Vol 2: Alaçatı Ot Festivali'nde neler oluyor?
PAZARTESİ günü köşede “Festivalin İki Yüzü” isimli bir yazı yazdım. Kaçıranlar için arşivde mevcut. Alaçatı Ot Festivali bu sene sekizinci kez düzenlendi. Gidenler iki farklı amaç için gidiyor. Bir kesim gerçekten festival için, diğer kesim tamamen eğlenmek için. Yedinci kez festivale katılan biri olarak bu sene hissettiklerimi sıralıyorum.
- Bu sene festival resmen “Evet” ve “Hayır” mitingi gibiydi. Bence çok ama çok gereksizdi. Her köşeden bir marş, her köşeden bir propaganda şarkısı yükseliyordu.
- Keşke bu tarz festivallere bu tarz siyasi olayları karıştırmamayı başarabilsek ama asla başaramıyoruz. Kıyısından bile geçemiyoruz.
- Katılım oranı gerçekten çok yüksekti. Ancak festivali festival yapan birçok kişiyi gözlerim aradı. Onlardan eser yoktu.
- Arada yemek davetleri oldu tabii ki ama eskileri düşününce çok cılız, sıradan ve “Yaptık mı yaptık” şeklindeydi.
- Festival her sene biraz daha ivme kaybediyor. Yetkililere sesleniyorum: Dikkat.
Otellerin, restoranların umurunda değil
BİR yıl bekliyorsun. En çok para kazanacağın festival geliyor ama sen hiç hazırlanmamışsın. Hatta umurunda bile değil. Alaçatı’daki oteller sınıfta kaldı bence. Kiminle konuşsam hepsi otelinden şikâyetçiydi. Neler mi duydum:
1- Çok soğuktu. Klimalar çalışmıyordu.
2- Mini barlar bomboştu, su bile yoktu.
3- Sabaha karşı otele dönünce kapıyı açacak kimseyi bulamadım.
4- Barın köşesinde duran bir bardağı almaya çalışıyordum, garson “O bir senedir orada duruyor. Yıkayayım öyle vereyim” dedi.
5- Bir gece için 500 TL ödedim. Bir battaniye bile vermediler, su bulamadım.
6- Bu festivalin adı geçirme festivali olmalı. Nasıl fiyatlar bunlar? İki gün içinde harcadığım paraya inanamazsın.
Bunların hepsi bugün kazandırıyormuş gibi gösterir ama yarın hepsi kaybetmeye mahkûmdur. Haberiniz ola.
Alaçatı’da gizli ev partileri
DAHA önce Alaçatı’da hiç duymamıştım, bu sene festivalde ilk kez sabaha karşı partilerine denk geldim. Birçok kişi mekânlarda kulağıma “Bilmem nerede oda tuttuk”, “Bilmem kimin evinde parti var gelsene” benzeri davetlerde bulundu. Bu partiler genelde 03.00 sonrasında bir otel odasında ya da birinin evinde başladı. Tabii ki geçen senelerde de partiler olurdu insanların evinde, bahçesinde ama makul saatlerde başlardı ve ardından köy içindeki eğlence mekânlarına dağılırdı herkes. Fakat bu kulaktan kulağa fısıldanan gizli ev partilerini ilk kez duyuyorum. Ne kadar devam eder bilinmez ama bu festival boyunca çok kişinin katıldığını biliyorum.
Siz uyurken
- Disco’da bir grup dans ediyor. Aralarından bir kız yere çökmüş telefonla konuşuyor. Yanındaki arkadaşları da yere çöküp bir şeyler yaptı. Sonunda kız kendini yere attı.
- Alaçatı sokaklarında bir kız bağıra bağıra “Kim o kız, kendini ne zannediyor, ne saçma bir kadın o” diyor. Yanındaki adam da “Sus bağırma herkesi uyandıracaksın” diye uyarıyor. Kız asla susmuyor ve bağırmaya devam ediyor.
- Esnaf’ta kalabalık bir masa oturuyor. Aralarından bir adam DJ’in yanına gidip “Benim kızım çok güzel dans eder. Ama Arapça şarkılar çalmanız lazım” diyor. DJ de Arapça çalıyor. Gerçekten adamın kızı kalkıp dans etti ve bir ara sokak kilitlendi. Bayılıyorum böyle yetenekli insanlara, helal.