Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Sabah Gazetesi yazarı Mevlüt Tezel, Azra'yı katleden cani için, "Katilin kedisi var, Albert Camus sözleri paylaşıyor, kitap okuyor, Sezen Aksu dinliyor, muhalif basını takip ediyor ve Netflix izliyor" diyerek uzun bir yazı yazmış.

Ben de, "E yani? Diğer katillerin ya da dayakçıların hiç bu özelliklerini sıraladığını hatırlamıyorum Mevlüt" diye eleştiride bulundum sosyal medyada.

Bana, "Sen yapma bari Esin. Kadın hakları cinayetlerini vs. Bin tane yazım var. Ve bu katil Dexter'a konu olacak cinsten" demiş.

Pardon da, iki gündür bazı gazetelerde caninin sürekli iyi yanları ön plana çıkartılmaya çalışılıyor. Bunu fark etmiyor muyuz sanıyorsunuz.

Sevgili Mevlüt sen defalarca kadın cinayetlerini yazmış olabilirsin. Ben sana yazmıyorsun demiyorum. Bu özellikleri sıralamanın mantığını anlamıyorum diyorum. Cani canidir. Katil katildir.

Hem bu özellikleri sıralayınca o katledilen gencecik kız geri mi gelecek. Anasının, babasının yüreğine su mu serpeceksin.

Hem şimdi her kedisi olan.

Her Netflix izleyen.

Her kitap okuyan.
Her Sezen Aksu dinleyen.

Her muhalif basını takip eden kişi katil mi olacak demek bu?
Allah aşkına asıl siz yapmayın.

Pisliğin teki iki üniversite bitirmiş, bilmem ne okuyor, bilmem ne dinliyor diye genç bir kadını parçalara bölerek öldürmesini konuşmayacak mıyız? Okuduklarını mı tartışacağız?

Kusura bakma Mevlüt ama ben diğer katiller için böyle sıralamalar, hatta böyle özelliklerini yazdığını görmedim. Ya da benim gözümden kaçtı.

Ya da dayakçı Ahmet Kural için "Bilmem ne okuyor, dinliyor Sıla gibi şahane şarkılar yazan bir sevgiliyi nasıl döver" tadında bir yazı yazdığını da görmedim.

Allah aşkına zihniyetinizi görebiliyorum. Ama yapma lütfen.

Genç kadınlar ölüyor. Öldürülüyor. Dayak yiyor. Şiddete maruz kalıyor.

Ve lütfen kadınların katledilmesini haklı çıkartacak yan bulmaya çalışmayın.

Lütfen yapmayın etmeyin.

Bu caniler sizlerin her satırından güç alıyor.

Sizlerin her kayırmasından daha da çoğalıyor.

Bu ülkede yaşayan bir kadın olarak isyanımın, isyanımızın duyulmasını istiyorum. Yapmayın, etmeyin.

Sizlerin de anaları, bacıları var. Onu da geç nasıl kıyılır bir kadına. Nasıl katledilir.

Bu olayın siyaseti yok. Bu olayın partisi yok. Bu olayın dini, dili, ırkı yok.

Bu ülkede kadınlar ciddi ciddi katlediliyor göremiyor musunuz?

Daha kaç Azra parçalara bölünecek sizlerin bazı şeyleri anlaması ve bunların durdurulması için, yasalar bir an önce çıksın diye baskı yapmanız için, bas bas bağırmanız için.

Bu yasalar çıkmadığı sürece, kadın hakları hiçe sayıldığı sürece geçmiş olsun!!!

Her cani, her dayakçı, her sapık cezalandırılmalı.

Bu bir bir daha iki.

Gerek ünlü, gerek zengin, gerek mevki sahibi, gerekse güçlü biri. Fark etmez.

O canileri kayıranların onlardan farkı yoktur.

Vatanımız yanıyor.

Canımız ülkemiz yanıyor.

Börtü böcek yanıyor.

Ağaçlarımız kül oluyor.

Evler yok oluyor.

Ve yine fırsatçılar kol geziyor.

Fiyatları katlayanlar, gelen yardım paketlerini yağmalayanlar.

Sizler adına utanmaktan yoruldum. Allah sizlere yardım etsin. Vicdanınız nasıl rahat ediyor hiç anlamıyorum. Anlayamıyorum.

Yüreğimiz ağzımızda.

"Tüm yangınlar durdu. Her şey kontrol altında" diye bir haber görmediğim sürece de rahatlayamayacağız. Sevmediğimiz, bıktığımız, uyandığımız, kapansa da kurtulsak dediğimiz sosyal medyadan takip ediyoruz maalesef her türlü detayı. Şahan Gökbakar'dan Haluk Levent'ten, Demet Akalın'dan ve daha birçok ünlü isimden haber alıyor, yardım paketleri ulaştırıyoruz.

Acayip gergin bir ortam. Ağır mı ağır bir hava. Ve inanılmaz bir sıcak var. 

Alevler durmuyor. Köylerimiz, o güzelim ağaçlarımız kül oluyor.

Uyku yok.

Sinir harbi içindeyiz.

Şahan Gökbakar'ın konuştuğu "Gündüz otelde çalışıyorum. Akşam yardıma geliyorum. Adıyamanlıyım ama bu ülke benim" diyen gencin sözleri kulaklarımda.

Yerel halk canla başla, gönülle çalışıyor. İsyan etmeden duramıyor insan ama öfkemizi, acımızı, çaresizliğimizi içimize gömüp bu da geçecek diye dua etmekten ve yardım ulaştırmaktan başka çaremiz yok.

Sizi bilmem ama ne yaparsam yapayım kendimi çaresiz hissediyorum.

Yuvamız yanıyor.

Ve tüm bunlar olup biterken öyle güzel insanlık dersleri var ki, çıkarttığım. Tek temennim bunu bazılarının da çıkartması.

Ve yine tek temennim bugün 9'uncu gün de süren yangınların son bulması.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00