'Vicdanı Allah'ın çipi olarak düşünürüm'
Sezen Aksu'nun Başbakan'ı telefonla arayıp açılıma destek vermesini günlerce konuştuk. Hatta Sezen Aksu'nun ağzından bir yanıt alabilmek için tüm gazeteciler gibi ben de sürekli telefon edip sordum. Ama o sessiz kaldı. Hadi bunu da geçtik, Sezen Aksu ile röportaj yapabilmek için hala sırada bekliyoruz. Ama Sezen Aksu ne yapıyor; kimseye röportaj vermiyor. Ya da biz öyle öyle zannediyoruz. Ama bu yılın başında, Japonya'daki Yomiuri Shimbun Gazetesi'nin tüm sorularını içtenlikle yanıtlamış. Mesela, "Kürt halkının sorunlarıyla da yakından ilgilisiniz. Bunun sebebi nedir?" sorusuna, "İnsanla ilgiliyim. Kimse kendini seçerek dünyaya gelemediğine göre, insanı insandan üstün tutmamızı gerektirecek hiçbir veri yok elimizde. Tam tersine, bütün kutsal kitaplar ve inanışlarda bu eşitlik yüceltilmiştir. Bu tamamen vicdani bir durum. Bazen kendimizi çok gelişmiş birer bilgisayar, vicdanı da Allah'ın çipi olarak düşünürüm. Bir şarkımın da son cümlesidir: 'Vicdan ilahi bir takiptir' diye yanıt veren Sezen Aksu, "Başbakan'ı arayarak açılıma destek verdiniz. Hangi duygu ve düşüncelerle böyle bir karar aldınız?" sorusuna "Şu ana kadar verdiğim cevaplar, sanırım hayata nasıl baktığım, nerede durduğum konusunda bir fikir vermiştir. Sayın Başbakan'ı aramam, bu bütünün içindeki duygu, düşünce ve davranışlarımın bir devamıdır sadece" diyor. Kendisini eleştirenlere ise, "Daha önce de inandığım şeyleri dile getirdiğimde ya da yaptığımda benimle aynı fikirde olmayanlar kendi tepkilerini verdiler. Bu da onların hakkı. Burada üslup önemli, fazla sert kaçanlar olmadı değil. Bence öfke kontrolü hepimizin öğrenmesi gereken ve insanı geliştiren bir şey" diye yanıtlıyor. 28 Mart'ta İsveç'te, 29 Mart'ta Almanya'nın Köln'de, 4 Nisan'da Maryland'de, 6 Nisan'da New York'ta ve 7 Nisan'da New Jersey'de konser verecek olan Sezen Aksu oralarda da röportaj yapabilir. Takipteyim, ancak Türk halkını da düşünürse sevinirim.
Ben ne yaptım da bu kadar geç kaldım
Hava buz gibi. Sıcacık evimden çıkmışım. Yolda, "Keşke erteleseydim" diye söyleniyorum. Beşiktaş Kültür Merkezi'ne gittiğimde kalabalığı görünce ise şok oluyorum. Çünkü Alper Kul'un iki sezondur oynadığı Caveman'ı izlemek için gittiğim kültür merkezinde salon tıklım tıklım. Hem de tek başına sahnede iki saat... Ben şimdi neden Caveman'ı bu kadar geç izledim diye kızıyorum günlerdir kendime. 10 milyondan fazla kişinin izlediği oyunu Alper Kul o kadar muhteşem oynuyor ki, koltuğunuzdan bile kıpırdayamıyorsunuz. Ve o süre zarfında salonda herkes gülüyor. Müthiş müthiş müthiş! Kadın-erkek ilişkisine ayna tutan bu oyunu hiç gecikmeden Alper Kul'dan izleyin derim. Kesinlikle pişman olmayacaksınız. Ben sahnede tek başına duran bir adam olarak bir tek Cem Yılmaz'a bu kadar gülmüştüm. Artık gerisini siz düşünün.
Siz uyurken
- Akmerkez'in Ulus kapısının önü 03.00'da bir kadın arabanın içinde oturuyor. Biz de o anda arkadaşımızı bekliyoruz. Tesadüfen olaya şahit oluyoruz ki, kadın arabanın içinde bağıra bağıra telefonla konuşuyor, bu arada da ağlıyor.
- Bağdat Caddesi Starbucks 00.45'te kalabalık bir grup oturuyor. Kızlardan ikisi kalkıp tuvalete gidiyor. Arkadaşları da onlara şaka yapacaklar ya, kızlar tuvaletten çıkmadan ortadan kayboluyorlar. Kızlar masaya dönünce şok oluyor.
- Public 01.30'da barda, iki erkek etrafa hiç bakmadan, ellerindeki telefonlarıyla sürekli mesajlaştılar. İkisi de gayet gergin gözüküyordu.