Aklımız, kalbimiz hep Afrin'de
UYUYORUZ, uyanıyoruz, yemek yiyoruz, geziyoruz, gülüyoruz, televizyon izliyoruz. Gidiyoruz, geliyoruz. Ama akıl, mantık, düşünce, fikir, beyin, kalp her şey aslında Afrin’de. Biz rahat uyuyalım diye bizim için canını ortaya koyan Mehmetçiklerimizde. Acı haberler geliyor, midemize kocaman bir yumruk iniyor. Allah analarına, babalarına, ailelerine sabırlar versin. Mekânları cennet olsun. Çok tuhaf acılar, çok tuhaf günler.
***********
ŞÜKÜR SERDAR EYLEME GEÇTİ
GÜNLERDİR “Çağırsa koşa koşa giderim”, “Ebru’yla küsüz ama aramadı”, “Ben bir kabahat işledim. Ebru çok haklı, bana küs” gibi konuşuyor da konuşuyor Serdar Ortaç. Ben de birçok kişi gibi eleştirip “Hatalı insan karşısındakinin gönlünü almak için yapmadığını bırakmaz. Konuşacağına kalk kapısına git, bir şey yap. Kovacak değil ya” diyordum. Şükür önceki gün Serdar Ortaç eyleme geçmiş, Ebru Gündeş’i dinlemeye sahneye davet edilmiş.
Ortaç, topu hemen kaleye atmak istercesine “Ebru, ben bir kabahat işledim. Ama küs olmadığımızı bir açıklar mısın?” diyor. Yani “Aslında küs değiliz. Basın bu hale getirdi” demeye çalışıyor. Gündeş de basına malzeme vermeyecek ya, ekstra çabalıyor ve hatta Ortaç’ın tezini çürütürcesine “Değilmişiz” diyor. Serdar’ın topunu aslında tekrar Serdar’a atıyor. Kale de aslında boş kalıyor.
Tabii artık Ebru Gündeş ve birçok ünlünün mimiklerini okuyabilen biri olarak imalı söylüyor “Değilmişiz” sözünü. Serdar Ortaç yine istediğini alamamış çok iyi anlamda gibi geliyor bana.
***********
‘NEREDEN BİLECEKSİN’
AHMET Kaya şarkıları günden güne anlam kazanıyor. Daha da kendini özletiyor. Daha bir başka güzelleşiyor. Son günlerde dilimde hep Ahmet Kaya’nın 1998’de çıkardığı ‘Nereden Bileceksin’ şarkısı var.
Deniz Seki, People sahnesinde de söylüyor şarkıyı. Her hafta sırf o bölümü izlemeye bile gidebilirim. Nasıl içten, nasıl yürekten seslendiriyor şarkıyı. Keşke albüme okusa. Keşke o duyguyu herkes dinlese. Ve evet “Siz benim neler çektiğimi nereden bileceksiniz”, başka söze gerek var mı? Ahmet Kaya’ya selam olsun.
***********
GECELERİN DEHA’SI
UZUN zamandır Dutluk’ta sahneye çıkıyor Deha. Kapılarda kuyruklar oluşuyor. Herkes belli bir saatten sonra Deha’ya koşuyor. Gece hayatının Deha’sı diye bir gerçek var. Ahmet Kaya günleri yapıyor, mekân tıklım tıklım.
Önce Nişantaşı’nda küçük bir dükkândaydı. Ama yetmedi, oraya sığmadı, şimdi daha büyük bir dükkâna geçti.
Peki Deha’nın sırrı ne?
- Bir kere hiperaktif, sahnede 2 saniye yerinde duramıyor.
- Yaşıyor, yaşatıyor, şarkıların adeta içine giriyor.
- Coşuyor, coşturuyor arada mikrofonunu herkese uzatıyor.
- Kendisini dinlemeye gelenlerin çoğuna ismiyle hitap edecek kadar yaşanmışlığı var. Anıları var, espriler yapıyor.
- Her türlü havaya giriyor, dinleyenlerini de o havanın içine hemen sokuyor.
- Onu izlemekten başka bir şeyle ilgilenemiyorsunuz. Enerjisiyle ilgi odağı oluyor.
- ‘Erik Dalı’ndan girip ‘Vazgeç Gönül’den çıkıyor. Ardından ‘Başım Belada’ya girip oradan ‘Senden Daha Güzel’e bağlıyor.
- Sahneye her saniye hâkim. Kim ne yaptı, ne yapıyor, her şeyi görüyor.
- Sahnenin hemen sağ duvarına koyduğu aynaya sık sık bakıp “Megolamanım ben” diyerek pozlar içine giriyor.
- 1 oğlu, 2 kızı ve eşi Aslı’ya sık sık şarkılar armağan ediyor.
- Şarkılarla ‘nereden nereye’ misali hikâyesini anlatıyor. Yani 5 kuruş parası olmadığı günlerden para kazanma hikâyesine uzanan anılarıyla dinleyicilerini kâh düşündürüyor, kâh güldürüyor. Ve ardından “Sen benim neler çektiğimi nereden bileceksin?” diyerek Ahmet Kaya’ya bir kez daha selam çakıyor.