Cihangir'e veda
ÜÇ gündür sesim soluğum çıkmıyor, merak edenlere “Neredesin” diyenlere hemen söylüyorum: Taşınıyordum. Malum taşınmak zor iş. Bir de benim gibi üç gün içinde ev bulup “Hadi taşınıyorum” diyenlerdenseniz işiniz zor. Çok iyi koordine olmak gerek. Yedi senedir oturduğunuz evi terk ediyorsanız özellikle. Bir de yalnızca taşınmıyorsunuz, birçok yükten de kurtuluyorsunuz. Birçok eşyayı atıyor ve geride bırakıyorsunuz, bu da inanılmaz bir huzur veriyor. Taşınırken tüm dünyadan kopmadım tabii. Ver elini 5 Coctails More yaş günü kutlaması, ver elini ‘Arzu Sabancı for Koton’ daveti, ver elini Ayşe Hatun Önal albüm daveti derken koli bantlama aralarında turlarımı da yaptım. Ülkede neler olup bitti hepsinden haberdardım. Herkes “Senin gibi Cihangir âşığı biri nasıl taşınır?” diye sordu. Benim Cihangir tutkumu bilmeyen yoktur. Hâlâ çok seviyorum ama artık zamanı gelmişti. Biraz değişiklik iyidir. Tamamen koptuğumu zannetmeyin. Beni yine sık sık göreceksiniz Cihangir’imde. Taşınırken...
- Bitmeyen koli bantlama seansları, sürekli cırt-cırt sesleri.
- Kolileri bantlıyor, sonra yine hunharca o bantları açmaya çalışıyorsunuz.
- Evi topladığınız an oradan ışınlanmak istiyorsunuz.
- Ne kadar çok koliniz olsa da eninde sonunda hep bir şeyler açıkta kalıyor.
- Koliler açılınca kırılan birkaç bardağı görüp “Oh iyidir nazar çıktı” diyorsunuz.
- Sosyal medyaya hiç bakamıyorsunuz.
- Birileri sürekli “Yardıma ihtiyacın var mı?” diye soruyor. Ve evet taşınma esnasında gelen her yardım ilaç gibi geliyor.
- Diyeti unutun. Sağlıklı beslenmeyi de unutun. Ben dört gün o kadar sağlıksız beslendim ki anlatamam. Elime ne geçerse yedim. Sadece doymak için.
- Evet dört günde taşındım. Taşınacaklara Allah kolaylık versin.
- Siz siz olun iyi bir taşıma şirketi bulun. Benim taşımacılar müthişti, acayip şanslıyım.
- Ve siz siz olun iyi komşular seçin. Taşındığım mahallede en yakın arkadaşlarım oturuyor. Yine çok şanslıyım.
Merhaba Nişantaşı
BEN Cihangir’de oturuyordum ama her gün Nişantaşı’ndaydım malum. Hatta eski komşum Cenk Eren “Esin Nişantaşı sanki senin üstüne kurulmuş gibi” derdi. Çünkü beni ne zaman arasa buradaydım. Eskiden de Nişantaşı’nda otururdum. Hatta şimdinin Sofa Otel’i benim bir zamanlar çalıştığım gazetenin eski yeriydi. Orada da uzun yıllar çalıştım. Yani eski semtime döndüm diyebilirim. Hızlandırılmış bir taşınma sonrası yeniden merhaba. Hızlıca bakalım taşınma esnasında neler olmuş neler bitmiş.
‘Kaçmıyorum Esin’
ALTI senelik sessizlikten sonra ‘Selam Dengesiz’ albümünü çıkartan Ayşe Hatun Önal’ı “Sen dengesizsin, kaçarsın. Ama kaçarsan bir daha sana hiçbir şey yazmayacağım” diye tehdit etmiştim. Ayşe maşallah bu kez ilk kez yaptığı bir işin arkasında duruyor. Albüm lansmanı bile yaptı Flamm’da. Radyo programlarına gidiyor, televizyon programlarına katılıyor. E iyi bir şey bu. Bu albüm için 4-5 klip çekerse ne güzel olur.