Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Geçen akşam Maybe Salomanje’de Özge Ulusoy’u gördüm. Bir günde evlenme kararı alıp sonra yine bir günde boşandığı eski eşi Ferruh Taşdemir ile olan ilişkisi hakkında dedikodu yaptık. Özge, “Biz Ferruh ile birlikteyiz ve ona şans vermek istedim. Çünkü ona hiç şans vermemiştim. Bu yüzden içim rahat değil. Hem bana kendinden daha çok değer veriyor. Bana şimdiye kadar hiç kimse böyle değer vermedi” dedi. Demek ki, Ferruh’a karşı gerçekten bir şeyler hissediyor ya da kendine ilk kez değer veren bir adama şans verme ihtiyacı hissediyor. İnşallah bu sefer olur. Ama yeniden evlenmeyi düşünmediğini söyleyen Özge’nin parmağında tektaşı görünce, “Şu meşhur 35 bin dolarlık yüzük mü?” dedim ama, değilmiş. Meğer Ferruh barışma sonrasında yeni alıp takmış yüzüğü Özge’nin parmağına. Bu konuşmadan üç gün sonra Eelence’de karşılaştım Özge ve Ferruh ile. Biraz araları limoniydi. Ferruh, “Çok seviyorum Esin bildiğin gibi değil” dedi. Ama ben ne yalan söyleyeyim Özge’nin gözlerinin içinde görmedim o sevgiyi. Aşk zorlamayla olmaz gibi geliyor bana ama yine de bilinmez. Bekleyip görmek lazım.

        EVLENDİR DİYE GIRTLAĞINA SARILDIM

        İtiraf ediyorum, evlenme programı izliyorum. Suç Zuhal Topal'ın. O kadar doğal ki, onu izlemekten kendimi alamıyorum. Oysa ki, ben karşıyım böyle programlara. Ama "Zuhal Topal ile İzdivaç" beni benden alıyor. Oraya katılanları geçtim, Zuhal'ın tavrı, hareketleri, mimikleri, göbek atışı, tepkileri, komik oluşu derken bir oturuyorum ki, ciddi ciddi programı izliyorum. Şaka gibi ama doğru. "Sen bana ne yaptın Zuhal. Müptelan oldum ve artık yapacak bir şey yok, hadi beni de evlendir" diye gırtlağına sarıldım geçen gece eelence'de. O da bana, "Sen iste yeter ki" dedi ve başladık biz göbek atmaya. Yani anlayacağınız düğün olmadan biz göbekleri attık. Dansöz Nuran Sultan, Zuhal'ın yeni yaşı, benim olacak düğünüm derken sabaha kadar kıvırdık anlayacağınız. Hadi bakalım. Zuhal sözünü tutarsa düğünümü haber vereceğim size en yakın zaman da. Dediğine göre ben bu kış evlenirmişim.

        BENİ DE ESTETİKLE DOKTOR!

        Estetik sezonu açıldı diyor kadınlar başka da bir şey demiyor. Bıçak altına yatıp oralarını buralarını düzelttiriyorlar. Ben de estetik sezonu mu olurmuş düşüncesi ile çaldım doktor Tunç Tiryaki'nin kapısını. Oturdum karşısına. "Göz kapaklarımı kaldıralım" dedim, "Hayır gerek yok" dedi. "Göğüslerimi dikleştirelim" dedim, "Haksızlık etme" dedi. "Peki o zaman şu yeni çıkan lazer liposuction yapalım" dedim, "Bir ay spor yaptın mı tamamdır senin işin" demez mi? Hayda, "Doktor doktor, ya beni ameliyat etsene" dedim ama yok nafile ikna edemedim. Tunç Tiryaki'ninen büyük özelliği de bu zaten. Öyle hemen "Hadi yat keseyim biçeyim" demiyor. İhtiyacın varsa yapıyor, yoksa yapmıyor. Nuh diyor peygamber demiyor yani. O yüzden de beş dakika boş vakti yok. Zaten Cellest'ten içeri bir girdim, maşallah salon Aşk-ı Memnu konağı gibi. Kadınlar süslü püslü oturmuş... E doktor da biraz yakışıklı oldu mu, böyle oluyor demek ki. Neyse işin özü şu sıralar tam da estetik sezonuymuş; doktorların ve hastanelerin hiç boş vakti yokmuş. Şaka gibi ama doğru arkadaşlar. Şişlikler inecek, morluklar yok olacak, eksikler görülecek ve önümüzdeki yaza fit girilecekmiş. Yani tam zamanıymış. Ben de bir gün inşallah Tunç Tiryakiyi kandıracağım ve diğer kadınlar gibi modaya uyup, "Şekerim estetik sezonu başladı. Ameliyatım var" diye hava atacağım.

        Diğer Yazılar