Sıla ve Ahmet hayalleri yıktı
BU aşk ilk duyulduğunda:
1- Hayır! Sıla ve Ahmet Kural mı, nasıl olur?
2- Şaka yapıyorsunuz herhalde. Olamaz ya! Hiç yakışmıyorlar.
3- Sıla hayallerimi yıktı. Sıla nasıl olur Ahmet Kural’la?
4- Ne zıt bir ikili!
5- Şakadır şaka, geçer biter gibi yorumlar yapıldı ve yapılmaya devam ediyor.
Tek bir soru soruyorum. İyi de arkadaşlar bu adamın filmleri rekor kırıyor, sokakta kadınlar görünce çığlıklar atıyor, bir mekâna gidince etrafı sarılıyor. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?
Hem ne demiş atalarımız; gönül bu, ferman dinlemez.
İnsanımızda sevgi kırıntısı dahi kalmamış
DENİZ Seki yıllar sonra basın mensuplarının karşısına çıkıp “Ne olur canımı yakmayın” dedi. İçten, olduğu gibi, bunu istedi. Çünkü canı yandı, cezasını çekti, bedelini ödedi. İnşallah Türk halkı bunu anlar ama biraz zor gibi görünüyor. Neden mi? Çünkü mesajlar durmuyor.
KÜFÜR VE HAKARET BİTMİYOR
Uyuşturucu kullanan bir kadını alkışladığımız, onu sevgiyle karşıladığımız için bizden nefret ediyorlar. Küfür ve hakaret bitmiyor. Artık gelen mesajlardan ben utanıyorum. Düşünün onlar yazarken utanmıyor. Mesaj bölümünü kapattım. Size hepsinden söz etmeyeceğim ama tek bir mesaj örneği vereceğim.
Bir anne, “Benim 11 yaşında bir kızım var. Deniz’i televizyonda görünce ‘Kim anne bu?’ dedi. Ben de ‘Uyuşturucu satıcısı’ dedim. Kızım da ‘Neden izletiyorsun bana bu kadını?’ dedi” diye uzun uzun yazmış. Gerisini yazmaya elim gitmiyor. Düşünün, bir evlat yetiştiren anne!
O ANNEYE SORUYORUM
- 11 yaşındaki kızının önünde kocaman bir hayat var. Eğer yanlış bir şey yapsa bir gün konu-komşu kendisinin Deniz Seki’yi görünce verdiği tepki gibi sert bir tepki verse hoşuna gider mi?
- Toplum tarafından kızı dışlansa çok mu hoşuna gider?
- Kızının kötü bir alışkanlığı olsa onu sokağa mı atar, yüzüne mi tükürür, yoksa sevgiyle o alışkanlığından vazgeçirmeye mi çalışır?
- Bir insana “Sen böylesin, sen suçlusun, sen katilsin, sen delisin, sen zayıfsın, sen kilolusun, sen çirkinsin, sen osun, sen busun” dendiği zaman daha da kötü bir psikolojiyle etrafa saldırdığını bilmez mi?
Bu soruları uzatabilirim. Sonuç olarak kendisi bir anne ve evlat yetiştiriyor. Her şeyin sevgiyle çözüldüğünün farkındadır. Bir insanı sevgi iyileştirir. Lütfen biraz sevgi! Deniz olayı bir örnektir. Her olayda bu reaksiyon veriliyor. Hangi ara bu kadar sevgisiz olduk ben artık çözemiyorum.
Bir zeytin ağacı servet demek
CUNDA Zeytin Hasadı Festivali’ne gittiğim zaman daha bir âşık oldum zeytine, zeytin ağaçlarına, zeytinyağına. Hele de Cunda’da karşılaştığım 90 yaşındaki bir dedenin zeytin ağacıyla ilgili anlattıklarını dinleyince... 90 yaşındaki dede “Biz yok oluruz, zeytin ağaçları yok olmaz. Susuzluğa tek dayanan ağaç zeytin ağacıdır. Bir mahallede tek bir zeytin ağacı olsun, o mahallenin karnı doyar. O kadar kıymetlidir, o kadar şifalıdır, o kadar değerlidir” demişti.
Zeytin hayat demektir, gelecek demektir. Bir de ben hatırlatayım istedim.