Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Deniz Akkaya uzun süredir sahalarda yok. Malum anne oldu ve biraz kendini geri çekti. Ama ciddi, güzel bir dönüş yapmaya hazırlanıyor bence. Şimdi gelen reklam tekliflerini değerlendiren Deniz Akkaya, birini kabul edecek. Hem de öyle böyle değil, ciddi rakamlar telaffuz ediliyor.

        Ve bence en önemlisi Okan Bayülgen ile Mehmet Ali Erbil’in birlikte rol alacağı ve bu ay sonu çekimlerine başlanacak olan sinema filminde oynaması için onun adı geçiyor. Ya Mehmet Ali’nin ya da Okan’ın eşi olacak. İnşallah bu konuşma gerçeğe dönüşür ve bu proje gerçekleşir. Çünkü Okan Bayülgen, Deniz Akaya ve Mehmet Ali Erbil’in olduğu bir film bence çok izlenir, hatta şenlik olur. Konuşulan bir diğer isim ise Zuhal Topal. Tabii bunlar daha kesin değil. Kesinleşince hemen çekimler başlayacak. İddialı ve güzel bir film olacak gibi. Bu arada Deniz Akkaya, anne olduktan sonra işlerinin daha çok açıldığını ve inanılmaz sayıda teklif aldığını söylüyor. Demek ki, anne olmak, bir de üstüne hemen kiloları vermek daha çok iş kapıları açıyor.

        Bu arada film demişken, bu hafta sonu kendinize bir iyilik yapın ve Ferzan Özpetek’in “Serseri Mayınlar”ını izleyin derim. Uzun süredir izlediğim en keyifli filmlerden. Gay iki kardeş ve İtalya’nın tanınmış ailesi... Bu kadar ciddi bir konu bu kadar sade ve güzel anlatılır. Filmden çıkıp benim gibi, filmin müzikleri arasında yer alan ve filmde birkaç kez kullanılan şarkıyı arama çabasına düşenlerdenseniz; şarkıyı Nina Zilli söylüyor. 2009’da çıkan albümünde yer alan ama tutmayan ‘50 Mila’ şarkısı filmden sonra büyük hit haline gelmiş durumda. Benim son zamanlarda dinlediğim ve hemen sevdiğim ender şarkılardan biri. Keyifli izlemeler ve dinlemeler.

        Durakta telefon var

        Geçen akşam Salomanje’ye gitmek için 22.00’de evden çıkıp yollara koyuldum. Maçka’dan Nişantaşı yoluna döndüğümde ilk karşıma çıkan otobüs durağında bir adam koltuğa oturmuş telefonla konuşuyordu.

        Bordo ikili bir koltuk, yanında sehpa ve üzerinde siyah eski nostaljik telefonlardan. Hani şu Cem Yılmaz’ın ‘Herkes 7’den sonra bedava konuşuyor’ reklamı için kurulmuş. Otobüs beklerken çekinmeyin kaldırın ahizeyi konuşun!

        Ama bence o koltuk, sehpa ve telefon orada bir gün zor durur. Kesin çalınır. Bence o durağa bekçi koymak şart. Bu arada Nişantaşı’nın simitçileri de aşmış kendini.

        Geçen gün dikkatimi çekti, küçük simit arabalarında “Eve servis yapılır” diye telefon numaralarını yazmışlar. E kolay mı, sosyetik semtin sosyetik simitçisi olmak.

        Canınız simit çektiyse kaldırın telefonu arayın sokağın köşesindeki simitçiyi, hemen evinize gelsin.

        Siz uyurken

        - BEYOĞLU AĞA CAMİ KÖŞESİ 01.30’DA iki erkek ve iki kız konuşuyordu. O anda ATM’den para çektiğim için konuşmaları duyabiliyordum. Kızlardan birisi, “Tamam bugün selamlaştık, yarın buluşalım. Verin telefonunuzu. Ararız biz sizi” dedi. Anladığım kadarıyla çocuklar bir saat kızları takip etmiş.

        - ATLAS PASAJI ÖNÜ 02.00’DE bir kız oturmuş bağıra çağıra şarkı söylüyordu. Biraz alkollü olduğunu anladığım kızın yanına daha sonra başka bir erkek geldi ve birlikte düet yaptılar.

        - BLACKK 01.00’DE bir kadın barda, sevgilisiyle öpüşüyordu. Kadın daha sonra kız arkadaşıyla dans etmeye başladı. Ama yaptıkları seksi dans adamı rahatsız etmiş olacak ki, kadını kolundan tutup yanına çekti ve oturttu.

        Diğer Yazılar