Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        NORMALDE neşe dolmamız lazım ama nasıl? Akıl almaz bir ilişkiye tanıklık ettik, Vatan Şaşmaz’ın cinayetinden sonra “Vatan şaştı” diye iğrenç bir espriye maruz kaldık. Her gün kan, vahşet. Arakan’da olanlar ortada. Yer gök birbirine giriyor. Gökyüzünden taş yağıyor. Her sabah “Acaba uyurken ne oldu” diye hemen telefonu elimize alıyoruz. Gerinmek, esnemek hak getire. Öyle şeyler mi vardı? Onlar hayal.

        Acaba bugün hangi klavye kahramanı yalan yanlış yazı yazıp iftira atacak?

        Acaba bugün hangi sansasyonel haber patlayacak?

        Acaba acaba acaba... Diye diye bir bayram daha geldi. Oysa bayram demek küslerin barışması demek. Neşe dolmak demek. Çocukların gözlerinden, büyüklerin ellerinden öpmek demek. Kocaman aile masalarında buluşmak demek. Huzur dolmak demek. Ekranda Şener Şen, Kemal Sunal, Kadir İnanır, Türkan Şoray filmleri izlemek demek. ‘Hababam Sınıfı’nın altını üstüne getirmek demek. Bunları yine yaparız ama huzur olmadan tat kalmıyor ki. Yavan, sıradan tatsız tuzsuz bayramlar ekleniyor hayatımıza. Her bayram biraz daha huzursuz geçiriyoruz. Yine de en güzelinden

        İYİ BAYRAMLAR

        Her şeye rağmen en güzelinden sağlıkla, huzurla, dostla, barışla bir bayram geçirelim.

        Küslerin barıştığı.

        Kardeşliğin yeniden hatırlandığı.

        Dil, din, ırk ayrımı yapmadan herkesin selamlaştığı, bayramlaştığı.

        Hayvanlara eziyet edilmeyen, onların da canlı olduğunun hatırlandığı.

        Kurban kesmenin kurallarına riayet edildiği.

        Çocukların güldüğü, koştuğu, eğlendiği... Güzel bir bayram olsun inşallah. Kurban Bayramı’nız kutlu olsun.

        ŞEHİRDE TATİL

        Bayramlarda şehirde tatil yapmayı seven biriyim. Takip edenler bilir bayram günü mutlaka memleketim İstanbul’a dönerdim. Bu bayram Alaçatı semalarındayım ama İstanbul’da kalanlar için de harika seçenekler var unutmayın. Ben İstanbul’da olsam giyerdim spor ayakkabılarımı bir güzel yürürdüm. Her yere yürüyerek giderdim. Boğaz’ın tadını çıkarırdım. Kalabalık diye gidemediğim her yeri arşınlardım. Siz de yükünüzü hafifletin. Rahat bir kıyafet ve ayakkabıyla İstanbul’u yaşayın derim.

        ESER YENENLER MEVZUU

        Önceki gün “Bir dost tavsiyesi” başlıklı bir yazı yazmıştım. Çok tebrik geldi o ayrı ama o yazının yazılmasının nedenini anlatacağım. Şöyle ki Eser Yenenler Gizli Kalsın’da sürekli sahneye çıkıp uzun süre inmiyor. Malum küçük yer. Hepi topu 80 kişi içerde. Çoğu da Eser’in dostu, arkadaşı. O yüzden kimse rahatsız olmuyor. Olanlar da ses edemiyor zaten. Olay başka mekâna sıçrayınca iş değişiyor. Geçen hafta da Alaçatı’daki Köyün Delisi’nde Zeynep Bastık’ın sahnesine çıktı Eser. Mikrofonu bir türlü bırakmayınca mekândakiler yuhalamadı ama “Zeynep Zeynep Zeynep” diye tempo tuttu ve “Hadi artık in aşağıya” dedi kısaca. Ben de oradaydım. Eser’i gayet net izledim. Ne yaptığını anlamaya çalıştım ve onun üzerine “Dost meclisi dışında şarkı söyleme, o sahnede yaptığın esprileri dostlarının arasında yap” dedim. Olay budur. Neyse dağılabiliriz..

        Diğer Yazılar