Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        REKLAM

        Zaman zaman tüm işi, gücü bırakıp Beren Saat ve şifrelerini çözüyoruz yediden, yetmişe..

        Önceki gün de yine bir şifre yayınladı Beren Saat.

        Eşi Kenan Doğulu’nun doğum günü için.

        Artık bu mesaj hediye miydi, veda mıydı, taş mıydı, içini dökme miydi tartışmaya açık.

        Ve Beren Saat’te bunu tartışmaya açtı.

        Her mesajında olduğu gibi sosyal medya ahalisi koyuldu bu mesajları çözmeye ve tabii ki tartışmaya.

        Beren’in yazısı sosyal medya dahil, WhatsApp gruplarında da dönmeye başladı.

        Tabii bununla da bitmeyecek.

        Bu hafta sonu tüm magazin programlarında Kenan ve Beren’in sağı, solu, önü, arkası tartışılacak.

        Yani günlerce bu konuyla yatıp kalkacağız.

        Nur topu gibi bir magazin konumuz oldu. Bayram öncesi şeker kıvamında.

        Ancak Beren Saat bu konuyu, yani gündemde kalma mevzusunu çok iyi başarıyor. Bu yüzden öncelikle hakkını teslim ediyorum.

        'Konuşulmak' adlı çalışmaları müthiş.

        YAZARLAR KRALİÇESİ

        Neyse sadede gelecek olursak. Bu mesaj ile birlikte:

        1- Eski sevgilisi Efe ile ilgili mesajlar yazınca yerden yere vurulan Beren Saat önceki gün göklere çıkartıldı.

        2- Netflix’teki dizisinde “Şizofreni oynayacak bu yüzden rol yapıyor” diyen çoğu kişi “Çok duygulandım. Beren inanılmaz güzel yazmış. Böyle güzel anlatılabilir. Nasıl aşk yaşamış. Aşkı bu kadar güzel yaşayan kim kaldı” diye diye ve öve öve bitiremedi.

        3- Kenan Doğulu’ya acıyan hatta “Yazık bu adama” diyen çoğu kişi “Kenan kesin aldatmış. Kızı da ağlatmış” diye diye öfkesini kustu.

        4- “Hepimiz Beren Saat’in askerleriyiz” diyen de oldu.

        5- "Şeyma Subaşı kitap yazarken Beren Saat’in yazmaması acımasızlık” diyerek Beren’i yazarlar kraliçesi seçen de oldu.

        Kısacası ahali anında dönüverdi.

        Yani bu mevzuda Kenan Doğulu’yu tutan birçok kişi Beren Saat dedi ve “Kenan adını söylemeyin bana” diyerek öfkelendi.

        O yüzdendir ki: Beren Saat hediye mi verdi, olan aşkını mı anlatıp göklere mi çıkarttı, Kenan’ı mutlu mu etti muallak.

        Akıllara “Aldatılmış, üzüntü duymuş, çok çekmiş, gözyaşı dökmüş ama acayip aşık olmuş. Bunu da herkeslerden gizlemiş” bir kadın kazındı.

        Yani Beren Saat “Sen şarkılarını yazmaya devam et. Ben acımı da paşa paşa, aşkımı da krallar gibi yaşadım. Evlilik heveslisi de değildim. İyi ki doğmuşun ki, bunları yaşamışım” diyerek sessizliğe büründü.

        Peki bundan sonra ne olacak?

        1- Yine elele ortaya çıkıp her şey yolunda mesajı verecekler.

        2- Kenan Doğulu bu şifrelerden daralıp “Yeter artık benden bu kadar” diyecek.

        3- Beren Saat açamadığı boşanma davasını Kenan Doğulu’nun açmasını bekleyecek.

        4- Beren Saat aldatılmış, her türlü cefayı çeken kadın durumundayken, bir de üstüne üstlük boşanma davası ile açılan kadın ilan edilecek. Ve çok kişi “Yazık Beren” modunu sonsuza denk yaşatacak.

        5- İki tarafta “Bir kez daha deneyelim kararı alacak.”

        Bakalım neler olacak?

        ***

        Beren Saat’in mesajı

        Beren Saat mesajı yayınladığı saniyesinde bir erkek ve dört kadın arkadaşıma düşüncelerini sordum.

        Tabii kendi düşüncelerimi söylemeden, yorum yapmadan.

        Beren Saat’in notundan ilk alınan mesajlar şöyleydi!

        Erkeğin yorumu: Kenan aldatmış, kadın da intikamını almış.

