Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ÜLKEMİZDE müzik topluluklarının ve koroların işi her zaman daha zordur, güzel ve yakışıklı bir popçuya nispetle. Onlar kendilerini tanıtmak için daha çok efor sarf etmek zorundadır. Hele ki günümüzde bir ‘giderli şarkı’nız yoksa geçmiş olsun. Üstelik 30 kişiniz ve korosunuz. Yani tüm Türkiye’nin sizi tanıması, ayakta alkışlaması “Vay be gençlere bak. Kendileri uğraşıyor. Kilometrelerce uzakta ülkemizi ayakta alkışlatıyorlar” falan demesi zor iş. Sonuç olarak “TT olan bir şarkı sözün var mı?”, “Güzel misin?”, “Kiminle aşk yaşıyorsun?”, “Yakışıklı mısın?” gibi sorular önemli. Ama yok “Biz 30 kişiyiz. Gururla yerliyiz. Ülkemizi temsil ediyoruz. Yaşlarımız 20-25 arası. Biz uğraşırız, yaparız” derseniz ne âlâ. Uğraşıp yapacaksın... İstediğini alacaksın...

        İŞTE BU GENÇLERLE TANIŞTIM

        Girişten de anlaşılacağı gibi ben uğraşıp yapan bir ekiple tanıştım. Ekibin ismi Chromas. “Giderli şarkıları var mıymış? Kiminle aşk yaşıyorlarmış” diye bakmadan düştüm yollara. Pazar günü elimizde Türk bayrağı, Fransa’nın güneyindeki Vaison la Romaine’de şarkılar söyledik. Ekip konser öncesi sokak ortasında ‘Ben Giderim Batum’a, ‘Entarisi Ala Benzer’ ve ‘Dere Kenarında Taş Ben Olaydım’ söylerken tüm Fransızlar ayakta alkışladı. “Bir daha, bir daha” diye tempo tuttu. Bunu görmek gerçekten çok keyifliydi.

        Bu festival çok önemli

        BİR sene önce kurulan ve ismini Latince’de renkler anlamına gelen Chromas’tan alan koro, farklı üniversitelerden gelen üyelerden oluşuyor. 60 yıldır düzenlenen Choralies Festivali’ne katılan ilk Türk korosu olma özelliğini taşıyorlar. Dile kolay 60 sene düzenlenen bir festival; her köşede, sokakta şarkılar söyleniyordu. Fransa için önemli festivallerden biri olan Choralies, tüm renkleri bir araya getiriyor.

        İstemek ve başarmak

        ŞEF Başak Doğan ve soprano İrem Arslan, Avrupa’nın en prestijli ve en kalabalık koro festivali Choralies’ye kabul edilince “Biz de gururla yerliyiz” diyerek Vestel’in kapısını çalmış. Kendilerini gayet samimi bir şekilde ifade edip “Biz 150 koro arasından konser vermeye hak kazanan 10 korodan biri olduk. 60 yıldır düzenlenen bu festivalde kültürümüzü tanıtacağız. Türkiye ilk kez kabul edildi. Lütfen bize destek olun” demişler. Vestel bu güzel, genç, başarılı ekibe sponsor olmuş. İyi ki olmuş. O sokaklarda, o festivalde Chromas olmasaymış çok eksik olurmuş.

        ‘Aşırı gururla yerliyiz’

        - Zor oldu mu buraya gelmek?

        İrem Arslan: Hem de nasıl. Ülkenin bulunduğu durum içinde bazı şeyler çok zordu. Festivale kabul edilmişiz, ülkede bombalar patlıyor. Vize almamız lazım, konsolosluklar kapatılıyor. Prova yapamıyoruz. Zar zor buluşup yapıyoruz. Aşırı gururla yerliyiz. Ve sonunda başardık. Buradayız.

        - Türkiye’den neden daha önce kimse gelmemiş?

        Başak Doğan: Uğraşmamış olabilirler. Ben yurtdışında Türkiye’yi tanıtmanın önemine inanıyorum. Bu yüzden dişimi tırnağıma takmış durumdayım. Seneye de İspanya’da Koro Sempozyumu var. Oraya seçildiğimizi yeni öğrendim. Oraya da Türkiye’den daha önce başvurulmuş ama kabul edilmemiş. Biz başardık. Bu istek ve azim. Kendini ifade etme isteği. Bu ekipte olan hiçbir arkadaşım müzisyen değil. Ama sabah akşam bununla yatıp kalkıyorlar. Önemli olan istemek.

        Diğer Yazılar