Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Yaz geliyor, sezon açılıyor, evi olan her gün kira fiyatını artırıyor. Tam Türkiye mantığı. Korkunç! Kiminle konuşsam, “Bir ay önce sorduğum evin kirası şu anda artmış. Sezonluk 20 bin istiyordu. Şimdi 30 bin istiyor” diyor. Çoğu kişi ev bulma telaşında. Ama ev sahibi olanlar, tatil yerlerinde evlerin kirasını yükselttikçe yükseltiyorlar. Ha bir de yükseltirken aynen şu cümleleri kuruyorlar:

        - Burada geçen sene futbolcular oturdu. Diğer evlerden bir farkı olacak elbet.

        - Geçen sene burada Arap turistler kaldı. Acayip yüksek fiyat ödediler. Şimdi o fiyatın altına inmek istemiyoruz. Tutacaksanız tutun. Tutmayacaksanız zaten elimizde kalmaz. Son dakika yine gelir bir Arap turist tutar.

        - Burayı çok düşük fiyata vermem. Düşük fiyata verdikçe daha da düşüyor. O yüzden hep yüksek. Gerekirse boş kalsın.

        Hadi buyurun bakalım. Türkiye’de mantık bu. Ev fiyatları her sene oturan kişiye göre değişiyor. Özellikle futbolcuların oturması fiyatı artırıyor. Çok tuhaf değil mi?

        Futbolcular demişken?

        AKLIMA takılıyordu, bir türlü yeri ve zamanı gelmemişti. Birkaç sözüm var kendilerine.

        - Gece çıktığınız zaman o elinizde tuttuğunuz kocaman uzun defter gibi Louis Vuitton cüzdanlarınızdan vazgeçseniz. Ne manasız duruyor bir bilseniz. Hayır bir de açıp o kartları göstere göstere bir hal olmanız da pek güzel görünmüyor hani.

        - O tişörtlerin yakalarını yukarıya kaldırma modası geçeli çok oldu hatırlatayım. Bir ara Burak Yılmaz farklı olmak adına yapıyordu. Maç esnasında da kaldırıyordu yakayı, ama geçti o furya. Uyandırayım.

        Ustaya bol şifa

        SON günlerde normal, sıradan hastalıkları duymaz oldum. İnsanlar direkt kötü hastalığa yakalanıyor. Adını bile anmak istemiyorum. En son Hülya Koçyiğit canımızı acıttı. Haberimiz yoktu. Sessiz sedasız Amerika’ya gidip tam da ameliyata girmeye hazırlanırken bir mesaj geldi kendisinden. Öyle bir mesajdı ki herkesten dua, güzel enerji yollamalarını istiyordu Türk sinemasının dört yapraklı yoncası.

        Sevenlerinden bir şey gizlemeyen, onlara karşı doğal olan Hülya Koçyiğit, bu sefer de farkını gösterdi. Sevenlerine, hayranlarına sarıldı yine. Sanırım ustaların da farkı bu işte. Hayranlarıyla öyle güzel bir bağ kurmuşlar ki asla yerleri dolmuyor.

        En kötü, en hassas, en savunmasız anlarında bile doğallar, samimiler. Ve inşallah daha da sağlıklı, daha da harika dönecek ülkeye. Tüm dualarımız Hülya Koçyiğit ile.

        Reina ve Şamdan

        DİLE kolay yılların Reina’sı bitti, yok oldu. 41 yıllık Şamdan da öyle. Sıradan bir gece kulübü değildi ikisi de. Yılların mekânlarıydı. Kimlerin anıları yoktu ki orada. Kimler o mekânlarda tanıştı, âşık oldu, evlendi, boşandı. Ne iş anlaşmaları yapıldı, ne dünya starlarını ağırladılar. Ne geceler yaşandı.

        Hepsini bir kenara bırakırsak bu şehrin klasikleşmiş mekânlarıydı ikisi de. Ki bir ülkenin böyle mekânları olması şart. Tüm dünyada bu böyledir. Öyle mekânlar vardır ki yıllardır dimdik ayakta kalırlar. Ama olmadı işte. Ki artık birçok mekân da ayakta zor duruyor. Çok acı. İstanbul gibi bir şehirde mekânların yok olması büyük kayıp.

        Diğer Yazılar