Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Uzun zamandır en sıkıcı magazin dönemi yaşanıyor.

Tatsız, tuzsuz, eğlencesiz.

E diyeceksiniz ki, “Ne eğlencesi Esin. İyice saçmaladın. Bu dönemde ne magazini. Allah aşkına milletin keyfi mi var?”

Sormayın… Haklısınız.

Ama ben artık susan müziğin sesinin daha kuvvetli çıkmasını, mekanların açılmasını, sinemanın, tiyatroların perdelerini açmasını, insanların işlerine dönmesini istiyorum.

O yüzdendir ki, şu anda yine magazin gündemimiz Ebru Gündeş ve Reza Zarrab boşanması.

Tabi ki bu boşanmanın tam ortasında bıldırcın yumurtası gibi duran Hadise var.

Bakınız mevzuya.

Ebru ile Reza boşanıyor.

Hadise ile Kaan eş zamanlı ayrılıyor.

Oysa ki, Hadise sevgilisini daha yeni takibe almıştı.

Vah ki ne vah.

Bakın siz hele durumlara.

Ve Hadise Hanım boşanmanın ortasında dururken, tam da ayrılma haberleri çıkmışken hala sessiz.

Duyduğuma göre o zaman ayrılmışlar tabii Kaan'la. Yani takibe almalar, "Birlikteyiz" söylemlerini geçiyorum ben. Ve Hadise'nin sessizliğine takılıyorum.

A pardon sessiz değil. Yapıyor bir şeyler.

Mesela Ebru Gündeş ile olan fotoğraflarını siliyor.

Hatta yayın yasağı çıkartmaya çalışıyor haberlerle ilgili.

Oysa ki, tam da arkasında durması gereken bir olaydı. Ve sesini daha da yüksek çıkartması gereken mevzuydu.

Neyse, ben şahsen bundan sonra olacakları pek merak ediyorum.

Çünkü şu anda kızıyla Amerika'da olan Ebru Gündeş döner dönmez daha farklı bir şekil alacak bu mevzu gibi geliyor bana.

Ben de bana her defasında soran sizler gibi meraktayım ve bekliyorum.

Pınar Altuğ’un paylaştığı fotoğraflara laf sokmaya bayılan bir güruh var.

O güruha bir yenisi daha eklendi.

Pınar Altuğ anneler günü temalı bir fotoğraf paylaşıyor. Altına güzel güzel şeyler yazıyor.

Tabii o güruh durur mu? Hemen lafı yapıştırıyor.

Şöyle demiş bu sefer ki, “O yemeği bulamayanlar size dua eder sanmayın”

 

Bak sen…

Hele hele…

 

Pınar da durmamış ve taşı gediğine koymuş: “O yemeği bulamayanlar Instagram'a da giremiyordur”

 

Eh oldu işte.
Pınar yanıt verdi. Bizler de konuşuyoruz. Ve ne oldu?

Laf sokan kişinin istediği oldu.

Konuşuluyor.

Bahsediliyor.

Eşe, dosta, “Bak gördün mü bana yanıt verdi. Evet ben haklıyım” diye diye anlatıyor.

Peki o fotoğrafta neler var?

Tabaklar, bardaklar. 

Bir kase yeşillik.

Bir tabağın içinde peynirler biraz da dilimlenmiş et falan. 

Ve yine bir tabağın içinde Ramazan pidesi.

Yani öyle kuzu çevirmeler, kebaplar, kilolarca et yok.

Ama işte dediğim gibi. Amaç o değil ki!

Amaç konuşturmak. Bunu da başarıyor işte.

Bakın konuşuyoruz…

 

 

 

Yine buruğuz.

Yine içimiz boşlukta.

Yine eksiğiz.

Analarımıza sarılıp öpemiyoruz.

Yarın da öpemeyeceğiz doya doya sarılamayacağız. Koklayamayacağız.

Ah korona vah korona. Heder ettin bizi.

Anneme ve babama 2020 Mart ayından bu yana sarılmıyorum. Öpmüyorum…

Dizinde yatamıyorum.

Çünkü korkuyorum.

Küçük de olsa onlara bir zarar vermekten korkuyorum.

Toplasanız iki, üç kere gördüm. O da uzaktan.

Aramızda uzun uzun mesafeler vardı.

Yanlarına sokulamıyorum bile.

Kapıdan görüp el sallayıp gidiyorum.

Yaşarken, nefes alırken, sağlıklıyken bunları yaşamak ne korkunçmuş.

Ama ne olursa olsun tam düzlüğe çıkana kadar dikkat etmek zorundayız.

Yapacak bir şey yok.

Bir Anneler Günü daha uzaktan olsun varsın.
Yeter ki son bulsun…

Annelerimizin Anneler Günü’nü şimdiden kutluyorum.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00