Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Ülkemizde insanların belli bir yaşa geldiği zaman her şeyden elini eteğini çekmesi beklenir. Ne kadar gençsen o kadar iş yaparsın zannedilir. Oysa belli bir yaşa ve tecrübeye gelince daha verimli olur insan. Ama ülkemizde maalesef yaş, başarıyı ve işi belirliyor. Hatta o kadar alışılmış ki bu duruma, “Bu yaştan sonra” diye başlayan cümleler kurulur.

        Birçok kişi bu nedenle aşkı, evliliği, işi, yaşayacaklarını erteliyor. Ki bence dünyanın en saçma şeyi. Bir insan 70’inden, 80’inden sonra da âşık olabilir, çalışabilir ve üretebilir.

        Neyse efendim bu konuya nereden mi geldik; Ajda Pekkan için üretilen “Sahneleri bırakıyor”, Nebahat Çehre için de “Alzheimer” yakıştırmalarından.

        Bırakın insanlar ölene kadar sahnede, kamera önünde olsun, üretsin. Hatta aşk yaşasın. Spor yapsın, kendine baksın. Didiklemeyin insanları.

        Hem Ajda Pekkan da Nebahat Çehre de bir kenara çekilecek, işi gücü, aşkı erteleyecek, bırakacak kadınlar değiller. Bırakmasınlar da zaten. Sonuna kadar hayatı, anı yaşasınlar.

        ÇAĞLA DA O KERVANA KATILDI

        Bir Youtube kanalıdır gidiyor. Birçok kişinin kendi kanalı var artık. Çağla Şıkel de o kervana katılanlardan. Hatta bu hafta yeni kanalının tanıtımını yapacak.

        Malum internette yapılan bu programların izlenme oranları araştırılıyor. Kimine göre “Çok para kazandırıyor”, kimine göre “Kim izliyor bu kanalları” oluyor. Ama yeni nesil dönemde bu kanallar küçük küçük ilerliyor.

        O nedenle ilk açanlar şanslı olacak mı bilinmez ama ben hâlâ eski kafalıyım. İnternette bir şeyler izlemek beni yoruyor. Normal kanalı açıp, koltuğa gömülüp ekrandan izlemek isteyenlerdenim. Hem internetteki kanalların ekrandaki gibi fazla etkisi olmaz, ama bu durum yeni bir işkolu için de fena sayılmaz.

        Yeni kanal açanlar arasında Deniz Akkaya da var. İzlenme oranlarına baktım, hiç fena değil. Yakında kendi aralarında bir reyting karnesi de oluşacak bu kanalların ve programların. Çok kısa süre sonra “Kim daha çok izlenmiş” onun tartışmasını yapacağız. Bekleyin görün.

        SON GÜNLERDE ÇOK SIK DUYDUĞUM SÖZLER

        Yeni iş kararı alacağım ama referandumun bitmesini bekliyorum.

        Balayına çıkmıyoruz. Referandumun geçmesini bekliyoruz. Hayırlısıyla geçsin de öyle gideriz.

        Miami’ye gideceğiz ama referandumu bekliyoruz. Ertesi güne bilet aldım. Hemen gideceğim. Evin tadilat işleri var beni bekliyor.

        O tarihte çocuğun okulu tatile giriyor. Normalde tatile gitmem lazım ama referandumu bekliyoruz. O yüzden buradayız. Bu sene tatil buralarda geçecek.

        Sen “Evet”çi misin, “Hayır”cı mısın?

        Ben kimseye sormuyorum. “Evet” diyen de “Hayır” diyen de bizim insanımız. Ülkenin geleceği sonuçta.

        Düğünümü yapacağım, referandumu bekliyorum.

        İş anlaşması vardı. Sponsorlar referandumu bekliyor. “Geçsin öyle imzalayalım” diyorlar.

        Sponsor buldum klip çekeceğim, ama referanduma takıldı. Adamlar bir anda sponsorluklarını çektiler.

        Referandum sonrası ramazan. Ramazan sonrası bayram, bayram sonrası yaz. 2017 böyle geçecek, belli oldu.

        SİZ UYURKEN...

        Alaçatı House 44’te tuvalet sırası bekliyoruz. Önümde ve arkamda insanlar var. O an Pamela’nın bir şarkısı çalmaya başladı. Arkamdaki kız, “Aman Tanrım, en sevdiğim şarkı ve ben tuvalet sırası bekliyorum” dedi. Sonra “Gitsem mi?” acaba diye kendi kendine konuşmaya başladı. Ve tuvalet sırasından çıkıp dans etmek için içeriye döndü.

        Alaçatı’da dar bir sokak. Kızın biri geldi, “Beni ‘Siz uyurken’de yazsana” dedi. Ben de “Tamam izliyorum” seni dedim. Kız gitti, bir çocuğun elinden tuttu ve kendi etrafında çocuğu döndürüp dans etti. Sonra da bana, “’Bir kız Alaçatı sokaklarında tanı- madığı çocukla dans etti’ yazar mısın?” dedi. Şaka değil, gerçek bir andı.

        Diğer Yazılar