Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Şubat 2015’te “Sırra kadem bastılar” diye bir yazı yazmıştım. Neden mi? Çünkü o hafta sonu, yani cuma-cumartesi gecesi her şey normal seyrinde ilerlemiş, çalışanlar hiçbir şey fark etmemişti. Mekân kalabalıktı. Ama cumartesiyi pazara bağlayan gece olan olmuş, mekânın sahipleri Indhira-Adnan Taşpınar çifti bir anda ortadan yok olmuştu.

        Eda Taşpınar’ın amcası Adnan Taşpınar ve Indhira’nın sahibi olduğu Propaganda kulübünün kilitleri bir gecede değişmiş, tabela sökülmüş, telefon ve sosyal medya hesapları bir günde kapatılmıştı. Ardından çok şey yazılıp çizildi. Meryem Uzerli’nin kızının babası Can Ateş faktörünün de olduğu söylendi. Çalışanlar, yani alacaklı olan kişiler bu isimlerin peşini hiç bırakmadı. Önceki gün Instagram hesabıma özelden bir mesaj düştü. Daha önce kendileriyle ortak iş yapan Bade-Altuğ Paker çifti, “Tüm Adnan Taşpınar kazazedelerine duyurulur” adı altında bir fotoğraf paylaştı. Adnan Taşpınar’ın herkesi dolandırarak Türkiye’den kaçıp karısının ülkesi Dominik Cumhuriyeti’ne yerleştiğini ve orada Lifesabeach_dr adlı bir beach açtığını anlatan uzun bir mesaj gönderdi. Ben de internet sitesine girip baktım. Sadece Indhira Taşpınar’ın fotoğrafları var. Ama tabii adresi, yeri yurdu belli. Türkiye’de yaptığı sayısız röportaj ve fotoğraflar da sitede yer alıyor.

        Bu arada olay sonrasında Eda Taşpınar da Mikonos’a yerleşti ve Türkiye’ye artık çok az gelip gidiyor.

        ‘DOMUZ GİBİYİM’

        Geçen gün köşemde 50’lik Biricik Suden haberini yazdıktan sonra çok mail, mesaj aldım. Birçok kadını hareketlendirmiş o fotoğraflar. Ancak dün 46’lık Asuman Dabak’ın bikinili fotoğrafı da herkesin dilindeydi. Ben de Asuman’ı aradım, “Ne yersin, ne içersin. Nasıl böyle düzgün fiziğe sahipsin?” diye sordum.

        - Alo Asuman, herkes seni konuşuyor. Ne yer ne içersin?

        Esin o kadar sağlıksız beslenirim ki sana anlatamam. Sabah uyanır, direkt kahve falan içerim. Ama yaşamı seviyorum, eğlenmeyi seviyorum, sporu seviyorum. Genetik bir de.

        - Diyet yapmıyorsun yani.

        Asla diyet yapmadım. Her şeyi istediğim kadar yiyorum, ama az yiyorum. Yemekle başım hoş değil.

        - Spor yapıyor musun?

        Fırsat buldukça yapıyorum. Şimdi bisiklete sardım. 35 km yol yapıyorum. Suya girdiğim zaman 500 kulaç atmadan çıkmıyorum. Bu sene yelkene merak sardım. Yamaç paraşütü yapıyorum.

        - Yaşını saklayanlardan mısın?

        Asla, tam tersi 46 diye herkese söylüyorum. Bangır bangır söylüyorum, anlı şanlı 1970 diyorum.

        - Yolda sıkıştırıp soruyorlar mı?

        Sorma ,geçen gün Aya Yorgi’de erkeklerden çok kadınlar başıma üşüştü. “Kurşun döktürelim sana, nazar değdireceğiz. Ne yapıyorsunuz böyle, harikasın” diye. Kurşuncu aradılar o gün. Evet soruyorlar, ben de “Löp löp hamburgerleri, çikolataları yemeyin, spor yapın, kendinizi sevin” diyorum.

        - Asla ne yemezsin?

        Dereotunu duydum mu tüylerim diken diken olur. Dereotu ile başım hoş değil. Ne yaptı bana bilmiyorum, ama yemiyorum. Ne evime girer, ne görmeye tahammülüm vardır. Onun dışında her şeyi yerim, içerim. Ama abur cuburum yok.

        - Sağlığın nasıl?

        Tansiyon zorladı. Bir ara kalp falan zorladı dertten, kederden. Ama geçti, şimdi gayet iyiyim. Domuz gibiyim. Bu kadar spor yapıyorum. Keyfim yerinde.

        DİKKAT EDİYORUM DA...

        - Kerem Bürsin ile Serenay Sarıkaya ayrı ayrı tatil yapıyorlar diye ayrılık dedikodusu çıktığını geçen hafta yazmıştım. Çünkü bizim ülkemizde ayrı tatil demek, “ayrılık” demek. Ama ikili ayrılmadıklarını belli eden küçük, kibar ve nazik paylaşımlar yapıyorlar Instagram hesaplarından. Yan yana birlikte fotoğraf koymuyorlar, ama kendi fotoğraflarını koyarken yanına mutlaka fotoğrafı çeken kişi olarak birbirlerini ekliyorlar. Çaktırmadan yanıt veriyorlar anlayacağınız.

        - Bu hafta en çok Suudi prensin tatilini, bikinili kızları konuştuk. Hatta “Ülkesinde kadınlar araba bile kullanamıyor”, “Ülkesinde kadınlar siyah çarşafla dolaşıyor” gibi cümleler kurduk. Bizim en çok unuttuğumuz ve bir türlü fark edemediğimiz ne biliyor musunuz? Biz bu cümleleri geçen yaz da kurduk, daha önceki yaz da. Her sene bir Suudi prens gelir ve bu görüntüler ortaya çıkar. Yani diyeceğim odur ki, çok çabuk unutuyoruz. Yakında, “Az önce ne olmuştu?” diyeceğiz. Bence asıl tehlike bu, Suudi prensin bikinili kızları değil. Onların sistemi, kuralı bu. Alan memnun, satan memnun hesabı.

        TIKLAMAYA DOYAMIYORUZ

        - Makyajsız fotoğraflara.

        - Frikik pozlarına.

        - “Bu öpüşme reyting rekorları kırdı” görüntüsüne.

        - “Ünlü isim kiminle yakınlaştı” başlığına.

        - “Son dakika” haberlerine.

        - “Ne yiyelim, ne içelim” haberlerine.

        Diğer Yazılar