Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Meryem Uzerli’nin bu sezon nasıl bir diziyle ekrana geleceği merak konusu malumunuz. Meryem Uzerli’ye uçuk rakamlarda teklifler yağıyor. Yani diyorlar ki: “Gel anlaşmayı yapalım, senaryoyu yazarız.”

        Tamam, güzel para kazanıyorlar ama ya o dizi tutmazsa. Bir dizinin tutması için iyi bir matematiğe ihtiyaç var. Senaryonun sağlam temellere oturması, kadronun iyi olması şart. Buna yönetmeni ve diğer ekibi de ekleyin. Bütün bunları göz ardı edip “Biz imzalayalım, yaparız bir şey” demek olacak iş değil.

        Meryem Uzerli’nin bundan önce yaptığı dizinin kötü olmasının sebebi de böyle bir teklife “Evet” demesi. Yani ne oyuncusu belliydi, ne de senaryosu. İşte bu yüzden artık yoğurdu üfleyerek yiyor. Henüz hiçbir teklifi kabul etmemiş.

        Senaryoyu görmeden, oyuncu kadrosunu bilmeden de kabul etmeyeceğini söylüyor. Bence en doğrusunu yapar. Bu yüzden kendini tamamen, adını taşıyan makyaj malzemeleriyle ilgilenmeye vermiş bu ara.

        Bu hafta itibarıyla Dubai ve Moskova’ya anlaşmalar yapmaya gidiyor. Kasımda İstanbul’a gelip dizi tekliflerini yeniden değerlendireceğini söyledi. Doğru bir karar almış Meryem Uzerli. Böyle yaparak hem kendini özlettiriyor hem de işini garantiye alıyor. Ac/il karar vermek bazen tehlikeli sonuçlar doğurabilir.

        SİZ UYURKEN

        - Alaçatı’nın dar sokakları... İki erkek yürüyor. Erkeklerden biri, “Yahu burada deniz kenarı yok mu acaba?” diyor, diğeri de birini durdurup “Pardon, deniz kenarına nasıl çıkabiliriz” diyor.

        - Kadın yanındaki kız arkadaşına, “Bak burası Taksim’in çakması işte” diyor, Alaçatı’nın merkezinde yürürken. Belli ki tatile ilk kez geldiği Alaçatı’yı böyle tanıtıyor.

        - Alaçatı Esnaf’ın tuvaletinde sarışın bir kadın, bir başka kız arkadaşına, “Ya kızı gördün mü, nasıl güzel. Vallahi erkek olsam kesin âşık olurdum” diye anlatıyor. Diğer kız arkadaşı da “Evet güzel ama poposu büyük sanki biraz” dedi. E, yani ben şaşırmıyorum ki artık bunları duyunca.

        YALNIZLIKTAN AĞLAMAK

        Roma’da polise bir ihbar gidiyor. İhbarda, “yaşlı bir çiftin çığlıklarla ağladığı” bilgisi veriliyor. Meğer yaşları 89 ile 94 olan yaşlı karı-kocanın komşuları tatile gitmiş. Televizyonda gördükleri kötü haberlerden etkilenen ve günlerce kimseyle konuşmayan çift çığlık çığlığa ağlamaya başlamış.

        Polis olay yerine gittiğinde iki yaşlı insanın sadece ağladığını görmüş. Şiddet yok, hırsızlık yok, kötü hiçbir şey yok. Sadece yalnızlık var.

        Polis memurları da yaşlı çifte makarna yapıp sohbet etmişler. Evet şiddet, tecavüz, hırsızlık, adam öldürme gibi şeyler çok kötü. Ama yalnızlık da kötü. Hele o yaşta

        TARKAN’I TABİİ Kİ BEKLİYORUZ

        “Cuppa” ile yüzümüzü güldürmedi ama vereceği konserlerle güldürecek inşallah Tarkan. Malumunuz yıllardır yazıyorum, “Tarkan dışında artık hiçbir konserden keyif almıyorum” diye.

        Her sene sabırsızlıkla tek beklediğim isimlerden. Birçok kişinin, “Nesini bekliyorsun? Klasik Tarkan. Yıllardır dansı bile aynı” dese de inatla “Tarkan” diyorum. Sesi yeter, enerjisi yeter. Tamam “Cuppa” ile hayal kırıklığı yaşatmış olabilir, ama bu tüm kariyerini etkileyecek anlamına gelmez. Benim için hâlâ önemli yerini koruyor. Üstelik yıllardır, “Hadi Tarkan çıkar şu Türk sanat müziği albümünü” diyen biri olarak bu konser kaçmaz tabii. Çünkü ilk bölümünü tamamen “Ahde Vefa” şarkılarına ayıracakmış. İkinci bölümü pop olacakmış.

        Bizi güzel bir Tarkan konseri bekliyor anlayacağınız. İlk gün biletleri tükenince 3 gün daha eklenmiş. Meraklısına duyurulur.

        YAZLIK SÖYLENMELER VOL. 2

        SİZ de defalarca yazıyorsunuz, ama yok insanlar hâlâ denize makyajla girmeye inatla devam ediyor. Sizce neden böyleler? Biz çözemiyoruz da siz çözebildiniz mi?

        - Esin Hanım, neden sadece Alaçatı ve Bodrum haberleri yapıyorsunuz? Bıkmadınız mı? Hayır, insanlar sadece oralara tatile gitmiyor ki!

        - Alaçatı’da eskiden popüler olan birçok mekânın şimdi esamisi okunmuyor Esin Hanım. E tabii bir patlıcan közlemeye 69 TL alıyorlardı, bak şimdi adı geçmiyor bu sene. Eğer bu sezon da böyle insan kazıklamaya devam ederlerse popüler olan birçok yerin adı seneye geçmeyecek.

        - Çok kilo aldım. Acilen diyete başlamam lazım. Ama malum yaz geldi. Öğlen plajda başlıyoruz bira-patates. Akşama rakıya oturuyoruz. Yani yaz kafası yaşıyoruz. Artık ağustos sonrası deli gibi spor ve diyet zamanı başlayacak.

        Diğer Yazılar