Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        REKLAM

        Yıllardır Beren Saat ve Kenan Doğulu boşanacakları haberleri, söylentileri çıkar.

        İkilinin etrafı da kulaktan kulağa konuşur.

        Ve haliyle bu boşanma haberleri de gündeme gelir.

        Ama bu kez farklı.

        Çünkü bu sefer boşanma mevzularını gündeme tamamen Beren Saat’in paylaşımları getirdi.

        İlk doğum günü paylaşımı sonrası bunun sinyalini verdi.

        Ardından fotoğrafları sildi.

        Ve sonrasında imalı paylaşımlar yapmaya devam ediyor.

        Yaptığı açıklamada da “Düşünüyorum” dedi.

        Ve günlerdir de bu konu ilgili, ilgisiz kişiler tarafından tartışılıyor.

        Ve herkesin bu konuyla ilgili bir fikri var.

        Ve ortada haliyle şöyle bir algı var ki: “Kenan Doğulu boşanmak istemiyor, Beren Saat boşanmak istiyor.”

        Ki bu algı önceki gün Kenan Doğulu’nun yaptığı “Her evlilikte sorunlar olur. Ama aşılamayacak sorunlar değil” açıklamasıyla da doğrulanmış oldu.

        Neyse efendim olabilir.

        Haliyle evlilikte, dört duvar arasında yaşanan mevzuları bilemeyiz. Aşılır, ya da aşılmaz.

        Ama bu konunun bu kadar uzamasına Beren Saat destek veriyor.

        Ve haliyle akıllara da şu soruyu getiriyor: Acaba Beren Saat Netflix için çekeceği dizideki rolüne mi çalışıyor?

        Olur mu olur?

        Neden olmasın.

        Çünkü o dizide bilindiği gibi şizofren bir kadını canlandıracak.

        Bir oyuncu için harika çalışma taktiği.

        Olabilir mi?

        Olabilir.

        Ama insan evliliği üzerinden böyle bir test ve çalışma yapar mı?

        Eğer sorunlar varsa, mutsuzsa yapabilir?

        Ben artık hiç bir şeye şaşırmıyorum.

        ***

        Ne alaka kürk şimdi

        Tarkan iki gün önce Bülent Ersoy’un yeni şarkısını paylaşıp birlikte fotoğraf paylaştı.

        Çünkü Bülent Ersoy’un seslendirdiği yeni şarkısı “Ümit Hırsızı”nın sözü ve müziği Tarkan’a ait.

        Tarkan şarkıya vokal de yapınca tadından yenmemiş.

        Pek güzel olmuş.

        Ben beğendim.

        Tarkan’ın eli değmiş, Diva'nın yorumu da olunca güzel olmuş.

        Neyse ama kimse şarkıyla ilgilenmiyor küfür, kıyamet gırla gidiyor.

        Tarkan’ın paylaşımın altından 2 bine yakın yorum var.

        Ve yorumların çoğunda da “Asla dinlemeyeceğim. Bülent Ersoy kürk giyip savunabilen biri”, “Senin gibi doğa sever bunu nasıl yapar” gibi daha burada yazmak istemediğim bir sürü yorum var.

        Arkadaşlar, Bülent Ersoy’u ben bildim bileli kürk giyiyor.

        Ve bunu savunuyor.

        Yıllardır ama.

        Yeni değil.

        Ve Bülent Ersoy ile Tarkan daha önce de birlikte çalışma yaptı.

        O zaman bu kadar duyarlı değil miydiniz ben onu anlamıyorum.

        Bu duyarlılık sosyal medya sayesinde mi geldi size.

        Zaten kürkün kötü bir şey olduğunu, nasıl yapıldığını bilmiyor muydunuz?

        Allah aşkına gerçekten sapla, samanı ayıralım.

        Kürk yapımı desteklemek asla savunduğum bir şey değil.

        Ama şu anda ortada yapılan bir çalışma ile mevzu aynı konu değil.

        Tarkan besteci, yorumcu.

        Bülent Ersoy yorumcu.

        Ve eminim.. Şuraya yazı yazan yüzde 90 kişi bu şarkı çaldığı zaman eller havaya olacak.

        Ve yine yüzde yüz eminim.

        O yorumları yapan yüzde 90 kişi Bülent Ersoy’u görünce fotoğraf çektirmek için sıraya girecek.

        Ki gerçekten bundan adım gibi eminim.

        Çünkü sayısız örnekleri var.

        ***

        Ümit Hırsızı nasıl olmuş?

        Neyse asıl meselemize: yani şarkıya, yoruma, sözlerine, klibe gelelim.

        Söz ve müzik Tarkan.

        Bayıldım.
        Sözlerine, müziğine bayıldım.

        Tam da yaza az kalmışken, enerjiye şöyle bir ihtiyacımız varken gümbür gümbür geldi.

        Birçok mekanın vazgeçilmezi olacak bir şarkı.

        Dillere dolanır.

        Tarkan şarkıya vokal yapıyor. Ve anında hissediyorsunuz. Duymamak imkansız. Sizi şarkıya daha da kilitliyor. Tamamen köküne indiriyor.

        Çünkü Tarkan’ın sesi, yorumu, elektriğini hissetmemeniz, duymamanız, işitmemeniz imkansız.

        Şarkıyı ve Bülent Ersoy’un yorumunu almış bambaşka bir yere taşımış.

        Bülent Ersoy’un yorumu zaten malum. Diyecek yok. Tartışılmaz.
        Kıyafetleri de öyle.

        O tırnaklar, o makyaj, o kıyafetler bir başka kişiye yakışmıyor, yakışmaz.

        Bir Bülent Ersoy var başka da gelmez.

        Ayrıca iyi ki de var.

        Cesur insanların, sanatçıların azaldığı günümüzde pek bi iyi geliyor.

        Klibi de Nihat Odabaşı çekmiş. Tam da yoruma, şarkının sözlerine, müziğine uygun bir klip.

        Ancak kliplerimizde hep dünya starları ile benzerlik burada da baş göstermiş.

        Şekil A 1: Beyonce.

        Ancak ben artık bu mevzuyu konu bile etmek istemiyorum.

        Çünkü artık bunu bile bile yaptıklarını düşünüyorum.

        Nedeni ise? Klip her şekilde her detayı ile konuşuluyor.

        Şimdi bu olay günlerce evirilecek, çevrilecek, konuşulacak.

        Magazin programlarında saatlerce masaya yatırılacak, sosyal medya hesaplarından paylaşılacak.

        Ve böylelikle de klipten herkeslerin haberi olacak.

        E istenen da zaten bu.

        ***

        Ne yaptın acaba Ferhat?

        Ferhat Göçer’in bol aksiyonlu klip çekimlerinin görüntüsüne denk geldim geçen gün.

        Baktım baktım işin içinden çıkamadım.

        Bence kendisi de çıkamamış.

        Dublör kullanmadan kendisi arabanın üzerinde James Bond'culuk oynamak istemiş.

        Ama hiç yakışmamış.

        Kazara aksiyon filmlerinde oynayan dünya starlarından biri görse içleri parçalanır, yüzlerini buruştururlardı. O kadar uyumsuz ve kötü olmuş.

        Bu arada şarkı ile klibin alakası da asla yok.

        Hani bir laf vardır ya “Biri anyaya gidiyor biri Konya'ya” diye.

        Eh işte aynen bu hesap.

        Diğer Yazılar