Nisan 2018’de bu köşede “Rica ediyorum beni neden takipten çıkartın? diye arayıp sormayın. Instagram öyle bir şey olmamalı. Bari sosyal medyada takip edip etmeme konusunda baskı kurmasak birbirimizin üzerinde. Yeteri kadar baskı var zaten hayatımızda” diye uzayıp giden bir yazı yazmışım.

Ki bu konuda sayısız yazı kaleme aldım.

Ve maalesef bugün geldiğimiz noktaya bakıyorum herkes birbiri üzerinde baskıyı arttırmış.

En son Burcu Esmersoy “Bazı kişileri ayıp olmasın diye takip ediyorum” dedi.

Allah sizi inandırsın ben de durum öyle. Bazı kişileri ben de sırf laf söz etmesin diye takip ediyorum.

Ama neden?

Nedeni: Baskı.

İşte tam da bu baskı.

Ve Burcu’nun bir röportaj sonrasında Demet Akalın’ı da sildiği ortaya çıkıyor.

Ve Demet Akalın’ın “Beni takipten çıkarmışsın Burcu” mesajları ve tabii söylediği sözler basına yansıyor.

Bu takip meselesi konusunda önceki günde Cihan Şensözlü “Merve Boluğur ben dahil bütün yakın arkadaşlarını takipten çıkarmış. Sormak için aradım açmadı” diye yazmış.

İyi de neden arıyorsun Cihan?

Hayır takip etmek zorunda mı?

Ya da bu konuyu neden açıklamak zorunda?

Sen de birini takipten çıkartırsan seni de arayıp sormasınlar.

Kimse kimseye sormasın kardeşim.

Hayır 24 saat görüştüğün her dakika sıkı-fıkı olduğun kişi seni takipten çıkartır “Hayırdır bir şeyler mi oldu? İyi misin” diye sorarsın.

Ya da yakın arkadaşın “Sosyal medya detoksu yapıyorum. Herkesi temizleyeceğim. Yanlış anlama beni” diye açıklama yapar.

Yani biraz rahat olmak gerek artık.

Bu sosyal medya baskısını bir an önce üzerimizden kaldırmamız gerek.

Bazıları aplikasyonlar falan indirmiş. Anında bildiri geliyor.

Allah aşkına siliniz o aplikasyonları.

Bu tamamen bir ruh hastalığı durumu.

Bu kadar sosyal medya ile yaşamak iyi bir şey değil. 

Ayrıca sosyal medyada takip ediyorsun, ediliyorsun diye yakın çok yakın arkadaşın olduğu anlamına gelmiyor ve gelmemeli.

Bu takip meselesi senin duruşunu, hayatını, çevreni tamamen yansıtır bir yer olmamalı.

 

*

 

Kerem Bürsin’in mesajları

 

 

Kerem Bürsin sosyal medya hesabından hemcinslerine seslenip “Dilini kullanmadan önce düşün” dedi.

Yani Kerem, erkeklerin günlük hayatta çokça kullandığı kadınları aşağılayan cinsiyetçi küfürlere tepki gösterip “Bende dahil, kullandığımız dili düşünmeye davet ediyorum. Gün içerisinde farkında olmadan tükettiğimiz kelimelerin bir kadına neler hissettirebileceğini düşünün” dedi. 

Helal olsun Kerem Bürsin’e.

Kadına şiddet uygulayan hemcinsleri için harika yol çiziyor ve bunu sık sık yapıyor. 

Sürekli hatırlatıyor. Sürekli kendini ve 2 milyon üzerindeki takipçisini uyarıyor.

Bir kaç kişi kendine çeki düzen verse bile yeter.

En azından bunun için, küçük de olsa bir şeyler yapan bir erkek var. 

Gerçekten tebrik ediyorum.

Daha fazla erkeğin bu konuda bir şeyler yapmasını temenni ediyorum.


*

 

“Esin yardım et yer bulamıyoruz”

 

Son günlerin en merak edilen yeri Bebek Otel’in içine yeni açılan Dragon. 

Yer bulmak imkansız.

O kadar çok kişi beni arayıp “Esin yardım et, yer bulamıyorum” diyor.

Ben de “Hayırdır neler oluyor Ergun Bey” diye sahibi Ergun Yücabıyık’ı aradım “Esinciğim şu anda 19 Kasım’a kadar yer yok. Maşallah çok iyi gidiyor” dedi. 

Tamam mekan belli. Lezzeti belli. Tabii ki merak uyandıracak ama ben haliyle “Hayırdır Hilton’un içindeki kapandı mı? Neden bu kadar ilgi var Bebek’e” dedim ama kapanmamış. Tabii yeni yer ve deniz kenarı farkı çok büyük Bebek’in bu kadar ilgi görmesinde.

Ve tabii küçük. Toplasan 70 kişilik butik bir yer. 

Yer bulabilirseniz gidin tabii. 

Bu arada Bebek Otel’e mimar Mahmut Anlar elinden çıktıktan sonra ilk kez geçen salı günü gittim ve çok beğendim.

Otel yeni olmuş adeta.

Birkaç oda da gezdim. Mis gibi olmuş mis. Ve tabii odaları da seksi olmuş.

Haliyle Mahmut Anlar farkını koymuş.

Dragon dahil otelin her köşesi Mahmut Anlar imzası taşıyor.

 

*

 

Salı gecesi raporu

 

 

Bu hafta salı günü akşam başlayıp sabaha kadar gezdim. Ki eskiden salı günü dendi mi, eğlence gelirdi herkesin aklına.

Çünkü salı günü birçok mekanda partiler yapılırdı. Salı günü eğlenmek pek modaydı.

Ancak artık salı günü de şöyle ki, “vasat, boş, keyifsiz!”

Yani geçmiş salı geceleri ile yakından, uzaktan alakası yok.

Artık İstanbul gecelerinde sadece cuma ve cumartesi geceleri hareketli. 

O da, eskisi gibi haftanın her gecesi ve her bölgesi değil. Eskiden, boğaz hattı, Tarabya bölgesi tavernalar, Etiler bölgesi kulüpler, Asmalımescit, Ataköy, Kumkapı eğlencesi gibi ciddi geniş bir bölgeye yayılmış durumdaydı eğlence.

Ama artık öyle değil.

Sadece kısıtlı bölgeler de eğlence hayatı hareketli ama o da haftanın iki günü. 

 

 

*

 

Bugün Meftun günü

 

 

 

Başarılı işletmeci dostum Mehmet Davran bugün yeni dükkanı Meftun’u açıyor. 

Ortaköy Dereboyu’nda açılacak olan Meftun gece hayatına yeni bir soluk getirecek.

Mehmet nasıl heyecanlı.

Çünkü yeni bir bebek geliyor gece hayatına.

Bol kebaplı, bol eğlenceli.

Mehmet Davran
Mehmet Davran

Bu akşam ve yarın Mert Davran sahnede. Pazar gecesi de arabesk günü. Arabesk severlere. Ki bence bu memlekette arabesk sevmeyen yoktur.

Gerçekten eğer Mert Davran’ın sahnesini izlemediyseniz kaçırmayın derim. Yeni şarkısı “Şölen”i de seslendiriyor elbet.

Bu arada “Meftun”da perşembe Aslızen’e cumartesi geceleri de Nurcan Eren'e emanet.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!