Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        REKLAM

        Düşünün bir kadın ile bir adam evleniyor.

        Nasıl aşkla evleniyorlar.

        Mutluluk görüntüleri.

        Sarmaş, dolaş anlar.

        Muhteşem düğün kareleri. Her şey çok güzel yolunda.

        Ama olmayınca olmuyor ve boşanma geliyor.

        Ve tabii boşanma demişken hemen “Ben ne kadar alacağım”, “Ne kadar nafaka ödenecek”, “Ben şunu isterim, bunu isterimler” başlıyor.

        O muhteşem aşk bir anda oluyor patlamış balon.

        Hadi bakalım.

        İşte buna benzer bir mevzuyu da biz yıllardır Asena Atalay ve Caner Erkin’den izliyoruz.

        Yıllar önce boşandılar.

        Caner Erkin evlendi bir çocuğu oldu bile. Ama Asena Atalay ile nafaka davası bir türlü bitmedi. Çünkü Asena Altay istedikçe istedi.

        Hatırlayın bir dönem öyle uzun bir liste bile vardı.

        Neyse sonunda 50 bin liralık nafaka davasında karar çıkmış.

        Karar Asena Atalay’a 3 bin TL ödenmesine hükmedilmiş.

        Ama tabii Asena Atalay “Olmaz” diyor.

        Şimdi diye istinafa gideceklermiş.

        E çünkü hayaller 50 bin gerçekler 3 bin olduğu için geçinmek zor tabii. O da haklı.

        O yüzden kavgaya, gürültüye, mahkeme devam.

        Bitmedi bu dava ve bitecek gibi de gözükmüyor.

        ***

        100 ağaç yetmez

        Bazı insanlar var ki, kötülük yapmadan duramıyor.

        Kadına şiddet uygulayan.

        Çocuklara taciz eden.

        Kediyi-köpeğe işkence edenler değil bahsettiğim. Onlar zaten kötünün kötüsü.

        Tarifi olmayan kötüler.

        Korkunçlar.

        Benim bahsettiğim yolda yürürken durup dururken kedinin, köpeğin içtiği suyu tekmeleyip yere döken, durup dururken dikili ağacı kıran kötüler.

        Bunlar kötü.

        Ama ilerde işte o kötünün kötüsünden olacaklar.

        Ruhlarında kötülük yatıyor.

        “Kötülük olsun da ne olursa olsun” diyorlar.

        Ve acilen de durdurulması gerekiyorlar.

        İşte bu kötüler kategorisinde yer alan birini daha gördük bu hafta.

        Mardin’in Kızıltepe ilçesinde, yolda yürürken, kaldırım kenarında dikili ağacı kırdı durup dururken.

        Zavallının zavallısı.

        Nasıl kötülük yapacağını bulamamış yoldaki ağacı yerinden söküyor.

        Tövbe tövbe.

        Ne aklım alıyor, ne mantığım.

        Kendisine ceza olarak 100 ağaç dikmesi hükmedilmiş.

        Öncelikle bu cezayı veren hakimi alkışlıyorum.

        Ancak 100 değil keşke bin deseydi.

        Hatta iki bin, hatta üç bin.

        “Ellerinde derman kalmayacak kadar” deseydi.

        Belki o zaman bir yararı olurdu.

        Bu pislik 100 ağaç dikerek bile terbiye olmayacaktır eminim.

        ***

        Aklım almıyor

        Gerçekten böyle insanları aklım almıyor?

        Sizin alıyor mu?

        İşte bunun ucu hep sevgisizlik.

        Ve her şeyin ilacı “Sevgi”

        Durup dururken ağacı yerinden söken adama annesi, babası “Sevgi” aşılasaydı onu yapabilir miydi?

        Gözü gibi korur kollardı.

        Bu yüzdendir ki, Allah aşkına.

        Anneler, babalar.

        Çocuklarınıza önce “Sevgi” aşılayın.

        Sonra ahlaklı ve vicdanlı olmayı.

        Gerisi sonra zaten gelir.

        ***

        Sevgi satın alamazsınız

        Geçen hafta biriyle tanıştım. Şimdi ismini yazarak kendisini buradan üzmek istemem.

        Çünkü benimle çok özelini paylaştı.

        Yazılarımda sık sık bahsettiğim “Sevgi” konusu dikkatini çekmiş.

        Ve bana “Çok önemli bir konuya parmak basıyorsunuz. Sevgisiz büyüyen bireyler hayata hep yenik başlıyor. Ve hep hayat mücadelesi vermek zorunda kalıyor. Lütfen daha çok yazın” diye diye anlattı bana hikayesini.

        Aslında bildik bir hikayesi var.

        Varlıklı bir ailenin tek çocuğu.

        Anne ve baba pek ilgilenmemiş. Hep bakıcılarla büyümüş ve şimdi de ayakları üzerinde durmaya çalışan, hep birilerinden övgü ve destek bekleyen.

        Hatta baba sevgisini yanlış adamlarda arayan bir kadın.

        Sağımızda, solumuzda o kadar çok var ki bu kadınlardan.

        O yüzdendir ki, kız çocuğu için özellikle baba sevgisi çok ama çok önemli.

        Kız çocuklarının daha güvenli ilişkiler hatta daha başarılı iş hayatları olmasını istiyorsanız babaların özellikle daha çok ilgilenmesi gerekiyor.

        Anne sevgisi her zaman daha fazladır ama bazı anneler çocuklarını bu sevgiden de mahrum ediyor ne yazık ki!

        O yüzden siz siz olun sevgi aşılayın çocuklarınıza.

        Bu arada sohbet ettiğim hanım bana yaşadığı ilişkileri ve hatta iş hayatında çektiği zorlukları anlattı.

        Ve uzun bir süre bu yüzden tedavi gördüğünü.

        Çok özel konular olduğu için elbet bunları yazmayacağım.

        Ama her zaman yazdığım ve sık sık dile getirdiğim gibi.

        “Sevgi”, “Sevgi”, “Sevgi”

        Lütfen çocuklarınızı sevgiyle büyütün. İnanın gerisi gelecektir.

        Diğer Yazılar