Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Son yıllarda ekranlarda haber-magazin yorumları yapanların durumları malum.

Altın gününde dedikodu yapıyor gibi bilinçsizce konuşuyor, kendi adından söz ettirmek için atıp tutuyorlar.

Yersen...

Haliyle bunların yüzünden üç-beş kişi de magazin yorumculuğunun öyle olması gerektiğini zannediyor yazık ki ne yazık.

Ama öyle değil o işler hanımlar.

Özellikle hanımlar diyorum. Çünkü maalesef en çirkin ve bilinçsizce eleştiriler hanımlardan geliyor.

Ki bu beni derinden üzüyor ve yaralıyor.

Bakın önceki gün, “Ben Momo Beach’te şiddete uğradım. Yüzüme yumruk attılar” diyerek sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım sonrasında bir yazı yazdım.

Daria Kyryliuk’un açıklamaları benim için esastır.

Şiddeti babam yapsa tanımam. Çünkü kadın bir delil sunuyor. Ve "şiddete uğradım" diyor.

İster Daria, ister Ayşe, ister Fatma.

Fark etmez.

Bu konuda anlaşalım artık.

Yazıda kendi öz düşüncemi yazmadım. Sadece olanları belirttim.

Duyduklarımı aktardım. Ve okuyucuya bıraktım.

Ancak bazı okuyucular: “Bu kız kurgu yapıyor. Yüzündeki kan değil boya görmüyor musunuz?", "Siz nasıl gazetecisiniz. Size o kalemi kim verdi", "Biraz iş öğren iş", "Arkanda kim var", "Size hiç yakıştıramadım. Bunu anlamanız lazım. Şeyma Subaşı’nın arkadaşı. Bu hiç normal değil” diye diye yazdılarda da yazdılar.

Güler misin ağlar mısın?

Ve gerçekten bu eleştirileri yapan yine kadın.

Çok sakinim. Defalarca anlattım bir daha anlatacağım.

1- Ben gazeteciyim. Haberi vermek, duyduklarımı, gördüklerimi aktarmak görevim.

2- Özellikle bu tarz konularda kimseyi etkilemeden haberi en yalın, en doğru halinde sunup okuyucuya bırakırım.

3- Elbette benim de düşüncelerim vardır. Ancak eş-dost muhabbetinde yaptığım öz eleştirimi açık açık buraya yazamam. Tekrar ediyorum. Özellikle bu tarz konularda. Yani mahkemeye intikal etmiş konularda.

4- Haber yaparken kimseyi zan altında bırakamaz, taraf tutamazsın.

5- Bu gazete benim babamın gazetesi ya da egolarımın köşesi değildir.

6- Ben ne mekanı korurum, ne de iddiayı yapan kişiyi. Ben hakim değilim.

7- Fakat kadının beyanı her zaman esastır. Kadın “Şiddete uğradım” diyorsa her zaman arkasındayım.

8- Ancak soru işaretleriyle dolu bir olay varsa mahkeme kararı beklenir.

9- Bu yüzdendir ki, mekanın tüm kamera kayıtlarını vermesi gerekiyor.

10- Özellikle kapının önünde yaşanan kavga detaylarını. Bunu tam anlamıyla vermediği sürece benim için iddiayı yapan her zaman haklıdır.

Ve gazete sayfaları, ekranlarda yapılan magazin programları altın gününde yapılan dedikoduya benzemez.

Nokta…

Covid 19 ile birlikte yeni kararlar alındı mekanlar için.

Birçok mekan işletmecisi de “Bu kurallara uyacağız” açıklaması yaptı.

Sosyal mesafe kurallarına uymayan mekanlara ceza kesildi Temmuz ayı itibariyle.

Özellikle Alaçatı-Çeşme’de, İstanbul’da ve Bodrum’da.

Peki bir mekanın kapanması için kaç ceza alması gerekiyor.

Benim bildiğim dört kez ceza alması gerekiyor bir mekanın kapanması için.

Bildiğim kadarıyla Momo Beach’e sosyal mesafe kuralına uymadığı için altı kez ceza kesildi. Kimisi dokuz diyor mesela. Ama bilmiyorum çünkü mekan tam net bir açıklama yapmıyor.

Yani bu olay yaşandıktan sonra kapama kararı geldi.

