Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Gün geçmiyor ki, bir kadın cinayeti, tecavüzü, çocukları zehirleyen zihniyetlerin elinden çıkan korkunç kitaplar ortaya çıkmasın.

Önceki gün şöyle haberler vardı:

1- Melek Mosso, “İstanbul Sözleşmesi yaşatır” dediği ve kadınlara yönelik cinsel saldırılara karşı konuşma yaptığı için sahneden indirilmiş.

2- “Gül ve Düşün” kitabında sapkın hayal ürünü, bir manyağın yazdığı cümleler ortaya çıkıyor. Ve kitap dört baskı yapmış. İmza günleri düzenlenmiş etrafında çocuklar var sapığın.

3- Bir anne ve babanın gözyaşları dinmiyor. Ama “Bana bir şey olmaz bunu daha önce çok yaptım” diyen tecavüzcü serbest.

4- Duygu Delen’in ölümüne sebep olmakla suçlanan Mehmet Kaplan’ın kanında ve idrarında uyuşturucu tespit edilmiş.

Her gün ama her gün bir sürü korkunç şiddet, tecavüz, katliam, vahşet haberi görüyor, okuyoruz. Ama ne oluyor?

Tık yok.

Ses seda yok.

Ve ülkenin en kanayan yarası kadınlar, çocuklar, hayvanlar, çevre konusunda yasalar hala çıkmıyor.

Allah aşkına bir yetkili toptan şu konuya bir açıklık getirebilir mi?

Neden bu yasalar çıkmıyor. Neden bu sapıklar, katiller, tecavüzcüler ortalarda ellerini kollarını salınarak geziyor.

Bir ses verin Allah aşkına.

-Bir kadının erkeğe tecavüz ettiğini duydunuz mu?

-Bir kadının kendisinden boşanmak istediği kocasını öldürdüğünü duyduğunuz mu?

-Siz hiç bir kadının köpeğe tecavüz edip ölmesine sebep olduğunu duydunuz mu?

Başka sorum yok hakim bey teşekkürler

Ben de bir nesil gibi sokakta büyüdüm. Hem de ne sokakta büyümek. Uyanır uyanmaz kendimi sokağa atar, gece yarılarına kadar üstümüz, başımız kirlenene kadar sokakta oynardık.

Sokakta büyümek ne güzelmiş meğer.

Ne kıymetliymiş.

Ne özgürmüş.

Şimdi çocukları düşününce çok ama çok üzülüyorum.

Çünkü o kadar korkunç olaylar oluyor ki, ben anne olsam çocuğumu sokağa tek başına bırakmayı geçtim camdan bile bakmasına izin vermezdim.

Gençlere de baktığım zaman çok üzülüyorum. Çünkü gerçekten özgür değiller.

Benim 20’li yaşlarım da şahane geçti.

Yine sokakta, özgür ve güvende.

Hiç korku nedir bilmezdik.

Kendimizi güvende hissederdik. İstediğimiz her yere gider, gece yarılarına kadar gezerdik.

Konserler, tiyatrolar, aktiveteler, kulüpler her yerde güvende hissederdik. Ne bir kötü bir şey duyardık ne de görürdük.

Covid 19 yüzünden zaten güvenli değil artık birçok yer tamam ama.

Onu geçtim geçmeyecek, çözülmeyecek bir sorunumuz var. Sapıklar ve sapıklar.

Bu yasalar ve kararlar çıkmadıkça da bu sapıklar daha da sapıtacak ve önüne geçilmez korkunçluklar olmaya devam edecek.

Lütfen caydırıcı yasalar bir an önce çıkmalı.

Ve artık yeter. Tecavüzcüler, sapıklar, katiller salıverilmemeli.

-Belirsizlik çok fena.

-Eylül’de yeniden kapatacaktır mı acaba?

-Kesin Eylül’de kapanacağız kesin.

Hani “Dünya değişiyor hızla” diyoruz ya sürekli, evet değişiyor ve değişti de.

Hatta insanlar çok fazla değişti.

Ünlüsü, ünsüzü, youtuberı, vloggırı, çalışanı, kahyası, valesi, dükkan sahibi, işletmecisi, garsonu, komisi, ev kadını, ev babası, çoluğu, çocuğu…

İnsanlar pohpohlanmak istiyor.

Eleştiriyi asla kabul etmedikleri gibi kendilerine yalandan “Harika olmuş”, “Süper olmuş”, “Sen harikasın”, “Süpersin”, “Sen ne yaparsan doğruyu yaparsın” diyen insanları etraflarında istiyor.

Anlamadığım tek şey var bu insanlarda: “İlla birileri övünce mi kendinizi kanıtlayabiliyor ya da iş güç yapabiliyorsunuz?”

Eğer öyleyse yazık.

Bence bir an önce vazgeçin ve kendinize gelin.

Çünkü hayat sosyal medya dünyasında yaşanan şakşakla, pohpohla ilerlemiyor…

Bir yerde tıkanır öyle kalırsınız sudan çıkmış balık gibi.

Aman ha dikkat.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00