Katılan ve katılmayan sanatçılar
Bugün birlik beraberlik günü için ciddi bir adım atılacak. Cumhuriyet tarihinde ilk kez böyle bir gün yaşanacak. Parti başkanları ve Cumhurbaşkanı el ele olacak Yenikapı’da. Parti bayrağı yok. Parti mitingi değil. Sadece Türk bayrağı altında bir olunacak. Bundan güzel ne olabilir? Ancak bugün mitinge katılacak, katılmayacak ayrımı başladı bile. Özellikle sanat dünyasında. Kimi ünlü “Ben şimdi katılmazsam işlerim durur, beni dışlarlar. İşlerim var, çekimim var, mecbur katılacağım” derken bazı sanatçılar “Katılmayacağım. Darbe karşıtıyım, ama katılmadan da tepkimi gösterebilirim” diyor. Bugün özellikle ayrıştırmamanın, kavga etmemenin günü. İnşallah yarın bir gazetede “katılmayan sanatçılar” başlığını görmeyiz. Sıla “Katılmadan da tepkimi gösterebilirim” deyince sosyal medyada birçok trol yine açtı ağzını yumdu gözünü. Birçok kişiyi gaza getirerek söylenmedik söz bırakmadı. Aman dikkat! Bu tarz kavga, gürültünün zamanı değil. El ele olmanın zamanı. Bunu aklımızın bir köşesine kazımalıyız.
SÜREKLİ ŞU DURUMDAYIM
- Aman Allah’ım bu açıklamalar kan donduruyor.
- Bir insan nasıl canavarlaşır böyle?
- Bilmem kimin açıklamalarını dinledin mi?
- Aklım almıyor. Bu insanlar neden bu adama inanmış?
- Kendimi bildim bileli bir hoca efendi var. Bıktım, usandım. Kurtulamadık.
- Ben çocukken ailemden “Hocanın okulları” lafını hep duyardım. Oraya giden kişilerin çocukları konuşulurdu. Çocuk aklımla anlamazdım.
- Kurtulacak mıyız acaba bu pislikten?
- Evet, evet, bu ülke ne zorluklardan geçti. Bundan da kurtulacak. Biz güçlüyüz.
BEN DE KÜÇÜKKEN ÇALIŞIYORDUM
Son yıllarda görüyorum. Aileler çocuklarını okul biter bitmez tatile götürüyor. Ya da yazlık evlerine gidiyorlar. Özellikle ortaokul dönemine gelen çocuklar çalışmak nedir bilmedikleri gibi bir de “Beni dünyaya getirdi bakmak zorundalar” diye anne ve babalarına doğrudan düşüncelerini söylüyorlar. Ama bizim yıllarda bir ay ya da 15 gün mutlaka çalışır, ailelerimize de “Bize bakmak zorundasınız” diyemezdik.
Şimdi bunu neden mi anlatıyorum? Obama’nın kızının kasiyerlik haberini okuyunca kendi çocukluğum aklıma geldi de ondan. Amerika Başkanı Obama’nın 15 yaşındaki küçük kızı Sasha Massachusetts Eyaleti’ndeki bir lokantada kasiyerlik yapmaya başlamış. Tamam 6 CIA ajanı çaktırmadan onu kolluyormuş ama olsun. Sasha çalışmanın, para kazanmanın ne olduğunu öğreniyor. Öyle ya da böyle öğreniyor. 15 yaş bunun için çok önemli.
Lütfen siz “modern ebeveyn” olarak takılan anne-babalar! Çocuklarınıza sorumluluk yükleyin. Bırakın çalışsınlar. “Ben çektim o çekmesin, rahat etsin” dediğiniz çocuklarınıza zarar veriyorsunuz. İnanın bu aldığı sorumluluk onu hayata hazırlayacak.
MEKÂNLAR BİR BİR KEPENK İNDİRİYOR
Maalesef ülkenin yaşadığı durum uzun süredir turizm sektörünü çok etkiliyor. Önce bombalar gelen turistin ayağını kesti. Ardından “kara cuma” yaşandı. O günden bugüne de birçok mekân, özellikle Beyoğlu tarafındakiler kepenk indirdi. Bombalar patladığı sırada Beyoğlu’nda iki mekânı olan biri bana “Böyle giderse birçok mekân yıl sonunu göremez” demişti. Ve ardından yaşanan 15 Temmuz darbesi tuzu biberi oldu.
Şu arada House Cafe iki şubesini, Delicatessen, Otto ve Kitchenette de Erenköy, İzmir Forum Bornova gibi birçok yerdeki şubelerini kapattı. Marmaris’te birçok otel, kapısına kilit vurdu. İş yok. Sokaklar boş. Bodrum ve Alaçatı’da da birçok işletmeci kan ağlıyor. Hatta “Elemanların parasını ödeyemiyoruz”, “Kredi borçları var. Evlerine para göndermek zorundalar”, “Kimseyi elimizde tutamıyoruz. İş yok, çalışanların da morali bozuluyor”, “Üç-beş mekân dışında iş yapan yok” gibi sözler havada uçuşuyor. Ve işte bu da korkunç terörün en önemli parçalarından biri. Allah yardımcımız olsun. En ufacık bir durumda etkilenen eğlence hayatı bu sene kötü günler yaşıyor anlayacağınız. Bu arada Taksim bölgesinde özellikle nargileden geçilmiyor. Yetkililer buna da bir çözüm bulacaklar inşallah diye düşünüyorum.