Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

-Yahu yakın zamana kadar etrafımda hiç korona olan duymuyordum. Ama şu an sağım, solum, arkam, önüm herkes korona.

-Ah Esin Hanım inanılmaz çok hasta var. Gerçekten kiminle konuşsam evde hasta yatıyor.

-Bugün üç elektrikçi aradım. Hepsi “Koronayız abla gelemeyiz” dedi. Usta bulamadım.

-Çember çok daraldı hayır ciddi ciddi hasta var etrafımda.

-Benim tanıdığım arkadaşlarım korona olmuş. Ama Allah’tan son yirmi gündür onlarla görüşmemiştim.

-Hayır kimse ciddiye almadı ama görüyor musunuz herkes hasta.

-Tam sokağa çıkmaya karar veriyorum. Sonra bir anda içime bir sıkıntı çöküyor vazgeçiyorum.

-Annem ve babam bana iyice küstü onlara hiç gitmiyorum diye. Ama nasıl gideyim. Çünkü tanıdığım herkes korona. Ben de korkuyorum onların yanına gitmeye.

-Korona olan arkadaşlarımı arıyorum. Kimisi sürekli uyuyor, kimisinin başı bile ağrımıyor. Hatta normalde daha iyi bile geliyor sesi. Hatta bir arkadaşım “Artık uykum gelmiyor düşün. Evde oturmaktan patlayacağım. Çünkü hasta olmayınca hasta gibi oturmak çok zormuş” diyor.

Tam da bu noktada iyice psikolojik gerginlik had safhada. 

Çünkü hastalık nereden geliyor, nasıl belirtiler sergiliyor, herkesin belirtileri çok değişken oluyor derken ciddi gerginiz..

Benim de tanıdığım dostlarımdan birkaç kişi hasta ve şu anda evlerinde karantinada. 

Tamam ben onlarla bir iki aydır görüşmediğim için test yaptırmadım.

Çünkü hiçbir belirtim yok.

Ama “Yaptırsam mı?”, “Yaptırmalı mıyım?” gibi sürekli kendimle konuşuyorum.

Ve karantinada olan, testi pozitif çıkan insanlarla konuştuğumda da bazılarının hiçbir belirti yaşamadığını duyuyorum.

Yani sıfır belirti fakat testleri pozitif.

Hatta geçen gün yolda bir arkadaşım ile karşılaştım, (tabii maskelerimiz var) bana “Nasılsın, iyi misin?” muhabbetinden sonra bir anda “Ben de korona atlattım” demez mi?

Bir anda.

İlk kez korona olmuş ve geçirmiş biriyle karşılaştım.

Ve ben farkında olmadan anlık bir refleks ile geri adım atmışım.

 

Tabii bunu fark etti arkadaşım. Hemen bana “Dur dur korkma. Çok iyiyim, inanılmaz sağlıklıyım. Zaten hiçbir belirtim yoktu. Ama evden hiç çıkmadım. Sadece birkaç gece zor geçirdim. Ama şimdi iyiyim” dedi.

Çok bilinçli biri olduğu için kendisini ciddi eve kapatmış. Zaten aylardır görmüyordum kendisini. Şimdi çok iyiymiş. Ama kendini de sürekli koruyormuş. 

Yani diyeceğim o ki, dikkatleri had safhaya çıkartmak gerek. 

Öyle yolda gördüğünüz kişilere hemen sarılmayın. 

Ben sarılmıyorum, öpmüyorum diye bazen arkadaşlarım kızıyor bana ama kusura bakmayın.

Sarılmak yok.

Siz de bunu kendinize sürekli tekrarlayın…

 

Cem Yılmaz’a, Serenay Sarıkaya ile olan ilişkisi sorulunca ayrıldığını doğrulayan “Evet” kelimesini söyleyince sosyal medya ahalisinde bir neşe, bir mutluluk.

İyi de hanımlar-beyler size ne!

Kardeşim insanlar birlikte olur, ayrılır, birbirini sever. Ama aşk bitti mi biter.

Hem Serenay ve Cem birlikte olsa ne olur, ayrılsa ne olur.

A tamam ilk önce bir düşüncenizi, fikrinizi dile getirirsiniz de sonra zil takıp göbek atmalar ne mana!

Çok alem bir memleketiz çok.

İnsanların mutsuzluklarından.

İnsanların ayrılıklarından.

İnsanların zor durumda olmasından ciddi mutluluk duyan bir çoğunluk var.

Sadece buna kafa yoran falan.

Çok enteresan çok….

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00