Buse'nin kız kardeşi emin ellerde
Ben de dahil olmak üzere bir çok kişi “Demet Akalın ve Önder Bekensir ile Evlillik Hayatı ” programını eleştirip duruyoruz. Ancak, Entertainment’ ta Kim Kardashian’ ı, Kendra Wilkinson’ı izlemekten de kendimizi alamıyoruz. Onlar yapınca oluyorda biz yapınca nedense kaşıntı tutuyor. Belkide bu kaşıntılar yüzünden bir adım ilerleyemiyoruz! Neyse konumuz bu değil. Konumuz, Demet Akalın’ın bu programdan aldığı parayı hayırlı bir iş için kullanması. Şehit ailelerinden belirlediği üç kişinin tüm okul masraflarını üstlenen Demet Akalın’ın Buse Sarıyağ’ın kız kardeşini aramasıda beni bir o kadar mutlu etti. Halkalı’daki patlamadan kısa bir süre sonra aileyi arayıp konuşan Demet Akalın, Buse’nin kız kardeşinin eğitim masraflarını üstlendi. Kız kardeşiylede saatlerce konuşup ona moral ve güç vermeye çalıştı. Bence çok güzel bir hareketti. Bu olaydan bir kaç gün sonra Seda Sayan ile birlikteydik. O anda yanımızda bulunan bir arkadaşımız, “Seda Hanım, birinin tekerlekli sandalyeye ihtiyacı var” dedi. Seda Sayan ise, “Hemen yarın alınsın” diyerek ihtiyaç duyulan 2 binlirayı yolladı ve bir gün sonra kız sandalyesine ulaştı. Güzel hareketler bunlar. Hem de çok güzel! Paylaştıkça daha çok gelirmiş. Sanatçıların bu anlamda duyarlı olması ve sevenlerine ulaşmaları çok güzel. Keşke günümüz erkekleri de biraz duyarlı olsa. Mesela Eren Talu ’nun boşandığı eşi Defne Samyeli hakkında yaptığı açıklamalar hiç hoş olmadı. Ama ben en çok Ayşe Arman’a laf söyleyenlere şaşırdım. Adam açıklama yapmak istiyor bir gazeteci de bunları yayınlıyor. Bundan daha doğal bir şey olamaz. O röportajı kim yapsa seve seve yayınlar ve altınada imzasını atardı. Kıskanmayıp tebrik etmeyi bilmek lazım.
İstanbullular İzmir Noche’de
Çevre Bakanı Veysel Eroğlu’nun “Mekânlar 24:00 değil 23:59’da kapanacak. Hele müziğin sesi kısılmasın, ben yapacağımı bilirim” tadındaki açıklamaları herkesin dilinde. Görmeniz lazım eğlencenin en janjanlı yerinde müzik tık diye kısılıyor. Tempo bir anda düşüyor. Eğlenmek için yanıp tutuşanlar ne yapacaklarını şaşırıp söylenmeye başlıyor. Haksız da sayılmazlar. Yaz topu topu iki ay. Ağustos deseniz Ramazan. Bence İstanbul’da yaz tatsız geçecek. Bu yüzden de İzmir ve Çeşme’ye akın var, benden söylemesi. Çok değer verdiğim arkadaşımla gittiğim İzmir Noche’de kendimi İstanbul Sortie’deymiş gibi hissettim. Körfez’in hemen kıyısındaki bu güzel mekanda, İzmirlilerin dışında, İstanbullular da çok fazlaydı. Gönüllerince eğleniyorlar. “Müzik denetimi orada yok mu?” diyeceksiniz. Özellikle Şebnem Önaç’a sordum. “Var tabii ki, olmaz mı?” dedi. Ve ekledi, “Son on günde uyarılar sıklaştı. Ama eğlenen insan müziğin kısıldığını fark etmiyor” dedi. Mekân müsait yani. Eğlence için çok güzel bir yer, tavsiye ederim. Noche, yakında Çeşme’de de açılacak. Bu arada İzmir’deki eğlence de hiç yabana atılacak türden değil doğrusu. Sabahın ilk ışıklarına kadar herkes sokakta.
Siz uyurken
* ETİLER FRIDAYS 00.45’TE 3 erkek 1 kız yemek sonrası sohbet ediyor. Bir anda hararetli bir konuşma başladı. Çocuklardan biri, “Sen bana baksana sen!” diye bağırınca kız da, “A yeter be, sabahtan beri söylemediğin laf kalmadı“ diyerek sinirli bir şekilde masadan kalktı.
* BEBEK SAHİL 02.00’DE bir çift banka oturdu. Romantik bir ortam vardı ve öpüşmeye başladılar. Yanlarından geçen yaşlı bir adam, “Ah gençlik işte...” diyerek söylene söylene gitti.
* ANJELİQUE 01.00’DE bir kız tuvalette, “Tamamaşkımtamam şimdi çıkıyorum. Hemen eve gidip uyuyacağım. Hadi öptüm, yarın görüşürüz” diyerek telefonu kapattı. Sonra kızı içeride gördüm, çılgınlar gibi dans ediyordu.