Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

Amerika ırkçılık yüzünden karışmışken önceki gün bizim ülkemizde de “Kürkçe müzik dinleyen genç bıçaklanacak öldürüldü” şeklinde haberi görünce yemin ediyorum kalbim yerinden çıktı.

Ve “Allah'ım lütfen doğru olmasın” diye dua ederken buldum kendimi.

Böyle bir şey gerçekse korkunç bir şey bu. Ki ben böyle bir şeyin bizim ülkemizde olacağına da inanmıyorum.

Ki gün içinde şükür valilik ve İçişleri Bakanlığı'ndan gelen “Doğru değildir” haberi ile gerçekten rahatladım.

Ancak yüksek sesle müzik dinliyorlar diye uyardığı kişiler tarafından bıçaklanacak öldürülen Barış Çakan’a inanılmaz üzüldüm.

Ki bunu ben de sık sık yaparım.

Bazıları kendi arabalarında müziğin sesini öyle köklüyorlar ki, tüm mahalleyi ayağa kaldırmak istercesine.

Hem de saati bile göz etmiyorlar.

Şükür sevk edildikleri mahkemece tutuklanmışlar.

-Yüksek sesle müzik dinleyeni...

-Korna çalanı...

-İnsanları rahatsız edecek şekilde hareket edeni...

Uyarmak herkesin görevidir.

Ve bu uyarı karşısında “Özür dileyip” geri adım atmak ise diğer rahatsızlık verenin görevidir.

Ki adam öldürmek değil.

Bunun affı olamaz.

Amerika’da bir türlü bitmeyen, ırkçılık olayı karşısında insanın aklı almıyor gerçekten.

Beyonce, Jennifer Lopez, Rihanna gibi saymakla bitmeyecek dünya starlarının yanı sıra sporcuların, bilim adamlarının ve bir dönem başkanlık yapmış Obama’nın olması bile Amerika’yı bu hastalıktan kurtaramıyor.

Beyonce “Kırıldık ve tiksinti duyduk. Bu acıyı normalleştiremeyiz. Sadece renkli insanlardan söz etmiyorum. Beyaz, siyah, kahverengi ya da arada herhangi bir şey olun. Eminim ki, şu an Amerika'da devam etmekte olan ırkçılık karşısında umutsuzluk hissediyorsunuz” demiş.

E bence de hissetsin.

Bitmiyor çünkü.

Geçmiyor.

Siyahi bir başkanları olmasına rağmen geçmemiş.

Derinlerdeki nefreti kurutamadıkları sürece de geçmeyecek gibi gözüküyor.

Son zamanlarda yaptığı açıklamalara diyecek laf bulamıyorum artık Yeliz Yeşilmen’in.

Önceki gün de “Her evlilikte şiddet olur” gibi bir cümle sarf etti.

Olayı bu kadar sıradanlaştırmak niye!

Sen boşanamıyorsun, sen rahatını bırakmak istemiyorsun ama şiddet görüyorsun susup oturuyorsun diye bunu böyle açıklamak niye!

Hayır neden her evlilikte şiddet olsun.

Olmak zorunda mı?

Yapmayın hanımlar yapmayın.

Kurtarın kendinizi şu şiddet gerçeğinden.

Hayır korkuyorum çocuklarınızı da mı bu mantıkta yetiştiriyorsunuz!

O da mı karısını dövsün.

Bu mudur?

Yapmayın, etmeyin Allah aşkına yapmayın…

Hiçbir şey yapamıyorsunuz bari susun…

-Sokaklarda kontrollüydü birçok kişi.

-Maske takanların yanında takmayanlarda çoğunluktaydı.

-Önceki gün birkaç mağazaya girdim evet ateş ölçülüyor.

-Sokaklar ve mağazalar öyle kalabalıktı ki hatta kasaların önünde kuyruk vardı.

-“Virüs ne olacak?” diye endişelenirken, “Ekonomi canlanacak” diye de seviniyor insan.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!