Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

 
Bülent Ersoy, Divamız, şahane seslimiz, kendine hasımız.

Özel mi özel.

O kıyafetler, o saç, o makyaj başka hiç bir kimseye yakışmaz. 

Yapsa da, taklit etse de sakil durur.

Yani Bülent Ersoy’un bir bir tarzı ve bir duruşu var.

Ki zaten bir daha bir Bülent Ersoy gelmez.

Ersoy’u pamuklara sarmak, korumak, kollamak, göklere çıkartmak gerek.

Gerçekten yeri ayrı.

Fakat benim artık Bülent Ersoy’da sevmediğim bir şey var ki, o da sürekli “Sineğin sesini dahi notalarla deşifre ederim”, “Benim sesim şöyle”, “Ben böyleyim”, “Herkes haddini bilecek” tadında konuşmaları.

Sayın Bülent Ersoy.

Tabii ki, sizin sesiniz, yorumunuz karşısında herkes bir duruş değiştirmeli, şöyle toparlanmalı ve fazlasıyla haddini bilmelidir.

Sizin sesinize, yorumunuza laf söylemek ne cüret.

Öyle bir ses ve yorum var mı Allah aşkına.

Bırakın sizin hakkınızda laf söyleyenlere yanıt vermeyi.

Ciddiye bile almayınız.

Unutmayın size laf atarak kendilerinden söz ettirmeye çalışıyorlar. 

Siz de onların ekmeğine yağ sürüyorsunuz.

Siz onların dengi misiniz Allah aşkına.

Yanıt vermeye bile tenezzül etmeyiniz. 

Ben Bülent Ersoy olacağım, sizin gibi sesim, yorumum olacak duymam bile.

Hatta laflarının bile etmem.

Yakınıma bile konuşmam.

 


*

 

 

Evlat yetiştirebilmek



Çocuk yetiştirmenin, geleceğe iyi bir nesil hazırlamanın, ergenlik döneminde bir çocuğa nasıl davranılmasını gerektiğini gözler önüne seren harika bir oyun “Evlat”.

Onur Saylak, Şükran Ovalı, Cem Yiğit Üzümoğlu, Sezin Akbaşoğulları, Esra Bağışgil ve Burakçan Doğan’ın rol aldığı “Evlat”ı geçen akşam Uniq sahnesinde izledim.

Salon tıklım tıklımdı.

Hiç arası olmayan oyunu, gözlerimizi kırpmadan, dikkat kesilerek izledik. 

Çünkü çok hassas bir konudan bahsediyordu “Evlat”.

Ergenlik döneminde anne ve babası boşanmış bir çocuğun yaşadıklarıydı anlattığı.

İnce detaylar var.

Ergen bir çocuğunuz varsa gidin diyeceğim ama sonu sizi biraz hırpalayabilir.

 

Şükran Ovalı’yı ilk kez tiyatro sahnesinde izledim ve bayıldım. 

Onur Saylak’ın oyunculuğunu zaten söylememe gerek. Harikaydı.

Ergen bir genci canlandıran Cem Yiğit Üzümoğlu gerçekten bize o duyguyu öyle güzel yaşattı ki, bravo diyorum.

Ve Sezin Akbaşoğlu’na dizilerde de bayılıyordum ama tiyatro sahnesinde daha çok sevdim. 

Anlayacağınız izleyin, izlettirin. Özellikle ergenlik döneminde çocuğu olan eşiniz, dostunuz varsa onlara da izlettirin.

Bu arada Şükran Ovalı, oyundan kazanacağı tüm geliri Beşiktaş’ın kadın taraftar gurubu “Çarşı Kadın Köy Okulları” kampanyasına bağışlamış. Ayrıca tebrik ediyorum.

Çok güzel ve örnek bir davranış.

 


*

 

Sonunda

 

 

Ordu’da 20 yaşındaki Ceren Özdemir’i bıçaklayarak öldüren Özgür Arduç, ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırıldı.

Ve direkt ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi.

Hem de indirim yok, iyi hal indirimi yok. Akıl sağlığı yerinde değil olayına inanmak yok. Olayı uzatmak yok.

Oh be.. Sonunda.
Sonunda adalet gerçekten hızlı bir şekilde yerini buldu.

Cezaevinden çıkma şansı tamamen yok oldu. Gerçekten inancımı kaybettiğim adaletin yerini bulmasına şükrediyorum. 

Biliyorum ki, bazı davalarda da adalet yerini fazlasıyla bulacak.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!