'Taş Devri insanları gibi beslenmek gerekiyor'
İlla her şeye burnumu sokacağım. Çocuklarına fazla ilgi gösteren, dünyada sadece kendi çocuğu varmış gibi davranan, çocuklarına fazla yemek yediren anneleri-babaları yazan, didikleyen ve bunun için de pek çok kez eleştirilen bir gazeteci olarak Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şirin Gencer’le karşılaşınca sordum da sordum...
‘KİLO, 0-1 YAŞ ARASINA ÇOK BAĞLI’
- Yemek tadımızı 0-1 yaş arası mı etkiliyor?
Aynen öyle. 0-1 yaşta beslenme çok ama çok önemli. Çünkü ağız tadı orada gelişiyor. Ne yemeye alışırsan, neredeyse hayat boyu onu yemeye başlıyorsun. Doğal ve sağlıklı beslenirsen hayat boyu onu arıyorsun. Bazı insanlar “Asla patlıcan yemem” der. Tamamen 0-1 yaş arasıyla alakalı.
- Obezite ve kilo sorunu gibi her şeyin başlangıcı yani...
Aynen öyle. Kilo, 0-1 yaş arasına çok bağlı.
- Türk annelerinin çocuklarına fazla yemek yedirdiklerine şahit oluyorum. Neden böyle?
Anne “Acaba eksik mi yedirdim?” diye suçluluk duygusu duyuyor. Yetiştirme tarzımızda beslemek çok önemli gibi bir yer edinmiş. Aslında kaşıkla besleme değil bebeğe mümkünse kendi yiyebileceği şekilde önüne koyup boğulmayacağı sertlikte yedirmek şart. Bir de masada oturması ve minik minik çiğneye çiğneye, uğraşa uğraşa kendi kendine yemesi gerekiyor. Bebeğe bebek püresi yap, ayrı yemek pişir, öyle bir şey yok! Doğaya bakmak gerek. Kuş ağzında çiğniyor çiğniyor, yavrusuna yediriyor.
‘AZ VE YAVAŞ YİYEN UZUN YAŞIYOR’
- Bizde zayıf olunca sağlıksız gibi algılanıyor.
O algıyı değiştirmek gerek. Zayıflık bir hastalık değil. Az yiyen, yavaş yiyen uzun yaşıyor. Kanserden yüksek tansiyona, kalp hastalığından eklem hastalığına kadar her şey kilodan geliyor.
- Neden çocuklarını bu kadar yanlış koruyor anneler?
Bir şekilde anne çocuğuna baktığı zaman zayıf olarak algılıyor. Algısı yanlış. Çocukları sürekli beslememek gerekiyor. 3 ara, 3 ana öğün olmamalı. Yetişkinler gibi beslenmeli.
- Ara öğün son yılların modası değil mi?
Evet işte o ara öğünler işin içine girince bir anda kilo almalar başladı. Arada bir şey yememek gerekiyor. Çocuklar ara öğün yemezse atıştırmamaya alışıyor. Yemeğe oturduğu zaman ne varsa önünde onu bitirir.
- Çocuklar hep zor yer. Anneler de genelde ağlata ağlata yemek yedirirler...
Bu kesinlikle hata. Neden bir Fransız’ın ya da Alman’ın çocuğu zorla yemiyor. Önüne yemek konuluyor. Yedi yedi, yemedi kalkıyor. Yemedi diye makarna, köfte, pilav gelmiyor. Bizde çocuk verilen yemeği yemeyince yiyeceği bir yemek yapılıyor onun için. Büyük yanlış!
- Ne yemeli çocuk?
Kaba olarak doğal beslenmeleri gerekiyor. Taş Devri’nde insanlar nasıl yiyorlarsa şimdi de ondan farksız yememeleri gerekiyor. Ama tabii bunlar çocuk. Arada paketteki bir şeyi yiyebilir ama her gün olmamalı. Haftada bir gün. Her gün bir yaramazlık yapma hakkı olmamalı. Mevsimine göre yiyecek olmalı. Organik alabilirse alacak ama alamıyorsa stres yapmayacak. Pazara gitmek iyi bir şey. Çocukla birlikte gitmek de iyi.
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şirin Gencer
‘RUHUNU KORUYAN ÇOCUKLAR YETİŞTİRİN’
- Son olarak anne ve babalara neler söylemek istersiniz?
Dünyayı iyi şeyler beklemiyor. Buna rağmen mutlu, huzurlu olabilen, kendine bakabilen, ruhunu koruyan çocuklar yetiştirsinler. Hayvanlar âlemine bakmaları yeterli. Kuş yavrusuna uçmayı, avlanmayı öğretiyor ve belli bir düzeye geldiği zaman “Artık uç, avlan, kendine bak” durumu var. Dünyada hiçbir hayvan türü sonsuza dek yavrusuna yemek taşımıyor, sonsuza dek onu korumuyor. Herkes büyüdükten sonra bunu kendisi için yapmalı. Kızları da erkekleri de böyle yetiştirmeliler ki anne evinden çıkınca sudan çıkmış balığa dönmesinler.
'BİRÇOK HASTALIĞIN TEMELİNDE BESLENME VAR'
- Çocukların agresifliği yemekleriyle orantılı mı?
Tabii ki. Şekerli ve paketli ürünler çocukları çok etkiliyor. Fazla kalorili ve uykuyu bozuyor, dikkat dağıtıyor. Dikkat bozukluğundan otizme kadar birçok hastalığın temelinde beslenme var. ‘Taş Devri insanları
‘DENGELİ YEMELİYİZ’
- Yeme-içmenin varlıkla alakası var mı?
Hayır. Çok varlıklı insanlar beslenmeyi hiç iyi bilmiyor. Yemekler ruh yapımızı bile etkiliyor. Mesela bebekler için süt çok önemli. Annenin “Sütüm gelmiyor, çocuğum doymuyor” diye sütü bırakması çok büyük hata! Her şeyden yenilmesi gerekiyor. Hayvanlar ot oburlar ve her şeyi yiyen diye ayrılıyor. İnsanlar ise her şeyi yiyen hayvan olarak ayrılıyor. Bunun anlamı şu: Biz mümkün olduğu kadar her şeyi yiyeceğiz ama dengeli yiyeceğiz.
‘ÇOCUKLAR KALORİLERİNİ EKMEKTEN DEĞİL YAĞDAN ALMALI’
- Ekmek masum bir yiyecek değil mi?
Beyaz ekmeğe mümkün olduğu kadar hayır! Çocukların kalorilerinin çoğu kısmını ekmekten değil de yağdan almaları daha doğru. Yağ deyince zeytinyağı, tereyağı, yararlı olan tüm yağlar... Ve karbonhidratı kesmek çocukluktan itibaren gerekiyor. Mesela et yedin, yanında koskocaman bir salata ya da sebze. O öğünde pilav, makarna, ekmek olmamalı. Ekmek en az, minimum, o da belki sabah kahvaltıda. Çocuk diye sınırsız ekmek yemeye hakkı yok. Çünkü karbonhidrattan beslenme şeker hastalığı ve obezite yapıyor.
- Anneler çocuk seviyor diye ekmek veriyor bol bol...
Evet ama kötülük yapıyor bunu yapan. Ensülin direnci oluşturuyor. Vücuttaki tüm vitamini alıyor. Biyotinden tutun D vitaminine ve demire kadar ciddi bir sorun yaratıyor. Dünyanın yüzde 50’sinde kilo sorunu var. Kilo eşittir kısa yaşamak, sağlıksız yaşamak. Bir de aynı zamanda uzun yaşasan da bir sürü sağlık sorununu getiriyor.