Özel uçakla Kıbrıs'a gidiyorlar
Eskiden hafta sonları Kıbrıs, İstanbul gibi olurdu. Yolda yürürken bile bir tanıdıkla karşılaşırdınız. Son yıllarda yine o durumda ve çok revaçta. İnsanlar cuma gününden gidiyor. Mesela bayramda her yerde bir program var. Bütün sanatçılar orda sahneye çıkacakmış. Bu iyi bir şey olsa gerek. Piyasa yine canlandı. Kriz lafını unuttuk. Bu arada, kumarhaneler de birbirleriyle yarışıyorlar. Bazı ünlüler için özel uçak gönderiyor. Bunların başında da Serdar Ortaç geliyor. Serdar Ortaç, en son röportajında, “Pişmanım ama son pişmanlık işe yaramıyor. Kumarda servet kaybettim” demişti. Ve uzun süredir de artık kumar oynamadığından bahsetmişti. Ama ben Kıbrıs’a ne zaman gitsem Serdar Ortaç orada. Bir günlüğüne bile olsa gidip oyun oynuyor. Artık ne kaybediyor, ne kazanıyor bilemem. Herkesin kendi parası ve kendi zevki. Kimsenin kimseye laf söylemeye hakkı yok. Kim ne oynarsa oynar. Serdar da istediği kadar oynayabilir. Ama ben yine de Serdar’ı sahnede görmeyi tercih ederim. Sahnede daha sevimli. Kumarhanede biraz gergin. Hatta bambaşka bir adam oluyor. O halini sevmedim.
Tarkan ‘Satmıyor’ diyenlere ders verdi
Nereye gitsem Tarkan çalıyor. Tarkan, “Albüm satmıyor” diyenlere de büyük bir ders vermiş oldu. Herkesin dilinde, “Korsan yüzünden albüm satmıyor” lafı eksik olmuyordu. Ama demek ki, neden korsan değil kötü şarkıymış. Bunu bir kez daha görmüş olduk. Tarkan’ın albümü 300 bine ulaşmış. Bence 500 binlere de rahatlıkla ulaşır. Çünkü şarkılar çok iyi. Mesela bir Günay Çoban şarkısı olan ‘Kayıp’ herkesin favorisi. Türkçe şarkı dinlemeyenler bile şarkının müptelası olmuş. Gece kulüplerde Tarkan şarkısı çalmaya başlayınca kıyamet kopuyor. ‘Adımı Kalbine Yaz’da herkes kendinden geçiyor. Tarkan şarkıları gün geçtikçe daha da demleniyor. Albüm sonrasında Tarkan’ın keyfinin de çok yerinde olduğunu biliyorum. Şimdi sevenleriyle de dur durak demeden buluşuyor ve şarkılarını söylüyor. Eskiden gelen teklifleri hiç düşünmeden reddederdi, şimdi kabul ediyor. Ne güzel; etsin ve daha çok konser versin. Şimdi artık her yerde şarkı söyleme zamanı.
HAYDİ SEN DE BİR DİLEK GERÇEKLEŞTİR
Capitol Alışveriş Merkezi’nde kocaman ve çok güzel bir dilek ağacı var. Artvin’de bin 50 çocuğun dileğini gerçekleştirmek için kurulmuş. Her sene de başka bir şehirde yaşayan çocuklar için kuruluyor. Ne güzel ne hoş. Kilometrelerce uzakta olan bir çocuğun minicik isteğini gerçekleştirmek bence dünyadaki en büyük huzur. Öyle çok büyük istekleri de yok hani. Pembe bir saat, futbol topu, defter, kalem, mont, elbise, ayakkabı, fotoğraf makinesi gibi; kendi el yazılarıyla yazılmış küçük ama onlar için çok büyük istekler bunlar. Ben zaman ayırıp o minik yürekleri geç kalmadan sevindirin derim. Hele ki, yaklaşan Şeker Bayramı öncesinde bu onlar için şeker tadında olacaktır eminim. Ramazan ayında da böyle yardımlar daha çok anlamlı olup yerini buluyor.
Siz uyurken
*ODAKULE 02.00’DE iki kadın kavga ediyordu. Kızlardan birisi, bağırdı. Sonra karşısındaki kız, elindeki su şişesindeki suyu bağıran kızın suratına dökmeye başladı. Araya birkaç kişi girdi, kızları ayırmaya çalıştı.
*ETİLER MADO 01.30’DA Ziynet Sali arkadaş grubuyla oturuyordu. Yan masada oturan bir adam, “Gidip fotoğraf çektirsem ayıp olur mu acaba?” diye söylendi. Ama çekindiği için gidip çektirmedi.
*TEKYÖN 03.00’TE yabancı bir grup geldi. Aralarında bir erkeğin siyah gömleği ve eteği, ayağında gladyatör sandaletleri vardı. Gece boyunca herkes onunla ilgilendi ve konuşmaya çalıştı.