Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Herkesin dilinde, “Sosyete partisinde korona paniği” var. Şevval Şahin’in sevgilisinin korona olduğu iddia ediliyor.

Şevval Şahin de test yaptırdığını negatif çıktığını belirtti.

Peki ya o partide olan kişiler.

Hepsi o partiden sonra dolaştı ve dolaşmaya da devam ediyor.

En önemli soru ve sorular?

-Kimlerle görüştüler?

-Nerelere gittiler?

-Kimlerle temas ettiler?

-Ve etmeye devam ediyorlar mı?

-Ev karantinasına girdiler mi?

-“Test yaptırdım negatif çıktı” diyerek hayatlarına devam mı ediyor yoksa bir 14 gün bekliyorlar mı??

Çok soru var bu parti sonrası elbet.

Çünkü tanınmış ailelerin çocukları ve tanınmış insanlar var.

Bu yüzden de duyuyoruz, biliyoruz, görüyoruz.

Peki ya tanınmamış kişiler.

Duymadıklarımız!

Aylardır evlerdeki partileri ve denizin ortasındaki tekne partilerini yazıyorum.

Sabahın ilk ışıklarına kadar süren fasıl muhabbetleri var.

Kulüpler kapandı diye herkes evinde oturuyor zannediliyor.

Ama hiç de öyle değil.

Hatta bunların çoğu tanınmış ve ünlü de değil.

Ünlü ve tanınmış olmayan çok kişi evlerinde bildiğiniz parti yapıyor.

Hatta bildiğiniz fasıl ekibi çağırıp sabahlara kadar vur patlasın, çal oynasın eğleniyor.

Şimdi diyeceksiniz ki, “E neden ihbar etmiyorsun?”

Tanımıyorum çoğunu.

Sadece duyuyorum.

Şehir içinde oturmayan, müstakil evleri olan çok kişi. Sadece şehirlerde değil üstelik. İstanbul, İzmir dışındaki yerlerden. İlla her şeyi şehirlerden beklemeyin.

Ülkenin geneline baktığınız zaman zaten yaz boyu yapılan, düğünler, kına geceleri, sünnet düğünleri, asker uğurlamaları ortada.

Bir de bunlara evlerdeki gizli fasıl muhabbetlerini eklersek vah ki ne vah.

Bu kişiler kimlerle görüşüyor?

Kimlerle buluşuyor?
Hasta olduklarını biliyorlar mı?

Çoğu bilmeden atlatabildiği için kimlere bulaştırıyorlar?

Bir sürü soru işareti var.

Yani bu işi devlet büyüklerinden “Yasak kardeşim yasak” diye beklemek yerine kişinin kendi güvenliğine önem vermesi gerekiyor.

Ancak bunu çözemedi birçok kişi.

Bir arkadaşımın evi sahil tarafında. Denizin ortasından geçen teknelerden gelen müzik seslerini duyabiliyor.

Geçen gece saatler 04:30’u geçtiği sırada bir tekneden gelen müzik sesini ve partiyi sosyal medya hesabından paylaşmıştı.

Hatta sonrasında “Her gece teknelerde parti var. Tıklım tıklım. Kimseler bunları durduramıyor” demişti.

Bildiğimiz kadarıyla yetkililer çoğuna ceza kesti.

Ama yine de bir yerlerden kaçabiliyor ve partilerini yapıyorlar.

İşte asıl sorun da bu?

Kimileri aylardır işsiz.

Evlerine ekmek parası götüremiyor çünkü çalıştıkları mekanlar açılmıyor.

İnsanların korunması için.

Ama birilerinin de hiçbir şey umurunda değil.

Yine hayatlarına devam ediyor.

Son yılların en güzel olayı doğum günlerinde hediye yerine bağış istemek.

Magazin dünyasının ünlü isimleri başladı ilk.

Pınar Altuğ, Ceyda Düvenci gibi isimler “Şu gün doğum günüm. Sizlerden hediye yerine iyilik yapmanızı istiyorum” diye çok çocuğu mutlu etti.

Gönlünden ne koparsa 3-5 hiç fark etmez. Çorbada tuzun olsun.

Herhangi anlaştıkları iyilik platformuna bağış toplanıyor. En son Ece Uslu, Türk Kanser Derneği için istedi.

Benim arkadaşım Sırçacı catering sahibi İpek Develi de 8 yaşındaki Zeynep için bağış istedi. 8 Eylül’deki doğum günü için.

Bence harika bir davranış.

Düşünsenize kendi doğum gününüzde birini sevindiriyorsunuz.

Bir de biz gönlü zengin insanlarız. Yemeğimizi bölüşürüz. İhtiyacı olana koşarız.

Bu yüzden bence durumu iyi olan, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan herkes bunu yapmalı.

Hele ki şöhretli insanlar.

Yeteri kadar ayakkabıları, çantaları, kıyafetleri var zaten. Bu saatten sonra doğum günü hediyesi olarak bir çanta, bir ayakkabı, bir bilmem ne daha fazla gelse ne olur Allah aşkına.

Bu yüzden ben bu “Doğum günümde bana hediye yerine yardım yapın” diyen herkesi alkışlıyorum.

-İnsanları olduğu gibi kabul etmeyi öğrendiğinde.

-İnsanların diline, dinine, ırkına saygı gösterdiğinde.

-Bilip bilmeden eleştirmediğinde.

-Empati yapmayı öğrendiğinde.

-Saygı göstermeyi bildiğinde.

-Özür dilemeyi de, teşekkür etmeyi bilmeyi de, yeri geldiğinde susmayı da anladığın anda.

-Çocukları, kadınları, doğayı, hayvanları yeteri kadar koruduğunda.

-Cinsiyet ayrımcılığı yapmadığında.

-Bir başkasının siyasi görüşüne karışmadığında.

-Yargılamadığında....

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00