Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BAK şimdi yazacağım, yine kızacak Tuğba Coşkun bana. Belki de mahkemeye verecek. Olsun versin, ne yapalım, bu işin cilvesi de bu. Tuğba Coşkun, Mehmet Ali Erbil’den boşanma öncesi adı aşk dedikodularına karıştığı, Sezen Aksu'nun eski sevgilisi Önder Fırat ile 18 Mayıs Salı günü, 19.30’da Türk Hava Yolları ile Bodrum'a gitti. 1A'da kendisi, 1C'de oğlu Ali Sadi, 3A'da ise Önder Fırat oturuyordu. Duyunca, “Hadi içimi bozmayayım. Tesadüf olabilir, çünkü o uçakta birçok ünlü vardı. Ve Bodrum, 19 Mayıs tatili nedeniyle sezonu erken açtı” diye aklımdan geçiriyordum ki, kendileri uçaktan inince, sarmaş dolaş bir şekilde bir arabaya binmişler ve gözlerden kaybolmuşlar. Bir daha da Bodrum'da kimse kendilerini görememiş. Şimdi Tuğba Coşkun, kesinlikle yine inkâr edecek. Diyecek ki, “Biz çok iyi, ama çok iyi arkadaşız.” Biliyorsunuz, İkili, boşanma öncesinde Londra’daki Hakkasan’da yemek yerken görülmüş ve sonrasında çıkan haberleri inkâr etmişlerdi. Şimdi, madem aranızda hiçbir şey yok ve gerçekten acayip samimi arkadaşsınız, -ayrıca olabilirsiniz de- ünlü ve göz önünde insanlar olarak ve adınız sürekli aşk dedikodularına karışmışken neden arabaya sarmaş dolaş biniyorsunuz? Tamam o da olabilir, yakın arkadaşımla ben de sarmaş dolaş olabiliyorum zaman zaman. Bunda da kesinlikle hemfikiriz de, o zaman neden uçakta aranıza bir sıra koyup birbirinizi hiç tanımıyor gibi yapıyorsunuz? Uçakta da yan yana oturun, gırgır şamata yapın öyleyse. Arkadaş olarak takılın, gülün eğlenin, konuşun. O ortamda iki yabancıyı oynamak ve sonrasındaki samimiyet biraz iç gıcıklatmıyor mu sizce de?

        Önce dövdür sonra sildir

        Âşık olduğunuz zaman gözünüz hiçbir şeyi görmez ve aşkınızı vücudumuzun en güzel yerine kazıtırsınız. Sonra da aşk, sevgi biter ve o vücudunuzun bir yerinde duran küçük şey kocaman kocaman gözünüze batmaya başlar. Ya üzerini kapatırsınız, ya da sildirmek için yollar ararsınız. 10 yıl önce dövme silme makineleri bu kadar yaygın değilken; bir kız arkadaşım parmağında yazan sevgilisinin adını çıkartabilmek için ameliyatla derisini kestirmişti. Demet Akalın da parmağına eski eşi Oğuz Kayhan'ın adını yazdırmıştı. Sonra o ismin üzerine kral tacı çizdirdi. Benim dövmecim Vaso'nun dükkânına da küçük bir silme makinesi gelmiş. İstemediğiniz (Küçük ve siyah) dövmelerinizi 3 seansta yok ediyor. Benim de böyle iki hatam var. Küçük ama gözüme kocaman kocaman batan dövmelerimi şimdi sildiriyorum. İtiraf etmeliyim ki, dövme yaptırmaktan çok daha acılı bir işlem. Ama iki ay sonra yok olacak mantığı o acıyı yok ediyor diyebilirim. Kolumdaki dövmeyi ise çok seviyorum ve zaten bu kadar büyük ve renkli dövme asla silinmiyor. Silinir diyenlere de inanıp böyle bir işleme sakın kalkışmayın. Çünkü inanıp sildirmeye çalışanların sonucu çok kötü oluyor. Mesela Vildan Atasever kolundaki renkli dövmeyi sildirmek için beş yıldır uğraşıyor. Ama başarılı olamadı. Hatta daha da kötü bir görüntü oluştu.

        Siz uyurken...

        WHİTE Mill’de 01.30'da yanmasamda oturan erkek, kızın gözlerinin içine bakıp, “Benimle hayat merdivenlerini çıkarmısın?” dedi. Bu romantik ortamda kız biraz düşündü, çocuğun gözlerinin içine baktı ve “Seninle uzaya bile giderim” deyip öptü.

        TÜNEL’DE Lokal’in önünde 02.00'de, iki kız eğleniyordu. Kızlardan biri bağırarak, Sıla'nın 'Sevişmeden Uyumayalım' şarkısını söylüyordu. Gelen geçen de ona eşlik ediyordu.

        Diğer Yazılar