Ve karşınızda Ajda Pekkan
- Kaç nesil devirmiş.
- Kaç hükümet eskitmiş.
- Kaç estetik yaptırmış.
- Kaç şarkıyı dile dolamış.
- Kaç yıldır Süperstar koltuğunu kimselere kaptırmamış.
- Kaç yıldır zirvede.
- Kaç aşk yaşamış.
- Kaç skandal atlatmış.
- Kaç kaç kaç...
Daha sayayım mı?
Düşünün Nükhet Duru, Sezen Aksu dönemi bile Ajda Pekkan’ı kıskanır, takip ederlermiş. Kaç jenerasyon önce.
Kolay mı Ajda Pekkan olmak?
Şimdi Ozan Çolakoğlu ile hazırladığı bir single çıkarmak üzere. Yaza da albüm geliyor.
Stüdyoda gece gündüz çalışıyor. Yani 72 yaşındaki Ajda Pekkan bir single ile bir albüm arasına bebek bile sıkıştırır. Ona vız gelir tırıs gider.
Bir gün Ajda Pekkan’la tam da bu bebek muhabbeti üzerine bir konuşma yapıyoruz.
Çocuk istemeyen, tıpkı onun gibi bir Kova kadını olan bana, “Esinciğim, her kadının çocuğu olmak zorunda değil. Ben Ajda Pekkan’a hizmet ediyorum. Sen de ‘Neden ben çocuk istemiyorum. Normal bir kadın değil miyim?’ diye dertlenme” demişti.
Ben de aynısını düşünen biri olarak 70’li yaşlarımda, “Neden çocuk olmasın” der miyim bilmiyorum, ama şunu çok net biliyorum ki Ajda Pekkan olmak kolay değil. Ve herkesin de harcı değil.
Yani önceki gün çıkan Ajda Pekkan ve bebek haberine şaşırmamak gerek.
YENİ NESİL VE AJDA PEKKAN
Kısa bir süre önce yeni neslin starları Derya Uluğ, Edis, Cem Belevi ile seyahate gittim.
Uzun uzun sohbetler ettik. Müzik adına konuştuk. Ben yeni dönemin, yeni jenerasyonun star adaylarıyla çok oturup sohbet eden biri olarak şunu net söyleyebilirim ki, hepsinin gözleri Ajda Pekkan’ın adını duyunca parlıyor.
Ve çoğundan, “Keşke Ajda Pekkan’la düet yapsak” sözlerini işitiyorum. Ve tabii bir de Tarkan’la yapmak istiyorlar. Üçüncü bir isim duymuyorum mesela.
Duyarsam ancak Sezen Aksu oluyor bu isim. Ama en çok Tarkan ve Ajda Pekkan’la müzik adına bir şeyler yapmak istiyorlar.
Bence bu detay müzik adına önemli. Neden mi?
Tıklanmalara ve sosyal medyaya kafa takan birçok kişinin bir an önce onlardan uzaklaşıp müzik adına daha kaliteli işler yapmaya çalışmaları gerekiyor.
Keza son yıllarda müzik adına ciddi kayıp var.
MESELE TÜRBANDA DEĞİL, SAMİMİYETTE
Niran Ünsal, “Para kazanamıyorum, o yüzden türbanımı çıkardım” demiş. Hiç uzatmayacağım ve size iki örnek vereceğim.
1- Kendimi bildim bileli Bedia Akartürk’ün türbanı vardır. Ve biliyor musunuz, Bedia Akartürk Avrupa’da en çok ekstraya giden, en çok konser veren ve çok ciddi hayranı olan bir isimdir. Çok sevilir, çok saygı duyulur.
2- Bir evlendirme programında gelin adayı Hanife var. Türbanı var ve üç yıldır ekranlarda. Koca bulamadı ama ünlü oldu biliyor musunuz? Nereye gitsem Hanife’den bahsediliyor. Şimdi de dizilerden teklif yağıyormuş.
Yani demem o ki, mesele türbanda değil, samimiyette. İzleyici, halk her dönem samimiyeti de samimiyetsizliği de, gerçeği de sahteyi de çok güzel ayırmayı bilir.