Eşcinsel olmayan sanatçısı Bedük ve Tarkan
Artık erkekler değil kızlar skor peşinde
Eylül'de Bodrum'da aşk başkadır deyip biraz, romantik takılacaktım ama gördüklerim beni romantizimden uzaklaştırdı. İçkinin su gibi tüketildiği dakikalarda kadın gözüne kestirdiği adamın yanına gidip bir gülücük atıyor ve seksi şekilde dans etmeye başlıyor. Sonra, kadın 'Seni istiyorum' anlamında bir sarılma hamlesi yapıyor ki, sonrası malum, yatakta son buluyor. Sabah ise, 'Bay bay.' Artık yeni bir gün ve yeni hedefler var sırada. Maalesef bir kaç muhabbete de kulak misafiri oldum, "Ben daha dört kişiyle yatabildim" diyenden tutun da, "Ben rekorumu tatil sonunda açıklayacağım" diyene kadar. Bunun yanısıra beğendiği bir çocuk ile üç gün aynı yatakta yatıp hiç sevişmeyen kadın da garip karşılanıyor. Arkadaşları hemen, 'Ee nasıldı, seviştiniz mi?' sorularını yöneltiyor. Kadın, 'Hayır' deyince. 'Nasıl yani. Yok yalan söylüyorsun' deyip bu sefer de erkeğin ağzı aranmaya başlıyor. Yada erkeğin 'gay' olduğu düşünülüyor. Ne tuhaf eskiden hemen yani ilk gece, sevişmek ayıptı. Ama artık hemen sevişmemek ayıp karşılanıyor. Şu çok net görülüyor ki, erkekler artık hiç bir kadını elde etmek için uğraşmıyor. Çünkü artık erkekleri kadınlar istiyor, birlikte oluyor ve sonra da bitiriyor. Olay bu kadar kısa ve net. Artık her şey yatakta başlıyor ve bitiyor. Uzatmaya gerek yok.
Bengü tamamdır
Eylül'de Bodrum başkadır. İster skor peşinde koşan kızlar, ister seks yuvası haline gelmiş Gümbet barları ve Catamaran. Hepsi bir yana yıldızların altında hele de güzel bir sesi dinlemek sizi çok başka yerlere götürebiliyor. Bodrum'un içinde New Hause'u tıklım tıklım görünce şaşırdım. 'Kim var burda' dememe kalmadan o kalabalığı yarıp içeriye girdim ki, sahnede yakışıklı hoş bir adam şarkı söylüyor. Meğer daha önce şarkı yarışmalarında yer alan Faruk Emre'imiş. Faruk dansı, sesi ve sahneden yaydığı elektrik ile herkesi büyülüyor. Söylenenlere göre yazın Bodrum da en çok işi o yapmış. Tabii Faruk Emre'yi en çok dinleyenler arasında genç kızlar var. Gözlerini sahneden ayıramıyorlar. Bende ne yalan söyleyeyim yıldızların altında bir anda aşık olduğumu farkettim. Kime derseniz bilmiyorum. O anlık bir şeydi sanırım! Bu arada, Bodrum tatilinin en güzel yanı Neşe ve Serhat Gelendost'un hem keyifli yemekleri hem de unutulmayacak sohbetleriydi. Eğer sosyetik beachlerden sıkıldıysanız Yalıkavak Spor Derneği'nin kurduğu beachi şiddetle tavsiye ediyorum. Ve Bodrum'da en çok dinlediğim daha doğrusu her yerde en çok çalan Bengü'ydü. Hiç abartmıyorum, duyduğumu söylüyorum. 'İki Melek' ve 'Kocaman Öpüyorum' her yerde çalıyor. Bengü, 'Doğru bir albüm yaptım. Yavaş yavaş ısınacak' derken ciddiymiş. Çünkü bu yaz herkesi şaşırttı ve sürekli şarkıları ile adından söz ettirdi. Tabii bir de polemiklere girmemesi de çok hoştu doğrusu.
Siz uyurken
- Tünel 02:00'de bir kız yanımızda olan Ozan isimli bir arkadaşa gelip arkadan sarıldı. Ozan'da kızın arkasından, "Ah şu sarhoş kadınlar" ve ekledi, "Geceleri artık bu sarhoş kadınlar yüzünden çekilmez bir hal aldı" dedi. Hanımlar dikkat!
- Asmalımescit 04.00'de bir çift ellerinde bira şişeleri şarkı söyleyerek gidiyor arada da gülme krizine giriyorlar. Bir ara kız dengesini kaybedip düşünce çocukta onun üzerine düştü. Dünya umurlarında değil. Öpüşmeye başladılar. Görüntü çok romantikti ancak, düştükleri yer tam çöplerin yanı üstelik torbalardan dışarıya çıkan çöpler de yerde olunca romantizm bir anda kayboldu.