Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Gerçek duygular, sahte dünya olan sosyal medyada açığa çıkıyor zaman zaman.

        Şöyle ki:

        Serenay Sarıkaya ve Kerem Bursin de yaşandı bu hafta.

        İkili ayrılır ayrılmaz Serenay Sarıkaya’yı 250 bin kişi takip etmeye başladı.

        Bunun anlamı ne olabilir sizce?

        1-Serenay ve Kerem’i yakıştırmayan çok kişi varmış bu çok net ortaya çıkmış belli ki.

        2-Serenay Sarıkaya ayrıldı. Şu an yalnız. “Bir umuttur yaşamak” diye düşünüp “Ben şimdi arada DM’den yürürüm Serenay’a. Belli mi olur yanıt verir” diye düşünüyor olabilir.

        3-“Şimdi yalnız daha çok paylaşım yapacak. Biz de rahat rahat Serenay’ı izleyeceğiz” diye düşünmüş olabilirler.

        Yani 250 bin kişi.

        Az buz değil.

        25 değil. 25 bin değil 250 bin kişi.

        Ve gün geçtikçe daha da çoğalıyor.

        Mesela ben haberi duyunca, şaşırdım ama yanımda o olan üç erkek arkadaşım “Neden şaşırıyorsun ki, çok doğal Kerem Bursin’i kimse sevmiyordu” diye yanıt verdi.

        Yalnız “Kimse sevmiyordu” cümlesini genellikle erkekler söylüyor.

        Bu yüzden ciddiye çok almak istemiyorum.

        Malum Serenay Sarıkaya güzel bir kadın ve yanında kim olursa olsun erkekler beğenmeyecek.

        O yüzden ciddiye almamak gerek.

        Serenay Sarıkaya ile birlikte olan erkek için de zor bir durum. Bu nefreti çoğu zaman yaşayacaklar.

        ***

        Eniştenin, Kerimcan’a yaptığı kötülük

        Günlerdir Kerimcan Durmaz konuşuluyor.

        Her magazin sitesinde, her yazarın köşesinde ve her gazetede.

        Kerimcan Durmaz, Instagram hesabından bir video yayınladı. Olmaması gereken çirkin bir video.

        Kimisi “O Kerimcan Durmaz'dı" diyor.

        Kimisi de “Hayır değildi” diyor.

        Kendisi de “Hayır ben değildim” diyor.

        Bilmiyoruz.

        Tek bilinen bir gerçek var ki çok çirkin bir paylaşım.

        Ve yine tek bilinen bir gerçek daha var ki, Kerimcan’dan çok nefret eden varmış.

        Ve çoğunluk onun yok olmasını istiyormuş.

        Meğer…

        Peki kendisi ne istiyor?

        Şu ara sessiz.

        Onun yerine eniştesi bir açıklama yaptı.

        Ama keşke yapmasaymış.

        Çünkü Kerimcan Durmaz’a uzun vadede ne kadar zarar verdiğinin farkında değil.

        Bakın enişte diyor ki: “Kerimcan kaçmadı evinde. Herkes içini döksün görelim. Sonra açıklama yapacak. Ailesi olarak yanındayız. Kerimcan Durmaz 2017’den beri bir saatlik DJ’lik performansı karşılığından 45 bin TL kazanıyor.”

        BU AÇIKLAMA ZARAR VERİR

        Öncelikle;

        1-Ailesinin yanında olması harika. Bir kişinin ailesi yanında olursa her zaman içine düştüğü tehlikedir kurtulur. Onun için ailesine her zaman kocaman alkış.

        2-Eniştenin dediği gibi 2017’den bu yana bir saatlik DJ’lik performansına 45 bin TL alıyorsa da şahane. Allah daha çok versin. Gözümüz yok. Ancak vergi dairesini bu açıklama harekete geçirir. Kerimcan Durmaz bazen günde 3-4 yerde performans sergiliyordu. Maliye bunu araştırırsa ki, Kerimcan Durmaz zaman zaman çıkacağı yerlerin listelerini sosyal medya hesabından yayınlıyordu. Bunun hesaplar ve eksik vergi ödemesi görürse vah haline. İşte o zaman başı çok büyük ağrır. Tüm kazancını kaybedebilir. Ki vergi memurlarıyla zaman zaman sıkıntılar yaşadığını biliyoruz.

        Yani diyeceğim odur ki, düşünülmeden yapılan açıklamalar korumak istediğin kişiye zarar verebilir. Ki hayatından eksik, gedik varsa. Bir şeyler tam anlamıyla yapılmamışsa düşünmeden konuşamazsın. Ki eniştenin bu açıklaması uzun vadede Kerimcan Durmaz’a ciddi zarar verecektir.

        Yani benim öngörüm şudur ki, Kerimcan Durmaz avukatıyla mantıklı ve güzel bir açıklama yapmazsa daha çok başı ağrır.

        REKLAM

        ***

        Kültürü mayalayan kadınlar

        Çalışan, üreten kadınlara bayılıyorum.

        1 Mayıs günü de böyle kadınlarla birlikteydim. On parmaklarında on marifet kadınlarla.

        Yani “Kültürü Mayalayan Kadınlar"la.

        SG İmalathane kurucusu Selda Güleç, Gaziantep Hışvahan’ın sahibi Mine Özmen ve ekmek ustası Mine Ataman ile.

        Ekmeği konuştuk. Sofraları konuştuk. Kazanda pişen aşları konuştuk.

        Tarihimizi konuştuk.

        Ve tabii lezzetli yemekleri konuştuk.

        Gaziantep Hışvahan’un ustasının elinden çıkan lezzetleri yemekleri yedik.

        Mine Özmen’in Gaziantep’ten getirdiği lezzetleri tattık.

        Kısacası harika bir gün geçirdik.

        Sohbetler ve yemekler o kadar güzeldi ki, ağzımızdan hiç gitmeyecek bir tat kaldı.

        Tam da emekçi gününde.

        Tam da çalışan, üreten insanların gününde.

        Böyle kadınlara bayılıyorum. Ekmeğini taştan çıkartan cinsten. Usanmadan, of demeden, yeter demeden çalışan üreten kadınlar.

        Mine Özmen de onlardan biri. Bir saniye bile durmuyor ve üretmeye devam ediyor.

        Sizlerin de etrafında böyle kadın ve kadınlar varsa yakalarına yapışın bırakmayın.

        Böyle kadınlar her zaman bulunmaz.

        Keza ben öyle yapıyorum.

        Çünkü onlardan çok ama çok şey öğreniyorum.

        REKLAM

        ***

        Cennetten İlk Sofra

        Bu fotoğrafını gördüğünüz kitabı da o günün anısına ekmeğin ustası Mine Ataman hediye etti.

        Buğday ve ekmekle ilgili bilinmeyenlerin anlatıldığı, efsanevi masalların yer aldığı bir kitap derlemiş Mine Ataman. Hatta kendisi “Buğdayın insana, insanın öze dönüştüğü bir kitap okuyacaksın” diyor.

        Ben merakla okumaya başladım bile.

        Bitince size de bahsedeceğim.

        Diğer Yazılar