Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        OSCAR’DA zarf karıştırma skandalından sonra bizim bol hatalı ödül törenlerini düzenleyenlerin “Bakın Oscar’da da oluyormuş” diye başlayan tweet’leri, yazıları merakla bekledim. Daha doğrusu “İnşallah bunu da yazmazlar” dedim ama yazdılar. Güler misin ağlar mısın? Yahu adamlar hata yapmıyor, skandala imza atıyor, skandala. 89 yıldır düzenlenen kusursuz ödül töreninde büyük bir skandal yaşanıyor. Hem de en önemli anda. Bu hata olarak kabul edilemez ve geçiştirilemez. Bu başka bir şey. Ama tabii bizimkiler kendilerini sürekli Oscar’la kıyasladıkları için “Bizde zarf karışmaz” diyorlar. Gerçekten çok komik. Hatırları kalmasın bence en yakın zamanda yapacakları ödül törenlerinde zarf karışıklığını da eklesinler tam olsun. İşte o zaman hata olur. Çünkü o kadar çok hata var ki düzenledikleri törenlerde. Bu zarf karıştırma olayı da onlar için sıradan bir hata olur. Gerçekten hatalar silsilesinde bir o eksik.

        Bu skandalın ardından

        - Bir sene boyunca bu olayın esprisi yapılacak.

        - Yerden yere vurulacak.

        - Hatta seneye bunu ifade eden bir bölüm konacak ödül törenine. Dalga geçilecek.

        - Tüm komedi programlarında defalarca yer alacak.

        Eminim Akademi kimseye küsüp düşman olmayacak bu eleştirilerin ardından. Ya da birilerinin ayağını kaydırmaya çalışmayacak.

        Oscar’dan geriye kalan

        - Defalarca “Bizim ülkemizde olsaydı” cümlesini duydum. Ne garip, oysa bizim ülkemizde ne skandallar oluyor. Sanırım zarf karışıklığı bizi bu kadar etkilemezdi. Bizim ülkemizdeki törenlerde o kadar çok hata oluyor ki.

        - ”Sabaha kadar izledim. Tam ben uyudum skandal patlamış” diyenlerle çok karşılaştım.

        - Pek çok kişi, ben dahil, kırmızı halıda beklenen Charlize Theron performansını göremedik. En çok da “Tamam güzel, çuval giyse yakışır ama daha iyilerini görmüştük” yorumu geldi.

        - Justin Timberlake ve Jessica Biel’in sempatikliğini izlerken “Acaba bizim ülkemizde hangi çift bu kadar rahat ve sempatik tavırlar sergiler” dedim. Sonra da hızla bu lafımı unutup “Esin çık bu düşünceden. Burası Türkiye. Hiç kimse bu kadar rahat olamaz” diye düşündüm. Maalesef rahat olamıyor hiçbir sanatçı. Hele yeni nesil. Asla olamıyor. Kendilerini gizliyorlar, saklıyorlar, bastırıyorlar. Kırmızı halıda bile doğru düzgün yürüyüp poz veremiyorlar, nasıl bu kadar rahat tavırlar sergileyebilirler ki! Bu mevzu önemli aslında. Yeni nesil ünlü isimlerle konuştuğumuzda hepsinin açıklaması şöyle: “Eskiden sosyal medya yokmuş. Gazeteler varmış. Sanatçıları sadece gazeteciler eleştirirmiş. Ama şimdi sosyal medya seni yerden yere vuruyor” oluyor. Yani sosyal medya ile yaşayan bir jenerasyon oluştuğu kesin. O zaman geçmiş olsun.

        - Warren Beatty’yi izlerken “Estetiğin fazlası zararlıdır. Bunu kulağına küpe yap” dedim kendime defalarca.

        - “Ah ah bizim hiçbir zaman göremeyeceğimiz bir durum. Tüm adaylar oturuyor. En son ana kadar kimse salonu terk etmiyor. Bütün starlar orada” diye söylendim. Yüz milyonuncu kez söylüyorum sanırım bu cümleyi ama seneye yine söyleyeceğim.

        - Hem kırmızı halıda, hem de ödül töreni sırasında Chrissy Teigen eşi John Legend’ın omuzuna kafasını koymaya çalışıyordu sürekli. Ne zaman kamera onlara dönse Chrissy’nin kafası John’un omuzundaydı. Kadın hâlâ loğusa bunalımında çıkamadı sanırım. Hep duygusal ve romantik hallerdeydi.

        - Kırmızı halıda Jeremy Renner’in Chris Evans’a tekme atar pozuna bir bakın. Bu hareketi kırmızı halıda Kıvanç Tatlıtuğ’un, Çağatay Ulusoy’a yaptığını hayal edin. İşte o zaman skandal olurdu. Başlıkları hayal edebiliyorum. “Kıvanç, Çağatay’ı kıskandı”, “Dikkat çekmeye çalışıyor”, “Kıvanç’ın reytingi mi düştü?”, “Çok ayıp etti”, “Zaten hep kıskanıyordu” gibi uzayıp giden başlıklar.

        - Kırmızı halıda şöyle “Çekilin kadın geldi” dediğim birini görmedim. Gerçekten şimdiye kadar izlediğim en sönük kırmızı halıydı.

        Diğer Yazılar