Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Covid 19 ile birlikte hayatımızda yeni bir dönem var malum.

Daha kontrollü, daha mesafeli.

Çok çok dikkatli.

Ve bu dikkati bir an olsun elden bırakmamalı, bu gerçeğin olduğunu görmezden gelmemeliyiz.

Fakat son zamanlarda bu dikkat kaçmış durumda. Normal yaşamın dışında bu hastalığı çoktan unutmuş, bitmiş gibi davrananlar var.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ilk günden bu yana, her gün bir tablo yayınlıyor sosyal medya hesabından.

Ben tablo yayınladığı günden bu yana sıkı bir takipçisiyim sağlık bakanımızın.

Her gün de, mutlaka o tabloya bakıyorum.

Ama her gün.

Fakat son yirmi gündür çok kişiden “İnanma”, “Ben artık hiç bakmıyorum”, “A öyle bir tablo yayınlıyor mu hala?” gibi gerçekten çok üzücü yorumlar duyuyorum.

Lütfen inanın ya da inanmayın.

O tabloya her gün bakın.

Neden bakın biliyor musunuz?

Unutmamak için.

Çünkü bu illet hala bitmedi.

Bitmiş gibi yapmamak için o tabloya bakın bari.

O tablo en azından hala virüsün canlı, capcanlı olduğunun kanıtıdır.

Bakın ve bakmayanları da uyarın…

Önceki gün Netflix’de gerçek hayattan uyarlanmış Betty’nin hikayesini izledim.

Kadın seviyor, aşık oluyor, teslim oluyor ve evleniyor..

Hem de koşulsuz, şartsız…

Deyim yerindeyse saçını süpürge ediyor.

Tüm kariyerini, gençliğini, geleceğini bir adama adıyor.

Bu adam için dört çocuk dünyaya getiriyor.

Arada da bebek kaybediyor ve tüm bunları yaşarken hep yalnız.

Üstelik çalışıp eve bakmak zorunda.

Para da kazanıyor.

Dört çocuğuna ve evine bakıyor. Ama sadece kendini düşünen, çocukları ve ailesine zaman ayırmayan sadece kariyeri için çalışan kocasına da bakıyor.

Bakıyor da.

Hiç sorun etmeden.

Hiç gık çıkartmadan.

Gelecekte kocası başarılı ve zengin olacak.

O da ona bakacak.

O da çocuklarına bakacak.

Evine bakacak. Ve elini sıcak sudan, soğuk suya sokmayacak.

Kadın buna inanıyor ve o yüzden var gücüyle çalışıyor kocası bir yere gelsin diye.

Adam ilk önce tıp okuyor.

Sonra avukat olmak istiyor ve okumaya devam ediyor.

Sadece kendine yatırım yapıyor.

Sonra olan oluyor zengin oluyor adam. Başarılı oluyor. Çok başarılı.

Ve hayatı değişiyor.

Lüks restoranlar, alışverişler.

Klasik hikaye aslında çevremizde çok fazla.

Ve adam geçmişinden bahsedilsin istemiyor.

Hatta hiç istemiyor. Karısının dahi “Ne zorluklardan geldik biz. Yemek fişleri ile karnımızı doyururduk” demesini o günleri anmasını istemiyor.

Yani geçmişi bilen hiç kimseyi istemiyor.

O yüzden gözünü dışarıya çeviriyor.

Ve bingo…

Daha güzeli, gençi geliyor. Yani sekreterine aşık oluyor.

Netflix’in geçen sene de bir başka kadının hikayesini konu alan ikinci sezon Dirty John dizisindeki Betty’i izleyin hanımlar.

Böyle bir kadın olmamak için izleyin.

1- Tamam eğer istiyorsanız eşiniz, çocuklarınız için saçınızı süpürge edin. Ama kendi kariyeriniz için de bir şeyler yapın.

2- Adam zengin olunca kendinizi alışverişe değil başka uğraşlara verin.

3- Adam sizden gitmek istiyorsa bırakın gitsin. Siz de hayatınızı inşa edin.

4- Önce kendinizi sevin, kendinize değer verin.

5- Ayakları üzerinde duran kız çocukları yetiştirin. Erkeğin eline bakan değil.

Bu diziyi izlerken hemcinslerim için üzüldüm. Betty’nin yaşadıklarını yaşayan çok kadın var biliyorum.

Ama yapmayın hanımlar yapmayın.

Erkeğin eline bakmayın.

Onun hayatını yaşamayın.

Siz hayatınızı inşa edin.

Başınıza bir şey geldiğinde dimdik ayakta kalabilmeniz için.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00