        Kadınların yorumu:

        1’inci kadın: Efsane yazmış.

        2’nci kadın: Okuduğum en anlamlı Beren yazısı oldu. Kenan’ı yermemiş ama.

        3’üncü kadın: Bitiriş yazısı evet ama büyük aşk yaşadık bitti gibi pozitif algıladım.

        4’ünCÜ kadın: Yok yok ayrılık yazısı bu. Üç kere okuyunca daha net anladım.

        Yani beyler

        Beren Saat büyük aşk yaşamış. Ciddi güzel yaşamış. Ama çok büyük bir acı ve üzüntü de yaşamış. Bunun da intikamını tam da Kenan Doğulu’nun doğum gününde alıyor. Pes diyorum. Ki tam da kadın zekası.

        Yani beyler, kadınlar unutmaz.

        Evet çok güzel aşk yaşar. Büyük yaşar. Ömründen ömür de verir. Sessiz de kalır. En büyük derdi, tasayı, sıkıntıyı da göğüsler.

        Ama canı acımışsa, eninde sonunda zamanı gelince bu acının bedelini ödetir.

        Yani taşı da gediğine koyar.

        Evet bir Beren Saat mesajı sonrasında sevgiyle aranızdan ayrılıyorum hanımlar, beyler.

        Kısmet diğer mesajlara.

        ***

        Kilo takıntılı manyaklar

        Sosyal medyadan “Kilo almışsınız”, “Kilo vermişiniz” gibi gelen yorumlara sinir oluyorum.

        Buna da, her zaman kadınlar yazıyor.

        Bir erkeğin yazdığına daha hiç şahit olmadım.

        Kadın yine bir başka kadına “Çok kilo almışsın”, “Çok kilo vermişsin” diyor.

        Ya bir salın hanımlar.

        Bıkmadınız mı şu kilo muhabbetinden.

        Hem ne biliyorsun belki bir sorunu ,bir hastalığı var. Bir tedavi olmak zorunda kaldı. Bu yüzden 3-5 kilo aldı ne biliyorsun?

        Hey sana söylüyorum.

        Sen de bir kadınsın hiç başına gelmiyor mu?

        İki ay regl günün gecikti mi şişiyorsun zaten.

        Bunu en iyi sen bilmiyor musun ey kadın.

        Nedir senin bir başka bir kadının canını bu kadar acıtma sevdan.

        Onu da geçtim “Çok zayıflamışın” diyen kadına ne demeli?

        Ya bir bırakın.

        Allah aşkına size söylense bu laflar hoşunuza mı gidiyor.

        Zevk mi alıyorsunuz!

        İrem Derici’nin bir ara çok zayıfladığı, dönem vardı hatırlıyor musunuz?

        O dönem yine bu hastalıklı, kilo takıntılı manyak kadınlar “Ne kadar çok zayıfladın, çirkinleştin. Azıcık kilo al” diye diye kızı helak ettiler.

        Şimdi de “Sen kilo aldın yine”, “Çok kilo aldın” diye didikliyorlar.

        Ben bir erkeğin bir erkeğe “Biraz göbeklendin” diye yazdığını hiç görmedim, hiç şahit olmadım.

        Siz oldunuz mu?

        Allah aşkına yeter.

        Bana da iki gün önce birisi şöyle yazdı: Biraz kilo aldınız!

        Evet aldım.

        Sana ne!

        Ona ne!

        Kime ne!

        Belki bir ilaç kullanıyorum. Ne biliyorsun?

        Hem bin kilo mu olmuşum. Ne olmuşum. 3-5 kilomdan sana ne!

        Zaten insanların direk birbirini görür görmez daha “Nasılsın” demeden “Kilo almışsın”, “Kilo vermişsin” muhabbetlerinden gına geldi.

        Samimiyetsizlik diz boyu.

        Allah aşkına yeter.

        ***

        Etek boyumuz kadar başınıza taş düşsün

        -Düşünün ki, kadının etek boyu bile korkutuyor.

        -Düşünün ki, kadının saçı bile korkutuyor.

        -Düşünün ki, kadının güçlü olması bile korkutuyor.

        -Düşünün ki, kadının istediği saatte sokakta özgürce dolaşması bile korkutuyor.

        -Düşünün ki, kadının kahkaha atması dahi korkutuyor.

        Yani kadın özgür olursa diye korkudan ödleri patlıyor. Gerisini siz düşünün artık.

        Diğer Yazılar