İndirime rağmen Avrupa kapıları kapandı
Ünlülerin en güvendiği yerlerden biri Avrupa konserleridir. CD'lerini alır, en lüks otelin kral dairesinde kalır, 10 şarkı söyler binlerce euroyu cebine koyup memlekete dönerler. Artık bu paralar yok, artık bu ilgi alaka da yok. Eskiden kış geldi mi, ünlüler ayını Avrupa'nın çeşitli yerlerinde konser vererek geçiren ünlülerimiz aldıkları paralarda indirim yapmalarına rağmen iş bulamıyorlar. Eskiden Avrupa'da bir sezon boyunca 50-60 konser veren Serdar Ortaç bile bu kış sekiz işe gidecekmiş. Ajda Pekkan bu sene üç konser verecek Almanya'da, Sezen Aksu ise inzivaya çekiliyor. Hiç yurt dışı konseri yapmayacak. Bu arada Sezen Aksu'nun inzivası hiç de öyle kısa değil. Çok uzun süre ortalarda yok söyleyeyim. Ferhat Göçer bir dönem 50 bin Euro alıyordu Avrupa konserinden şimdi 20 bin euro istiyormuş. Yani anlayacağınız yurt dışında konser veren birçok ünlü fiyatlarında büyük indirimler yapmışlar. indirim yapmayan bir tek Tarkan var. Oda hala 100 bin euro istiyor ancak bu parayı veren çıkmıyor. Bu parayı Tarkan'a bir tek Kıbrıs ve Rusya'dan ödüyorlar. Mesela geçen hafta Tarkan Kıbrıs Lefkoşa'da konser verdi. 250 bin TL almış. Biletlerde 25 TL'ye satılmış. Tabii bu bi belediye konseriydi. Yani bir organizatörün düzenlediği konser değil. Zaten öyle Avrupa'da da büyük salon konserleri kalmadı işte. Eskiden, ünlü sanatçılar büyük konserler verirdi. Öyle küçük disko konserleri değil bildiğiniz büyük salon konserleri olurdu. Büyük paralar dönerdi bu konserlerde ama bir o kadar da bilet satılırdı ve tıklım tıklım olurdu. Mustafa Sandal, Güney Kore'den, Dubai'ye kadar büyük salon konserleri vermişti. Bütün dünyayı dolaşmıştı. Yani anlayacağınız artık bu konserler hayal oldu. Yalnızca bu konserlere katılan gazeteciler, organizatör ve menajerin biraraya gelip yemek muhabbetlerinde konuşuluyor.
Kemal'in çok amaçlı evi
Kemal Doğulu geçtiğimiz yıl yeni yaşını Asmalımescit'deki evinde kıyafet balosu şeklinde kutlamıştı. Bu zaman zarfında bu evde çeşitli partiler ve buluşmalar yaşandı. Hatta Kemal, gecenin bir yarısı benim saçlarımı da bu evde kesti. Daha sonra 'Uzayda Aşk Var' isimli kendi klibini de bu evde çekti. Klip çekimi günü o eve yaklaşık 80'e yakın kişi girdi çıktı. Aradan bir ay geçti Sıla'nın en seksi ve en güzel gözüktüğü klibi 'Yara Bende'yi de bu evde çekti. İki gece önce de 50 kişilik küçük bir doğumgünü partisini de bu evde verdi. Doğumgünü partisinde üç yıldır olduğu gibi Kadir Doğulu ve Hande Yener'de yıldönümlerini kutladı. Ve daha sonra bu küçük parti küçük bir Hande Yener konserine döndü. Hande'nin şarkıları ile hepimiz çoştuk. O kadar çoştuk ki, gecenin bir yarısı kapıya iki polis gelip gayet nazik bir şekilde, "Müziğin sesini kısar mısınız?" dedi. Bunca yıl oysa ki, polis bizi hiç yoklamamıştı. Tuhaf ama bu olay moralleri hiç bozmadı. Ve cümbür cemaat Kemal Doğulu maskeleri ile Tekyön'e gittik. Yüzümde Kemal Doğulu maskesiyle dans etmek ve hatta istenmediğim yer olan tuvalete girmek de çok keyifliydi. Okuyanlar hatırlayacaklar, Tekyön tuvaletlerinde bir kadın olarak başıma gelenleri geçtiğimiz haftalarda yazmıştım. Neyse ve karar verdim ki, bundan böyle gecelerde başka birinin yüzü ile dolaşacağım.
Kadın banyo yapmadı kumara geri döndüm
Best Model Türkiye'de jüri üyeliği yapmak için üç günümü Kıbrısta geçirdim. Kıbrıs hep aynı. Hafta sonu kaçamak yapmak ve kumar oynamak isteyen çapkın erkeklerle dolu. Hele dönüş uçağında 3-5 kadındık desem yeri var. Merter tekstil dünyasının tüm erkekleri o gece o uçaktaydı. Hele arkamda oturan bir erkeğin konuşmaları ise üç gün sonuna damga vurdu. Benim uyuduğumu sanan çapkın bey, yaptığı marifetleri yanındaki arkadaşına anlatıyordu. Konuşma aynen şöyle oldu; "Casino da bir kadınla tanıştım. Hemen arabayı çağırdım. Ve benim kaldığım otele gittik. Odaya girer girmez, kadına, 'Banyo yap' dedim. Oda banyoya girdi. Beş dakika sonra üzerinde bornoz ile çıktı. Ama ben kontrol etmek için banyoya girdim, ne sabun kullanılmış ne de yerler ıslanmış. Neyse hadi 'Takmayayım kafama' dedim içeriye gittim. Kadın bana dokunmaya başladı. Çok da güzeldi ama yok içim kaldırmadı. Hadi kalk dedim ve hemen odadan çıktık. Ben tekrar kumar oynamaya gittim. Yok ağbi kadın banyo yapmadı o yüzden para kaybetmek daha cazip geldi" dedi. Konuşma bitince yerimden şöyle doğruldum, o bey ile göz göze geldim. Benim uyumadığımı görünce yüzü kızardı ama anlatmaya devam etti. Daha sonra o bey ile free shop'ta karşılaştım. Telefonla konuşuyordu, "Karıcığım hangi parfümü istiyorsun" !..
Siz uyurken
- Longtable'de 02.00'de "Anne o çocuğu beğenmedim, zorlama beni", anne, "Gayet nazik ve iyi bir çocuk. Bence bu kadar katı olma", kızı, "O zaman sen ilgilen" deyip çıkıp gitti. Kadın da kızının peşinden.
- Nişantaşı Aşşk Cafe'de 00.00'de iki kız oturmuş şarap içiyordu. Tam kalkmaya hazırlanıyorlardı ki, bir bey yanlarına gelip, "Uzun süredir sizi izliyorum, çok içtiniz ve yalnızsınız. İzin verin evinize bırakayım" dedi. Esmer uzun saçlı kız, "Yok Allah korusun" diyerek tersledi. Adam ısrar etti ve kartını uzatıp gitti.
- Asmalımescit Otto'da 03..00'de herkes kapının önünde sigara içiyor. Genç bir adam kapının önüneoturmuş, bacak bacak üstüne atmış, elinde bir bira vardı. Ancak kafası önü düşmüş ve uyuyordu. Kimse onunla ilgilenmedi.
- Salomanje'de 01.00'de kız arkadaşını arayıp, , "Ya hadi kalk gel Beşiktaşlı Ferrari burda. Ya Tanrı erkeği yaratmış, acayip bir şey. Gel kesin ayarlarız ben karşısına oturdum, adamdan gözlerimi ayırmıyorum. Çabuk gel" dedi ve gülmeye devam etti.