Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Geçtiğimiz sene New York’ta yaşayan sevgilisi Selim Sarı’nın yanına yerleşip eğitimine devam eden Didem Uzel, aynı zamanda da aldığı nefes eğitiminden sonra “Nefes ve yaşam koçu” sertifikasını almış. 14 Eylül’de Amerika’ya dönecek olan Didem, Türkiye’de kaldığı süre içinde sadece tatil yapmayıp çalışmış. New York’a keşfettiği Scalar Energy Kolyesi’ni kız kardeşi Burcu ve eniştesi ile birlikte Türkiye’ye getirmeye başlamış. Ebru Şallı, Pınar Altuğ‘un boynundan çıkartmadığı bu kolyeden Didem bana da göndermiş. Açıkça söylemek gerekirse bu tarz kolyelere çok itibar etmiyorum. Ama denedim, kullandım. Hatta şimdi ben de boynumdan çıkartmıyorum. Neden mi? İki gündür omuzum ağrıyordu. Cereyanda kaldım sanırım. O gece kolyeyi omuzuma koyup uyudum. Ve o günden sonra ağrım sızım kalmadı. Hava değişiminin olduğu şu günlerde güzel bir enerji de var üzerimde. Normalde mevsim değişiklikleri beni çok etkiler. Kolye tamamen bitkiselmiş. Didem de test ederek ve inandığı için Türkiye’ye getirmeye karar vermiş zaten kolyeyi. Bu arada önümüzdeki sezon yeni bir dizide de boy gösterecekmiş. Yani Didem’de haberler bitmiyor. Kilometrelerce uzakta yaşamaya karar verdi ancak Türkiye’den kopmuyor. Kopmasın da zaten. Ne güzel. Çalışıp, üretmeye devam.

        Teklifleri geri çevirmiş

        Geçtiğimiz hafta Fashion Week’te birçok ünlü tasarımcı defile yaptı ve dünyadan da birçok kişi katıldı. Defileleri izleyenler arasında Deniz Akkaya da vardı. Atıl Kutoğlu ve Özgür Masur defilesinde karşılaştım Deniz ile. Defile sonrasında, “Keşke seni de podyumda görebilseydik” dedim. Meğer Deniz’e birçok tasarımcı teklif götürmüş zaten. Ama Deniz kabul etmemiş. Keşke etseydi de o özlediğimiz yürüyüşü görseydik. Ben en son Yıldırım Mayruk defilesinde izlemiştim Deniz’i. İnanın Deniz Akkaya podyuma çıktığı an herkesin nefesi kesilirdi. Tüm gözler ondan bir saniye bile ayrılmazdı. Yeniden Deniz Akkaya’lar olsa da artık yeni isimlerden bahsetsek ama olmuyor. Neyse biliyorsunuz 1 Eylül’de Deniz Bağdat Caddesi’nde Chic Frog isimli çocuk kıyafetlerinin yer aldığı bir mağaza açtı. Ve hamile sonrası kadınlar için de özel bir koleksiyon hazırlıyor. Belki bize bir sürpriz yapıp son kez bile olsa o kıyafetlerin tanıtılacağı gün podyuma çıkar.

        Belki bir gün

        Parti profesörü Didem Özgen şimdi de Nişantaşı Salomanje’ye el attı. Nişantaşı’nın en klasik ve vazgeçilmez mekânı olan Salomanje dekoru, mönüsü ve hatta ismi ile de bambaşka bir yer artık. Mesela Salomanje’nin kendi içinde Maybe Salomanje isimli bir köşe var. Didem bana mekân hakkında yapacağı yeniliklerden bahsederken heyecanla , “Belki ile başlayan bir şey yaz” dedi. Meğer bazı kişilerden yazıları alıp mekanın tavanına yazdıracakmış Didem. Tarkan, Kenan Doğulu gibi ünlü isimlerin de belki ile başlayan sözlerini göreceksiniz mekâna gittiğiniz zaman. Benim de bir “Belki” ile başlayan kısa bir yazım olacak. Ancak Didem’in söylediği günden bu yana kendimi sürekli “Belki” ile başlayan bir söz düşünürken buldum. “Belki bir gün bungee jumping yaparım”, “Belki bir gün yeniden âşık olurum”, “Belki bir gün anne olurum”, “Belki bir gün çağdaş ve modern bir Türkiye’de uyanırım”, “Belki bir gün belediye başkanlarımız bisiklet ile gezer”, “Belki bir gün biz de dünya vatandaşı oluruz ve vize almadan dünyanın her yerine rahatça gidebiliriz”, “Belki bir gün kavga etmeyen politikacılarımız olur”, “Belki bir gün Çevre Bakanı Veysel Eroğlu ‘Gel Tarkan birlikte Alliona’yı kurtaralım’ der” ve belki belki belki. Yani o kadar çok belkilerimiz varmış ki. Onu farkettirdi Didem bana.

        Siz uyurken

        ■ NİŞANTAŞI SARAY 01.00’DE Zuhal Topal eşi Korhan Saygıner ve yakın arkadaşları ile Tarkan konserinden çıkmış pilav üstü tavuk yiyip ayran içiyordu.

        ■ TAKSİM İLKYARDIM HASTANE ÖNÜ 03.00’TE bir kalabalık var. Belli ki, hastaneden yeni çıkmış, başı sargılı ancak üzerindeki gömleği ve tişörtü kanlar içinde bir adam yanındaki adamla hâlâ kavga ediyordu. Arkadaşları zor ayırdı.

        ■ CIRCUS 01.00’DE tuvalette üç kadın, erkeklere kendilerini Rus olarak tanıttıklarını söylüyorlardı. Kızlardan birisi, “Allah’tan sen bir kaç kelime biliyorsun da anlamadılar bizim Rus olmadığımızı” deyince diğer kız “Sürekli sözlük karıştırıyorum ve dizi izliyorum” diyor.

        Diğer Yazılar