Profesyonellik nereye kadar?
Hazım Körmükçü ve sevgilisi Damla Cercisoğlu için "Show must go on" olmadı yani oyun devam etmedi.
Yani; her koşulda. Her şartta. Her durumda "Oyun devam etmiyormuş demek" lafını bir kez daha dedirttiler..
İki sevgili çat diye ayrılıyor. Hazım Körmükçü başrolünü üstlendiği oyunu terk ediyor ve "E kardeşim profesyonellik de bir yere kadar" diyor çıkıyor işin içinden.
Bitti.. "Show must go on" da bir yere kadar işte!!! Demek istedi.
-Peki haksız mı?
Geçmişe gidelim. Haluk Bilginer 2010 yılında verdiği bir röportajda; “Babam öldü ama hala sahneye çıkarım yavşaklığına asla inanmam. Önce insandır önemli olan, oyun değil. Ben babam ölürse sahneye filan çıkmam, k.çımı yesin herkes. Bu kadar içini yakan bir şey varken ‘Çok üzgünüz ama show must go on’ demek, bırakın bu işleri yani" dedi ortalık karıştı. Günlerce konuşuldu.
-Peki yalan mı?
İşte iki soru... Haksız mı? Yalan mı?
Her koşulda oyun devam eder mi?
Oyuncuların fikri ve düşüncesi farklıdır elbet. Ama bana göre olmaz.
Şimdi ilk duruma bakalım. Hazım Körmükçü ayrılmış. Belli ki, kadını sevmiş. Ve Hazım Körmükçü'nün söylediğine göre Damla Hanım karakteri Hazım Bey'den yola çıkarak yazmış. Neyse ilk gösteri sonrası kavga edip ayrılmışlar. Hazım Bey evi terk etmiş. Sonra Damla Hanım soğuk bir ifadeyle tabii bu tamamen Hazım Bey'in ifadesi, "Kulisteki eşyalarını ne zaman alırsın?" demiş. Yani Damla Hanım "Hani gel bi konuşalım. Bir daha deneyelim. Bak barışırız, konuşuruz. Yeni oyunu da sahneye koyduk. Bir hal yordamı buluruz. Bizim aşkımız gerçek" diyerek Hazım Bey'in kaprisini çekmemiş. Ve çat diye kapıyı kapatıvermiş.
Ve haliyle Hazım Bey de içerlemiş Damla Hanım'ın bu duygusuz hallerine "Profesyonellik de bir yere kadar. Ben ayrıldım. Bir şey yokmuş gibi oyunu oynayamam" deyip oyunu bırakmış.
Anladığım bu. Yani Damla Hanım aşık olmamış. Hazım Bey aşık olmuş gibi gibi. Ya da erkekler çocuk gibidir. Hep ilgi bekler de olabilir tabii.
Fakat burada bir kadın olarak araya gireceğim. Ve gözlemlerimi söyleyeceğim. Artık hiçbir kadın hiçbir durumda çekmiyor erkekleri. Hele ki, ayakları üzerinde duran, güçlü kadın. Haberiniz ola beyler... Öyle gereksiz kavgalardan, kaprislerden kaçınınız derim ben. Böyle çat diye kapı kapanabilir yüzünüze.
Çünkü artık kadınların erkekleri çekecek hali kalmadı. Hiç öyle saçma sapan kaprisler yapmayınız. Benden söylemesi.. Böyle ruhsuzluklarla çok karşılaşırsanız da şaşırmayın..
Neyse konumuza gelirsek... Duygusal bir durum olduğu için "Show must go on" işlemez. Palavra palavra...
Diğer bir konuyu tekrar hatırlayacak olursak. Babasını, annesini kaybetmiş bir oyuncunun sahneye çıkıp "Show must go on" demesi bana da hep palavra gelmiştir. Nokta...
Acınızı yaşayın arkadaş. Ne oyunu, ne gösterisi. Allah aşkına...
Normal çalışan memur, ya da herhangi bir şirkette bir kişi işine gidiyor mu? Sizin ne farkınız var?
Erteleyin konserinizi, oyununuzu ne var yani...
Yani Hazım Körmükçü'nün de dediği gibi; "Profesyonellik de bir yere kadar" hani!!!