
Bergüzar Korel’in kahve dükkânı nerede?
Avrupa Yakası hangi sokakta çekiliyordu?
Sanatçılar en çok hangi kafede oturuyor?..
Hiç abartmıyorum, hâlâ bu soruları duyuyorum.