Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Ne çok özlemişim Yılmaz Erdoğan’ı. Uzun süredir sahnede izlemiyorum. Yani 12 yıl kadar. Önceki gün Zorlu Performans Sanatları’nda tek kişilik gösterisi “Münaşaka” nın finalini yaptı ve sonrasında kuliste bir araya geldik.

        Şimdi hem tatil hem de “Organize İşler 2” için hazırlık dönemine giriyormuş. Çabuk olsun, hemen olsun. Hatta yeni sezonda beyazperdede izleyelim. Bu arada oyuna gidemeyenler için birkaç diyaloğu yazmak istiyorum. Özellikle de dijital teknoloji ve sosyal medyaya dair güçlü tespitleri. Tam da pazar keyfi olsun. İşte Yılmaz Erdoğan’ın “Münaşaka” sından kesitler.

        - Oyunu izlemeye gelen Arda Turan’ı görünce, “Ben Playstation’da Barcelona’ya transfer oldum, iki gün kendime gelemedim”.

        - Sosyal medya çağı, her oyunda bir anket yapıyorum. Sosyal medyada hesabı olmayan kaç kişi var. Şu an burada 15 kişi çıktı. Aman akıl sağlığınızı korumaya devam edin.

        - Takipçi ne demek. Takipçi lafına sinir oluyorum. Eskiden hayran vardı. Takipçi neyin peşinde. Sürekli takipte düşünsenize, ne sinir bozucu bir şey. Bir de “trend topic” olmak falan ne sorunlu. Ben bir kez oldum, acayip yorucu bir şey topic olmak.

        - Çıraklarım son günlerde pek popüler. Özellikle Eser Yenenler pavyon açtı. Neyse kapatıyorum bu konuyu, yoksa çocuğu çok ezeceğim. Toparlayacak ama ben biliyorum.

        - Russell Crowe ile “Son Umut” filminin çekimlerindeyiz. Cem Yılmaz ile beni karavana çağırdı. “Kadın çorabı giyin” dedi, gitti. Ben Cem’e döndüm, “Dayı oğlu giyecek misin?” dedim, o da yok “Giymeyi düşünmüyorum” dedi. Hayır düşünsenize birimiz giysek çıkıp sahnede anlatacağız. Komedyeniz sonuçta. Sonra giymedik tabii. Ama üç gün sonunda Allah sizi inandırsın, Avusturya pişiği olduk. Ve gidip tıpış tıpış giymek zorunda kaldık. Sonra tabii kovboyların bütün havası gitti gözümde. Zaten gıcık oluyordum.

        ASLIHAN: İNŞALLAH ARDA TURAN: HAYIRLISI

        Yılmaz Erdoğan’ın oyununu izlemeye gelen Arda Turan ve Aslıhan Doğan’la kuliste karşılaştık. Tabii dayanamayıp, “Bu ilişki evliliğe gidiyor anlaşıldı. Demek son yazdığım doğru çıktı” dedim, Arda Turan imalı bir şekilde, “Hayırlısı”, Aslıhan Doğan “İnşallah” dedi.

        Tabii ki her şeyin hayırlısı. Böyle ilişkilere pek girilmez. Ne olacağı da belli olmaz. Yarın da evlenebilirler, ama ayrılabilirler de. Özellikle Arda Turan’ın aşk meşk ilişkilerine hiç kafa yorulmaz. Şahsen ben artık bıraktım. Yani Arda’yı eleştirmeyi bıraktım. Yarın başkasıyla duyabiliriz. Çünkü arz-talep meselesi bu.

        Kadınlar istiyor, Arda da yaşıyor. Arda istiyor, kadınlar geliyor, gidiyor. Ve şöyle bir durum var ki Arda Turan çapkınlığını hiç saklamıyor. Önemli olan bunu kabul edip elini yeniden tutabilmek.

        Onu tanıdıkça anlıyorum ki gerçekten doğru kadını arıyor. Bulursa da kimseyi dinlemez evlenir, hatta hemen baba olur. Ha bu arada doğru kadın böyle bulunur mu? Tabii bulunmaz. Ama şu an olduğu durum bunu gerektiriyor, Arda ne yapsın?

        ATILGAN’IN TEK SUÇU POPÜLERLİK

        Hani geçen gün “Siz Uyurken”de İzmir’de yaşanan bir olayı yazmıştım. Hatırlamayanlar için küçük bir özet geçeyim. Gece kulübünde siyah taytlı, beyaz botlu bir kız, “Sigaramı yakın beee, Atılgan’ın motorlarıyla kavga edeceğim” diye bağırmıştı. Tuvalette yere oturarak iki kıza gözünü dikmiş ayırmıyordu.

        İşte o kızın sorununu gelen mesajlardan öğrendim. “Siz Uyurken” notunu okuyan birçok kişiden mesaj geldi. Meğer o kız takılmış Atılgan’ın peşine, o nedenle onun arkadaşlarına saldırıp kavga ediyormuş. Siz siz olun dikkat edin, Atılgan pek popülermiş İzmir’de. Kim selam verse kurtuluşu olmuyormuş. Aman siz siz olun Atılgan’a selam verirken dikkat edin diyorum.

        Diğer Yazılar