Baharatla yatıp kalkıyor ama alerjisi varmış
Son günlerde moda ‘york testi’ yaptırmak. Bakın söylüyorum, artık ‘york testi’ yaptırmayana kız bile vermiyorlar. O kadar önemli bir konu halini aldı yani. Herkesin dilinde bir testtir gidiyor. Hangi masaya otursam, insanların kendi aralarında “Ay benim mısıra alerjim varmış”, “Benim bezelyeye”, “Benim de kestaneye” diyor da başka bir şey demiyorlar. Mesela kiminin somona, brokoliye de alerjisi çıkıyor. Aslına bakarsanız vücut için yararlı ve mutlaka yenmesi gereken şeyler tehlike oluşturabiliyormuş. Tabii ‘york testi’ne göre. Mesela benim en ilgimi çekenlerin başında İbrahim Tatlıses geldi. İbrahim Tatlıses’in baharata alerjisi varmış. Şaşırdım. Çünkü, adam baharat ile yatıp baharat ile kalkıyor. Sürekli pulbiber yiyor. Nasıl önüne geçecek bilemedim. Allah yardımcısı olsun. Mehmet Ali Erbil’in kolaya, modacı Tuvana Büyükçınar’ın da süt ürünlerine alerjisi varmış. Ne yazık. Hiç sütlü tatlı yiyemiyor yani. Bu arada bu testi ilk Akmerkez Eczanesi yapmaya başlamış. Ben de, üşenmedim aradım sordum. Testi kredi kartına 10 taksit 940 TL’ye, peşin 840 TL’ye yapıyorlarmış. Ucuz bir şey değil yani. Şahsen ben yaptırmadım. Ama kiminle karşılaşsam maşallah bu testi yaptırmış. Bu modadan geri kalmamışlar. Hayır anlamadığım şimdi İbrahim Tatlıses bu yaşına kadar baharat yedi bir şey olmadı ‘york testi- ’nden sonra mı yememesi gerektiğini fark etti? Ya da Mehmet Ali Erbil artık kola içmeyecek mi? Testi yaptırıyorlar ama uygulayan yok bence. Mesela, Erbil hâlâ kola içiyor.
KENDİ Nuray olursa
Yıllardır Fashion Night Out olsun diye bekliyormuşuz da haberimiz yokmuş. Geçen akşam gazeteden Nişantaşı’na kadar yürüdüm ve kendimi o eğlencenin içine attım. Abdi İpekçi Caddesi trafiğe kapanmış insanlar eğleniyordu. Her mağazada, bir eğlence ve çoşku gece yarısına kadar sürdü. Başkan Mustafa Sarıgül tek tek dükkânları dolaşıp herkes ile sohbet etti. İkoncanlardan tutun da, sosyetik tiplere kadar herkes bir yerlerde eğleniyordu. Benim dikkatimi hani her zaman baştan aşağıya pembe kıyafetleri ile dolaşan Kendi çekti. O gece pembeyi değil, siyah giyinmeyi tercih eden Kendi’nin arkasından yanımda eğlenen bir grup, “A Nuray geçiyor” diye bağırmaya başladı. Meğer Kendi’nin eski arkadaşlarıymış ama şimdi görüşmüyorlarmış. Kendi ünlü olunca onlarla görüşmeyi bırakmış. Ben de o vesileyle öğrendim Nuray’ın pardon yani Kendi’nin gerçek adını.
‘eelence’ zamanı
Sezon açılıyor ve sürekli yeni mekânlar da kapılarını açmaya başladı. Dün gece iletişimci Özgür Aras’ın konseptini oluşturduğu Tepebaşı Pera Palas’ın karşısında olan “eelence” kapılarını açtı. Aynı gün ise Özgür Aras, Yonca Evcimik’e sürpriz doğum günü partisini “eelence”de düzenledi. Yonca Evcimik’ de bence Benjamin Button familyasından. Yaşı ilerledikçe küçülüyor. 47 olmasına rağmen hâlâ taş gibi maşallah. O zaman nice mutlu yıllara Yonca. Hep böyle kal ve yaşlanma. Bu hafta çok yoğun geçiyor. Fashion Night Out’tan bir gün sonra ‘eelence’ ve bugün de parti kraliçesi Didem Özgen’in işletmeciliğini yaptığı Nişantaşı’ndaki ‘Maybe Salomanje’ açılıyor. Yıllardır aşina olduğumuz Salomanje’nin yeni yüzü bence çok beğenilecek. Çünkü her şeyi ile tamamen değişti ve bu kış orada çok sıkı partiler olacak. Hem Özgür’ün hem de Didem’in çok şahane fikirleri var. İki mekâna da bir uğrayın derim. Bence bu sezon bol partili ve eğlenceli olacak.
Siz uyurken
* CİHANGİR 01.00’DE baloncudan bir erkek, erkek arkadaşına 150 TL verip bütün balonları satın aldı. Daha sonra sayamadım ama 50 tane olduğunu tahmin ettiğim kocaman balonlarla neşe içinden yürüye yürüye gittiler.
* MAYBE SALOMANJE 00.00’DA tuvalette Bettina Machler’e başka bir kadın övgüler yağdırıyordu. Kadın, “Ne kadar güzel ve zarifsiniz” derken, Bettina Hanım’ın yüzü kızardı. Kendini tuvaletten dışarıya zor attı.
* NİŞANTAŞI SCOTCH 04.00’TE Melissa Mızraklı ile Emre Kütük kapının önünde hararetli bir şekilde konuşuyorlardı. Sonra yanlarına iki erkek arkadaşları geldi. Dördü de o anda ellerinde telefon konuşmaya başladı.