Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Bazı tipler en ufacık bir şeyde mangalda kül bırakmaz coşar coşar.

Mevzu aşı olayına gelince "Yok olmam", "Yok bilmem ne yapıyor", "Yok kısırlık yapıyor", "Yok o yapıyor", "Yok çip takılıyor", "Yok genetiğimiz ile oynanıyor" diyor da diyor.

İyi de kardeşim.

Sizin yüzünüzden özgürlüğümüz kısıtlanıyor.

Sizin yüzünüzden yine evlere kapanacağız.

Sizin yüzünüzden sıkıntı yaşıyoruz.

Cüneyt Özdemir, "Ey Sağlık Bakanı, ey İçişleri Bakanı. Ben gittim aşımı oldum; 22 milyon kişi de aşısını olmadı. Ben bu insanlarla aynı mekana gitmek, aynı uçağa binmek istemiyorum. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir vatandaşı olarak rica ediyorum. Ayırın bizi" demiş.

Aynı şeyi düşünüyorum.

Ayırın bizi!!! Aşı olmayanları;

-Restoranlara almayın.

-AVM'lere almayın.

-Aşı olmayan kişilerin çocuklarını okullara da almayın.

-Uçağa binmelerine izin vermeyin.

-Konserlere gitmelerine izin vermeyin.

Bizi ayırın.

Aşı olmayanlar ile olanları ayırın.

Bizim insanımız tabi "Aşı olmayanlar giremez" kuralına uymayabilir.

En başta restoranlar ve AVM'ler için ciddi sorunlar çıkabilir.

Mesela, bir restoranda "Aşı olmayanlar giremez" kuralı birçok yerde bozulur. Hatta uygulanmaz. Şimdi düşünün 1.5 yıldır kapalı olan mekana iyi bir harcama yapan müşterisi geliyor. Fakat aşı olmamış.

Mekan almayacak mı?

Alacak elbet.

Ya da almayacak. İşte orada sorun çıkabilir. Bizim bazı insanımız mekana alınmadığı zaman sorun çıkartıyor biliyorsunuz. Silah çekiyor, ortalığı tozu dumana katıyor. Kavga çıkartıyor.

Şimdi buraya not ediyorum. Bakınız bunların hepsi yaşanabilir. Ama yine de aşı olmayanlara bir dayatma da yapılması şart.

Şahsen ben "Aşılılar-Aşısızlar" diye ayırma kısmına gayet katılıyorum.

Bodrum dönüşü soluğu İstanbul gecelerinde aldım.

Yeni normallerle birlikte neler oluyor bitiyor hızlandırılmış bir İstanbul turu yaptım sizler için Salı akşamı.

İlk durak mahallemdeki Spago oldu. Güzel İstanbul manzarası eşliğinde şahane bir yemek, sohbet ve sonrasında Seda Mete'nin şarkıları akşam daha da lezzetlendi.

Ardından soluğu hızlıca DJ setinde Uğurcan Kaya'nın olduğu Must'ta aldım. Bu yaz Bodrum Must'ın setinde olan Uğurcan ile hızlıca dans ekibine dahil oldum.

Ve hızlıca soluğu Tepebaşı'daki, Klein Garten'da aldım. Teras, açık hava, mis gibi gözyüzü ile yıldızlara dahil olduk. Ve karınlar yeniden acıkınca sucuğa ekmek banmak, az da geceyi değerlendirmek için soluğu Aztek'te aldık.

Sonra ne mi oldu?

-Evet İstanbul geceleri çok kalabalık.

-Öyle dendiği gibi "Herkes Alaçatı'da, Bodrum'da" gibi bir durum yok.

-İstanbul'da da gayet akışında...

Memleket yanıyor.

Memleketin dört bir yanı alev alev.
Canlar kül oluyor.

İçi yanmayan, üzülmeyen, yüreği dağlanmayan insan değildir. Bizden değildir.

Vicdansız ve iğrenç bir canavardır...

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00