Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Bebek’te Hülya Avşar’ın kızı Zehra Çilingiroğlu ile sevgilisi Alaattin Kadayıfçıoğlu yemek yemiş.

Çıkışta da, gazeteciler bu iki genç ve güzel görünen çifti fotoğraflarını çekmek istemiş.

Ancak Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun koruması ve şoförü “Siz kim oluyorsunuz da, Zehra Hanım’dan izin almadan fotoğraflarını çekiyorsunuz? O makineyi bir daha sakın kaldırmayın. Arabanın içindeki beyefendi ve hanımefendiyi görüntülemeyin” diye bağırmış.

Habere göre Zehra Çilingiroğlu duruma çok üzülmüş ve gerilmiş. Alaattin Kadayıfçıoğlu ses çıkartmamış bile. İkili gayet sakin arabaya binmiş.

Habere göre aslında koruma ve şoför kendi kendine gelin güvey oluyor gibi gözüküyor.

Gereksiz bir patronun gözüne girme durumu gibi.

Fakat, şöyle de bir durum var ki, koruma ve şoförler kendiliğinden bir şey yapamazlar. Patronları istemedikçe.

Finalde bu olay Zehra’ya zarar verir.

Ki ne gerek var Allah aşkına.

Yapmayın, etmeyin.

Böyle tuhaf çirkin hallere girmeyin.

Gerek yok.

İkinizde gençsiniz, bekarsınız.

Biriniz güzel, biriniz yakışıklısınız.

Daha ne olsun.

Oh mis gibi el ele tutup çıkıp gülücük dağıtın.

Eğer şoförünüz ve korumanız kendi kendine bunu yaptıysa bir daha yapmaması gerektiğini tembih ediniz.

Ya da siz yaptırdıysanız derhal bu karardan vazgeçiniz.

Çünkü bu durum inanın hiç sevimli gözükmüyor.

Hazal Kaya, sektörün kanayan yarasına bir kez daha parmak basıp, “Kilolu kadınları siliyorlar” dedi.

Hatta bununla da yetinmedi, “Mevzu kadına gelince bir değersizleştirme sistemi çalışıyor. Kilo aldığım dönem kapak çekimine gidip sonrasında iç sayfalara alındığımı öğrendiğim oldu” dedi.

Kilo kilo kilo.

Bitmeyen terör.

Bitmeyen şiddet.

Bitmeyen acımasızlık.

Zaten mevzu kadın olunca bir de üstüne kilo alınca amanda aman.

Millet zil takıp oynayacak neredeyse.

Kardeşim bu kadın hasta mıdır? İlaç mı kullanıyor? Bir sıkıntı mı var? demezler hiç..

Hemen “Çok kilo almış. Bitmiş bu bitmiş” derler.

Önceki gün sosyal medya ahalisi çok beğendikleri, bayıldıkları, öldükleri, bittikleri Çağatay Ulusoy’u da yerin dibine soktu kilo aldığı için.

Allah aşkına ne diyeceksin bu kilo şiddeti severlere.

Ne diyeceksiniz!

Ne anlatacaksın?

Anlamıyorlar, dinlemiyorlar, empati kuramıyorlar.

Tez elden memlekette herkese bir empati diliyorum.

Tez elden.

-Kadına şiddeti-tecavüz olaylarına.

-Boşanmak istediği için kocası tarafından öldürülen kadınların haberlerine..

-Çocukları istismar edene.

-Çocukları dövene.

-Kediye, köpeğe işkence edene. Köpeğe tecavüz edene.

-Tarikatların başıyım diyerek küçük kızları istismar edene.

-Kadını kıyafeti yüzünden yaftalayana.

-Doğayı katledenlere.


Doymadınız mı?

Yılmadınız mı?

Yeter son bulsun artık yeter.

Yeter…. Yeter… Yeter…

Neden bu caydırıcı yasalar gece yarısı meclisten çıkmıyor.

Neden kimse ses çıkartmıyor.

Artık inanın yıldık, usandık. İçimiz, kalbimiz, yüreğimiz darmadağın.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00