Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Yan masaya kulak kabartıyorum, kadınların tuvalette yaptıklarını ve konuştuklarını yazıyorum diye beni eleştiren ama okumaktan geri duramayanlar, bu haftanın en bomba dedikoduları sizler için geliyor. Cansu Dere'nin eski sevgilisi Cem Yılmaz'a hâlâ âşık olduğunu sık sık duyuyordum. Cansu Dere'nin etrafındaki birçok arkadaşı, Cansu için, "Hâlâ Cem'i arıyor" diyorlar. Ve hiç vazgeçilmeyen, sürekli konuşulan isimler ise Hadise, Sinan Akçıl ve Hande Yener üçlüsü. Biliyorsunuz Hande Yener ve Sinan Akçıl'ın arasında yaşanan gizli aşkı ilk ben yazmıştım. Sesler çok yükseldi, hiç kabul etmediler. Ama bana o zaman da, bu aşkı fısıldayan kuşlar öyle demedi, şimdi de öyle demiyor. Şu sıralar Hande Yener ile Sinan Akçıl'ın arası biraz limoniymiş. Nedeni ise; Handenin "Yeterartık, sıkıldım. Hadise'den ayrılacaksan ayrıl. Biz de ilişkimizi açıklayalım" demesiymiş. Hande nasıl böyle bir şey olacağını düşünüyor anlamadım. Yani kısaca, Hande'ciğim, Sinan Akçıl hayatta böyle bir şey yapmayacak. O yüzden artık kendi değerinin farkına varsan diyorum. Bu sırf benim değil, birçok kişinin düşüncesi. Ve Okan Bayülgen yeni programı Muhabbetin Kralına eski sevgilisi Deniz Seki'yi konuk etmek istedi. Deniz'i çok kez aradı, konuştu ve ikna etmeye çalıştı. Ama Deniz kabul etmedi. Çünkü fazla kilolarından rahatsız oluyor ve eski sevgilisinin karşısına daha fit ve iyi bir şekilde çıkmak istiyor. Hadi bakalım. Ben gerçekten umutluyum. Deniz eski fıstık günlerine geri dönecek. Deniz, Okan'ın karşısına oturursa bu program hem reyting rekorları kırar hem ide uzun süre gündemden düşmez. Bence iki eski sevgilinin hesaplaşması bir hayli seyredilir. Biliyorsunuz ki, Deniz Seki, Okan Bayülgen'den oldukça sancılı ayrılmıştı.

        Siz uyurken

        Eelence 05.00'te bir kız köşeye oturmuş ağlıyordu. Ama öyle sıradan değil, bağıra bağıra, hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Arkadaşları da, "Ağla açılırsın, sıkma kendini" diye telkin ediyorlardı.

        Nişantaşı Valikonağı 04.00'te taksiden inen bir çift yürümeye başladı. Sonra yeniden bir taksi durdurup binip gittiler.

        Sortie 02.00'de yüksek topuklu ayakkabısıyla yürüyen bir kız merdiveni fark etmedi ve dengesini kaybedip düştü. Ama daha sonra hiçbir şey olmamış gibi kalkıp güldü ve göbek atmaya başladı.

        Ek, kıymete binersin

        Bu zihniyet kafalarda olduğu sürece herkes yalnız ve mutsuz olacak benden söylemesi. Geçtiğimiz gün bir arkadaşım ile sohbet ediyorum. Sevgilisi ile buluşmaya giderken o an yanında olan bir arkadaşı, "Her buluşmaya gitme. Ek, kıymetli olursun" demiş. Allah allah. Bu ne demek ya? Osmanlı entrikaları gibi hesaplı, kitaplı ilişki mi olurmuş? Zaten bu yüzden herkes yalnız ve tek gecelik ilişkiler yaşanıyor. Çünkü hiç kimse olduğu gibi değil. Ego ve entrika aşkı da öldürdü. Tamam "Kaçan kovalanır", "Sevgini belli etme yoksa şımarır" gibi gerçekleri ben de biliyorum, duyuyorum. Ama kabul etmiyorum. Ve etmeyeceğim. Ben sevgimi gösteririm kardeşim. Ben istediğim zaman sevgilimi görmek, öpmek, sarılmak isterim. Yok aman kasayım, aman şımarmasın, poposu kalkmasın diye düşünürsem bu da ilişki olmaz. Ne öptüğümü, ne sevdiğimi anlarım bu daha çakma bir şey olur. Maalesef günümüzde her şeyin çakması çok kötü. Ve kesinlikle hiç tavsiye etmiyorum.

        Diğer Yazılar