3 Mart günü “Hadi Kenan, hadi Sıla, hadi Simge, hadi Demet, hadi hadi hadi canlı yayınlar yapın. Şarkılar söyleyin. Sevenlerinizi sizi hiç bir konserde, etkinlikte yalnız bırakmadı. Sizler de bu zor günlerde onları yalnız bırakmayın. Kafalarını dağıtın. Moral verin. Canlı yayınlar yapıp şarkılar söyleyin” diye yazmıştım.

 

İlk yayın canlı yayın yapmıştı. Ardından ünlü isimler peşi sıra başladı yayınlarına.

Her akşam saatler 21.00’i gösterdiği zaman başlıyor yayınlar.

Pek güzel oluyor. 

 

Ama hala Tarkan’dan ses seda yok.

 

Üstelik Türkiye’nin önde gelen GSM operatörlerinden biri, reklam filmi çekip Tarkan’ın meşhur şarkısı “Sabret”i Hazar Burkankulu’nun sesinden 'Sabret Türkiye’ diye yayınlamaya başladı.

Reklam güzel.

Güç ve enerji veriyor.

Ama ülkenin en sevilen, her zaman güzel enerji veren Tarkan gibi isimlere de ihtiyacı var.

Tarkan’ın en yakın zamanda mini bir canlı yayın yapması gerekiyor.

Çünkü bu ülkenin çoğunluğu Tarkan’ı hiç bir zaman bırakmadı.

Her zaman onun yanındaydı.

Konserlerini yağmur, çamur demeden doldurdu. 

Tarkan’ın da şu an artık kendisini yalnız bırakmayan sevenlerine enerji verme zamanı.

Hadi Tarkan bekliyoruz.

 


*

 

Bildiğin lahmacunu pizza yaptı

 

Önceki gün Kim Kardashian sosyal medya hesabından bildiğiniz lahmacunu “Ermeni pizzası” olarak tanıttı.

 

Üşenmedim Ermeni dostlarımı aradım ve “Siz de Ermeni pizzası diye bir şey mi var yahu benim bilmediğim. Daha önce duymadığım” dedim.

Onlar bile güldü Kim Kardashian için “Çıldırmış” dedi.

Bence Kim Kardashian’a karantina vurdu.

Kafayı üşüttü.

Saçmalamaya devam ediyor.

E giyinip, süslenip çıkamıyor uzun süredir. Haliyle kafayı yedi.

Yani kusura bakmayın ama anam babam usulü lahmacuna laf ettirmemem.

En sevdiğimdim.

En vazgeçemediğimdir.

Güzeli de yedikçe yedirir.

 


*

 

Hala önemi var mı sizce?

 

Sizler ne durumdasınız bilmiyorum ama günlerdir düşünüyorum birçok şeyin ne kadar boş ve yersiz olduğunu.

Neler mi bunlar?

 

-Gereksiz alınan çanta, ayakkabı, kıyafet, makyaj malzemesi.

-Her gün saçlara çektirilen fön.

-Her hafta yaptırılan manikür-pedikür.

-O davet senin, bu davet benim koşturma.

-“Boş vaktim yok” diyerek hep ertelenen anne-baba ziyaretleri ve dostlarla buluşma.

-Eşini, dostunu, akrabanı aramadan geçirdiğin günler.

-Ertelenen seyahatler... 

Gibi gibi uzatabiliriz.

Kendi adıma günlerdi düşünüyorum gerçekten.

O kadar boş şeyler için zaman harcamışım ki!


Bu geçirilen zor zamanlar sonrasında iki yol var.

1-Zamanını en güzel ve değerli şeylerle geçirmek. 

2-Ve hiç bir şey olmamış gibi saçma hayatına devam etmek.

 

Ben birinci kademeyi seçeceğim. 

Mesela:

1-Daha çok annem-babam ve ailemle zaman geçireceğim.

2-Gereksiz alışveriş yapmayacağım.

3-Dostlarımla buluşup uzun masalarda sohbet, yemek, rakı muhabbetlerini asla es geçmeyeceğim.

4-Sevdiğim sanatçıların konserlerine mutlaka gideceğim.

5-Asla ve asla seyahatlerimi ertelemeyeceğim.

6-Gereksiz yere fön çektirmeyeceğim. Manikür-pedikür yaptırmayacağım.

7-Sporumu asla atlamayacağım.

8-Sağlıklı beslenmek için özen göstereceğim.

9-Gereksiz olduğunu düşündüğüm hiç bir yere zorunlu bir şekilde gitmeyeceğim.

10-Ve kesinlikle düşünerek hareket edeceğim.

 

Sizler de bence düşünün. Plan yapın. Gelecek hayatınızı belirleyin. 

Tabii bu zor günleri atlatabilirsek yeni dünyaya hazırlayın kendinizi.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!