7 yıl sonra ilk kez Batum'da buluştular
NÜKHET Duru ile Cenk Eren bundan tam 7 yıl önce uzun süre birlikte sahne çalışması, televizyon programı yapıp daha sonra küsüştüler. Ama yıllar geçip kırgınlıklar son bulunca ikili yeniden aynı sahneyi paylaşıp ilk kez Batum’da Leogrand Hotel’de buluştular. Son zamanlarda Türklerin çok ilgi gösterdiği yer olan Batum’da ikili sahneye çıkınca bu fırsatı kaçırmak istemedim. Bir taşla iki kuş vurmuş oldum anlayacağınız. Hem Nükhet Duru ile Cenk Eren’in 7 yıl sonraki sahnesi ve hem de Batum ziyareti. Batum’la ilgili detayları yarın okuyacaksınız. Şimdi Nükhet Duru ile Cenk Eren buluşmasından küçük bir izlenim.
Sahnenin en başında biraz gerginlik oldu. Bunun nedeni de “Acaba bana bir laf söyler mi?” ya da “Acaba bunca yıl sonra nasıl olacak?” tarzında bir gerginlik gibiydi. Ama bunu seyirci fark etmedi. Ben işim gereği ikisini de tanıdığım ve mevzuları bildiğim için farklı bir gözle bakıyorum. Çünkü ikisi de o kadar profesyonel ki harika bir sahne yapıp seyirciyi anında avuçlarının içine aldılar. Sanki 7 yıl ara vermemişler gibi. Ve gerginlikleri de sahnede buluştukları anda bitti.
Cenk Eren, Nükhet Duru’yu, “Benim şarkıcılık hayatımda çok büyük emeği var. Bana çoğu şeyi o öğretti. Bize teklif geldiğinde çok heyecanlandım. O Türkiye’nin kıymetlisi. Benim canım. Onunla sahnede olmak büyük onur” diye davet etti.
Nükhet Duru ise Cenk Eren için, “Benim hakkımda kötü şeyler mi anlattı arkamdan” diye seyirciye sordum. Sonra da “Çok albenisi vardır bizim çocuğun” dedi.
2 saat sahnede kaldılar. Çıkacakları duyulduğu anda çok teklif gelmeye başladığını söyleyen iki, “Tabii ki artık özel gecelerde bizi göreceksiniz” deyip teklifleri değerlendirdiklerini dile getirdiler.
Ben Nükhet Duru ile Cenk Eren’i sayısız kez sahnede izledim. Bence müthişler. Birlikte sahneye çıkabilirler. Ama tabii sadece özel davetlerde. Çünkü artık ikisinin de yolları farklı. Ama özellikle birbirleri hakkında yaptıkları esprileri seyirci çok beğeniyor. Önceki geceden de küçük bir diyalog:
Cenk Eren: Nükhet taş gibisin.
Nükhet Duru: Taş yıkılır ama. Oysaki bana “Kale gibisin, hiç yıkılmıyorsun” diyorlar.
C.E.: Ah benim kafama, seni kaçırdım. N.D.: Annen almadı beni sana.
C.E.: Yok o öyle değil.
N.D.: Öyle öyle, “Yaşı büyük, alma” dedi sana, biliyorum.
Not: Batum tam bir aşk şehri bence. Özellikle aşk heykelleri müthiş. Şehrin her yeri bir sanat eseriyle dolu. Özellikle limandaki Nino ile Ali’nin kavuşamama heykeli ve daha fazlası yarınki yazımda. Bekliyorum.
Sosyal medya ünlüsü
İSTER sevin ister sevmeyin, ama “sosyal medya ünlüsü” diye bir gerçek var artık hayatımızda. Onlar hiç yorulmadan, kasılmadan, dert ve tasa çekmeden küçük yaşlarda ciddi ciddi meşhur oluyorlar ve çok para kazanıyorlar.
Yani biz, “Ah neler çektik. Biraz da onlar çeksin. Biz hâlâ hak ettiğimiz paraları kazanamıyoruz” diye konuşaduralım onlar bu dırdırlanmalarımızla ilgilenmiyorlar bile. Benim asistanım olmak için çok başvuran var. Ve tabii benim gibi bu mesleği yapmak isteyen çok stajyer de yanıma gelip heyecanla “Beni yetiştir” diyor.
Birkaç gün benim ve ekibin gazetedeki çalışmalarını görünce, “Ben bu işi yapamam. Bu kadar gerginliğe gelemem. Bilmem kim sanatçı benim arkadaşım” deyip koluna marka çantasını takıp gidiyor. Giderken de bana, “Ben sizin asistanlarınız var zannediyordum. Hatta sizi ‘Sex and the City’nin Carrie’si gibi bir gazeteci hayal ediyordum” diyor.
Yani görünen dağın arkasında hep başka şeyler vardır unutmayın. Ve “sosyal medya ünlüsü” diye küçümsenen birçok kişi o kadar çok takip ediliyor ki ben bile şaşıp kalıyorum. “Nefret et ama takip et” durumu bizimkisi.
O yüzden ki daha bu isimleri çok konuşacağız, eleştireceğiz. Ve alışmaya çalışsanız da iyi olur. Çünkü onların hiçbir yere gitmeye niyeti yok. Çünkü yeni nesil tam bir sosyal medya hayatı yaşıyor. Hepsi ünlü, hepsi şöhret ve hepsi kendi içinde bir şey. Bunu da çok ciddi yansıtıyorlar etrafa zaten.
Siz uyurken
ADAM kadına, “Ben konuşurken sen konu şamazsın” diye bağırıyor. Kadın da “Sen öyle zannet, ben senin uşağın mıyım?” diyor. Adam, “Git yanımdan” diyor, kadın da “Gidiyorum tabii, senin gibi ilkel canavarın yanında duramam” diye yanıtlıyor. Bu muhabbet aynen gerçekleşiyor. Hem de bağıra çağıra. Cihangir’de, Hayat’ta.
Cihangir Journey’de iki adam, Teoman’dan bahsediyor. Adamlardan biri, diğerine, “Sürekli burada oturuyordu. Gelmiyor artık. Bir tanışamadın. Ne zaman gelsen yok burada. Çok bahtsızsın” diyor.