Benim tek merak ettiğim, böyle bir olay mı yaşanması gerekiyordu?

Bir mekan kendine çeki düzen vermesi için kaç kez daha ceza alması gerekiyor.

Ya da cezaya gerek var mı?

Zaten bu kurallar uygulanması gerek miyor muydu?

Tamam sezon çok kısa. Temmuz ve Ağustos mekanlar iş yapacak.

Ve uzun süredir kimse çalışmıyor.

Covid 19 özellikle eğlence-yeme-içme sektörüne ciddi zarar verdi.

Kesinlikle kabul ediyorum. Aylardır bu konuda defalarca yazdım.

"Yeme-İçme sektörü kan ağlıyor" diye.

Şartlar çok zor.

Çalışan insanlar zorda. Özellikle komisi, garsonu ciddi sorunlar yaşıyor.

Sadece Momo’da değil bir sürü mekan bu iki ayı atlatıp önümüzdeki aylara hazır olmak istedi.

Ama kurallara uyulsaydı bu 15 günlük ceza gelmez hatta şu an tıkır tıkır işleyecekti birçok mekan.

Ki mekanlar şu anda erkenden kapatmak zorunda kaldı.

Ve yine olan çalışana oldu maalesef.

23 Temmuz’da bu köşede:

“Murat Övünç diye bir sosyal medya fenomeni var. Daha önce kendisi ile ilgili herhangi bir satır dahi yazmadım.

Evet videoları birkaç kez izledim.

O da eve kapandığımız iki ay süresince. Birçok fark etmediğim, görmediğim kişiyi gördüğüm, fark ettiğim gibi izledim ve lanet okuyarak kapattım.

Peki şimdi neden mi yazıyorum?

Onu değil.

Onu takip eden kadınlara sormak için.

-Neden her cümlesinde kadınlara hakaret eden bir şahsı takip ediyorsunuz?

-Neden kadınlara sürekli “Motor, yollu” diye kelimeler kullanan bir şahsı takip ediyorsunuz.

-Neden sürekli kadınlara “Erkeklere onu yapın”, “Bunu yapın” diye akıl veren bir şahsı takip ediyorsunuz.

-Neden “Sevgilim evli bir erkek. Karısından sıkılıp bana geliyor” diyen bir şahsı takip ediyorsunuz? Ben anlamakta zorluk çekiyorum inanın” diye yazdım.

Adını bile anmak istemiyorum. Ama iki gündür bir video dolanıyor.

Korkunç.

Yine başkalarına adına utandım izledikçe.

Ayağında terlik, çıkmış sahneye şarkı söylüyor.

Üstelik bir de Yeşim Salkım’a hakaret ediyor.

Konu Yeşim Salkım değil. Bir kadın olması.

Hangi kadına söylerse söylesin korkunç bir görüntü ve söylem.

“Ben kadınları koruyorum” diyor. Bir başka kadına hakaret ediyor.
Hadi oradan.

O sahneye aylardır çıkamayan, para kazanamayan bu mesleğe yıllarını vermiş emekçilere yazık.

Onu sahneye çıkartanlara yazıklar olsun.


Kim bu adam?

Neden çıkartıyorsunuz sahneye?

Güzel mi şarkı söylüyor?

Güzel mi şaklabanlık yapıyor?

Ne olduğu belli değil, saçma sapan laflarla ünlü olmuş. Yaptığı yardımları insanların gözüne gözüne sokan terbiyesizin biri.

Hadi para verip sahneye çıkartanları geçtim.

Ne olduğu belli olmayan terbiyesizi alkışlayan, gülen, takip eden kadınlara ne demeli!

Bir kadına küfür ediyor. Hakaret ediyor oradaki kadınlar da alkışlıyor, gülüyor.

Yerin dibi olsaydı da girseydim izlerken.

Ah hanımlar ah...

Yazık yapmayın.

Sonra “Bize kimse saygı duymuyor!”

E nasıl duysunlar Allah aşkına!

Siz kendinize saygı duymuyorsunuz ki, bu ne oldukları belli olmayanları alkışlar, göklere çıkartırsanız size kim saygı duysun?

Bi de utanmadan “Kadınların yanındayım” diyor.

Hadi oradan.

Sus artık.

Yeter…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00