Yarın bayram neşe doluyor insan
Benim yaşlarımda herkesin hikâyesi aynıdır aslında. Bayramlık kıyafetler bir gece önceden itinayla hazırlanır. Sabah da erkenden kapı kapı dolaşıp mendil ve şeker toplanır. Ne güzelmiş. Şimdiki çocuklara üzülüyorum. Bu hazzı yaşayamadıkları için. Kimisi ya tatilde ya da bilgisayar başında. Hiçbiri o kolalı, mis gibi kokan mendillerin anlamını bilmiyor. Benim bir sürü mendilim olurdu. En çok da onları severdim. Çocukluğumdan kalma birkaç mendilim hâlâ duruyor. O günkü kokusuyla hem de. Mesela bu bayram ben de yokum her zamanki gibi. Yarın sabah Kıbrıs’ta olacağım. Çünkü bizim iş bayram, yılbaşı dinlemiyor. Yapacak bir şey yok. Ben bu işi sevdim, bu işe gönül verdim. Burnumda hâlâ mis gibi kokan kolalı mendillerimin düşüncesi ile çalışıyorum hem de büyük bir zevkle. Onlar bana güç veriyor. Yarın akşam Cratos’ta Ajda Pekkan, ikinci ve üçüncü gün Rocks’ta Seda Sayan ve Mehmet Ali Erbil sahneye çıkıyor. Bayramın üçüncü günü ise Tarkan, Seda Sayan, Özcan Deniz, Candan Erçetin, Volkan Konak, Ebru Gündeş ve daha birçok sanatçı Kıbrıs’ın çeşitli otellerinde şarkılarını söyleyecekler. Bu sene bayram Kıbrıs’ta hareketli olacak. Birçok ünlü isim de bu akşam özel uçakla gidecek. Bayramın üçüncü günü ise dedikoduları aktaracağım size. Görüşmek üzere. İyi bayramlar.
Tüpün içinde Bennu var
Cumartesi günü İstanbul Modern’de Hüseyin Çağlayan sergisine gittim. Dikkatimi ilk çeken şey çocuk arabalarındaki minik bebekler oldu. Anne ve babaları tebrik ederim. Sergiye çocuklarıyla gelmişler. Ağaç yaşken eğilir. Mesela 1 yaşında bir kız çocuğu sosyetik güzel Bennu Gerede’nin kapsülün içindeki hallerini dakikalarca gözünü ayırmadan izledi. Çok keyifliydi. Bu arada dört çocuğu olan Bennu Gerede bence çok doğru bir seçim. Hepimizi etkisi altına aldı diyebilirim. Sergide herkes fısır fısır, “Bu kadın çok güzel” diye konuşuyordu. Bu arada Hüseyin Çağlayan’ın dünyasını biraz buhranlı buldum. Ama mutlaka gidip siz de görün derim. Laf aramızda Body Worlds’den de kaçıyordum. Ama o gün arkadaşlarımın zoruyla onu da gezdim. Muhteşem bir şey. İnsana yaşamımızın kıymetini bilmemiz gerektiğini fark ettiriyor. Kaçırmayın derim.
Siz uyurken
* LOVE 02.00’DE bir erkek sevgilisiyle eğlenirken öyle çok coştu ki, mekândaki striptiz borularına tırmandı. Kız da sevgilisinin bu hallerini kameraya çekiyordu.
* NAHİDE 01.00’DE elinde şarap bardağı ile dans eden pembe elbiseli kız dengesini kaybetti yanındaki arkadaşının kucağına düştü. Ama pes etmedi, kalkıp tekrar dans etmeye devam etti. Hem de kahkaha atıyordu.
* BEYOĞLU 17’DE 03.00’TE tuvalette bir kız telefonda konuşuyor. Kız, “Tamam sevgilim hadi gel al beni. Çok kötüyüm. Seni dinlemediğim için çok özür dilerim” diyerek ağlıyor. Sonra bana dönüp, “Evden kaçtım da...” diye anlatmaya başladı.